Bayramlar sevinç ve mutluluk günleridir. Bayramları kendi özüne uygun bir şekilde kutlamalı ve bu mutlu günleri sevdiklerimizle paylaşmalıyız. .
Bayrama hazırlık günü olan arefe gününün faziletinden başlayalım. İmam malik muvatta’sında Rasulullah s.a.v. şöyle söylediğini aktarmıştır. “Arefe günü en faziletli günlerden biridir. Fazilet bakımından cuma günü ile eşdeğerdir. Duaların en çok kabul edildiği günlerin başında gelir.”
Peygamberimiz s.a.v. birçok hadislerinde, duaların kabul edildiği günlerden ve zamanlardan bahsederken, arefe gününü mutlaka saydığını görürüz.
Yine peygamber efendimizin s.a.v. bir başka hadislerine kulak verelim. Peygamberimiz s.a.v. bayram gecesini (arefe gününü bayrama bağlayan gece) ibadet ederek geçirirler ve şöyle buyururlardı; “Kim bayram geceleri kalkıp, karşılığını Allah’tan bekleyerek namaz kılar, geceyi ihya ederse, kalplerin öldüğü o gün, onun kalbi ölmez.” buyururdu.
BAYRAM ÖNCESİ
Bu güzel ibadetin, yani bayram gecesinin ihya edilmesinin yanında belki de bayram öncesi, yine peygamber efendimizin tavsiyesi üzerine, yapılması gereken bir ibadet daha vardır. Bu ibadet ise ihtiyaç sahiplerine yardım etmektir.
Hepimizin çevresinde, yakınlarında, komşularında ve akrabalarında fakir ve muhtaç kimseler mutlaka bulunmaktadır.
Bilhassa bu ailelerin çocukları, bayramlık yeni eşyaları olmadığından boyunları bükük kalmaktadır. Tüm çocuklarda olduğu gibi onlar da bayramlar da hayaller kurar ve beklenti içine girerler.
Çocukların dünyasında bayramların başka bir yeri vardır. Sevinç de hüzün de küçük yüreklerinde derin izler bırakır.
Bunu bilen Peygamberimiz s.a.v. her zaman olduğu gibi bayramlarda da onlarla ilgilenmiştir. Bir bayram sabahı bir sokaktan geçerken çocukların gülüp oynadıklarını fakat kirli, eski elbiseler giyinmiş bir çocuğun oyuna katılmadığını görmüştü. Mahzun bakışlı çocuğa yaklaşıp, yumuşak bir ses tonuyla:
Sen niçin oynamıyorsun evladım diye sordu.
Çocuk:
Benim babam savaşta şehit oldu. Annemde başka biriyle evlendi. Üvey babam beni evinde istemiyor diye cevap verdi.
Peygamberimiz, çocuğun üzgün, masum yüzünü, avuçlarının içine aldı ve sordu:
-Benim baban, Âişe’nin annen, Hasan ve Hüseyin’in de kardeşlerin olmasını ister misin?” diye sorunca Çocuk, Sevgilinin mübarek boynuna atıldı. Peygamberimiz, onu minik ellerinden tutup kendi evine götürdü, yedirdi, içirdi, ona yeni güzel elbiseler giydirdi.
YARDIMLAŞMA RUHU
Hayatta öncelediğimiz bazı durumlar vardır. Bu yardımlaşma ruhu hepimizin önceliği olmalıdır. Çünkü efendimiz s.a.v. birçok defa bu yardımlaşmayı bizlere öğütlemiştir.
Peygamberimizin yapmış olduğu bu güzel sünneti, bizlerin de yapabilmesi gerekiyor.
Hatırlayalım bir hadisi şerifte efendimiz s.a.v.”Kendiniz için istediğinizi, kardeşiniz için de istemedikçe kâmil mana da iman etmiş olamazsınız” buyuruyor.
Efendimizin bu sözünü şöyle düşünelim. Kendi çocuklarımız için istediğimizi, başka çocuklar için de istemeliyiz. Efendimizin yaptığı gibi, onları bayramlarda mutlu etmek bizim görevlerimizden biri olmalıdır.
Geçen hafta bahsettiğimiz konuda, bayramın tatil beldelerinde geçirilmemesi, gerektiğinden bahsetmiştim.
Bundan bahsederken amacım bayramın manevi ortamda geçirilmesi, o maneviyatın yaşatılması idi.
Bugün ise O, tatil beldelerinde harcanan rakamlarla neler yapılabileceğinden ve ne kadar ailelere, çocuklarına yardım yapılacağından bahsetmeye çalışacağım.
Basit bir hesapla, sadece bir kişinin o, otellere bir haftalık ödediği rakam en az bir veya iki kurban parasıdır. Üç kişilik bir aileni bayram harcaması yaklaşık beş kurban parasına tekabül ediyor.
Bu kurbanların ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını düşündüğümüzde, o kadar mutlu olacak insan ortaya çıkıyor ki, bu hem sosyal yardımlaşma açısından hem de insanların açlık ve mağduriyetlerinden dolayı yanlış iş yapmalarını engelleyecek ve Müslümanlar arası kardeşlik bağını sağlamlaştıracaktır.
Bu paraları birde ihtiyaç sahibi çocukların ihtiyaçları ve eğitimi için harcanmasını sağlayabilsek, belki de bu çocukların boynu bükük kalmadıklarını, geleceğe daha güvenle baktıklarını göreceğiz. O çocukların mutluluğu hem dünyamızı hem de ahiretimizi aydınlatacaktır. Onlar bizim çocuklarımız da olabilirlerdi.
Çocuklara daha iyi, daha yaşanabilir günler, bayramlar bırakmalıyız. Biz ananelerimizi yaşayalım, yaşatalım ki onlar da bizlerin açmış olduğu yolu takip etsinler.
Tüm Müslümanların kurban bayramınızı kutluyorum. Bu bayramımız önceki bayramlardan daha iyi olsun inşallah. Dua ile