Böyle bir başlık yazmak istemezdim ama Ankara da ki patlamanın arkasında, görülen manzara o ki, ölüler üzerinde oy devşirme gayreti içerisinde olanları görüyoruz. Yapılan saldırı her bakımda çirkin ve adice. Kim veya kimler ne amaç ile gerçekleştirmiş olursa olsun bu bir vahşet ve toplu katliamdır.
Olaylar üzerinde herkes farklı senaryolar yazıp çizmeye ve konuşmaya devam etmekte. Bu olaylarda görülüyor ki Ak parti düşmanlığı ülke düşmanlığına dönüşmüş durumda. Düne kadar PKK yı terör örgütü hdp yi de onun siyasi uzantısı olarak gören paralelcilerin, bir anda hdp yi barış yanlısı ve demokrat olarak görüp, gün boyu medya organlarında reklam yapması, oynan oyunları görmemiz açısında çok önemli. Kimlerin kimler ile beraber olduğunu, bunları bir araya getiren gücün etkili bir güç olduğunu ve Ankara da ki patlayan bombalarıda aynı gücün patlattığında kimsenin şüphesi olmasın.
Ortadoğu yeniden şekillendirilirken ülkemiz de bundan nasibini alıyor. Egemen güçlerin asıl hedefi Türkiye. Siyonistler sözde kendilerine vaat edilmiş toprakları kontrolleri altına almak için yeni tuzaklar kuruyor. İslam coğrafyasını dizayn etme planları, kademe kademe gerçekleştirmeye doğru gitmekte. Türkiye ye yaptıramadıklarını, pkk, deaş ve paralel üçgeni ile yaptırmaya çalışıyorlar.
Ortadoğu'da yaşananlar hepimizin malumu; devletler kendi insanlarını acımazsızca gaddarca vuruyor. Perişan halklar başka ülkelerde dışlanarak yaşam mücadelesi veriyor. Bunun en güzel örneğini Türkiye'de yaşayan Suriyeliler üzerinden görebilirsiniz. İnsanları manevi ve dini değerler üzerinden zayıflatarak istediklerini yapmaya çalışıyorlar. Işid aracılığı ile müslümanları katil ve gaddar gibi göstermeye çalışıyorlar, tüm Dünya'ya da, müslümanları kötü göstermeye çalışıyorlar.
ABD'nin taşeronları ise dönem dönem Türkiye'de alevi-sünni veya Türk-Kürt algısını kaşıyarak aynı kargaşayı Türkiye'de de oluşturmaya çalışıyorlar. Kürtlere özerlik ve federasyon istemeleri için dayatmalarda bulunan ABD, Türkiye'ye de çağın gereklerine uy! Baskısı yapmaya kalkıyor. Aslında orta doğuda güçlü bir ülkenin olmaması ve tek güç İsrail olması için çalıştıklarını Müslüman halkların görmesi gerekir.
Barış mitingi adı altında düzenlenen eyleme yapılan saldırıyı, fırsat bilen kendini bilmez çevreler intikam alırcasına sağa sola saldırıp birçok işyerini ve evleri yakıp yıkarak o eylemi yapanlardan hiç bir farklarının olmadığını göstermektedirler. Yolcu dolu otobüsü yakarak ne derece cani ve barbar olduklarını bir kez daha göstermiş oldular. Yapılan bombalı eylemler, kendi gibi düşünmeyen insanların evlerine saldırıp öldürmeleri ve daha sayamayacağımız birçok eylemleri hatırlayabiliriz.
Erken seçimlere kısa bir süre kala yeniden emanet oylara yönelen Demirtaş'ın barış söylemine dönmesi dikkatlerden kaçmadı. Son yaşanan olaylarla Batı'daki oylarını kaybettiğini anlayan Demirtaş, “Kardeşliğinizi bozmayın, Türk-Kürt birbirinize sarılın. En faydalı ilaç barış söylemidir. Elbette ki barış kazanacak" açıklaması yaptı. Cici çocuk rolüne geri dönmeye çalışan Demirtaş, açıklamalarıyla PKK'ya bile yüklendi. Ankara daki olaylarda hayatını kaybedenleri anma törenini bile miting alanına çevirdi. İşte bundan dolayı Diyarbakır’daki patlamadan sonra biranda oy patlaması yapan hdp, Ankara’daki patlamadan da böyle bir beklenti içerisinde olsa gerek ki, açıklamalarını bu yönde yapıyor. Cenazeler üzerinde oy devşirmek, bu halkın çocuklarına yapılmış en büyük zulümdür. Bu ülkede baronların saltanatının kırılması gerek. Bu olmadığı müddetçe daha çok evlatlarımız boş yere ölecek.