24Haziranda alınanseçim kararı için partiler hummalı bir şekilde çalışmaya başladı. Ben bu seçimin farklı olmasını isteyenlerdenim. Benim gibi düşünenlerin sayısı da oldukça fazla.
Fakat çıkan aday adaylarını görünce eski sistemin aynı şekilde devam edeceği, değişen bir şeylerin olmadığı hissine kapıldım.
Yeni dönemde ülkemizde geçmişin olumsuz siyasetini değil de, geleceğin projelerini üreten, aktif dinamik, milli ve manevi duygularını önceleyen politikacılarını görmek istediğimizi hep birlikte haykırmalıyız.
YENİ DÖNEM FARKLI OLMALI
Yeni dönemde farklı olmasını istediğim konuları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Seçilen vekillerin liyakati ön planda tutulmalı. Şahsiyetli, sözünün eri insanlar partileri temsil etmeli.
Her kesimden, her meslekten insanlarımız olmalı. Ama bu insanlardan, ahlakıyla, duruşuyla, temsiliyeti üst düzeyde olanlar seçilerek vekil olarak gönderilmelidir
Geçmişte toplum tarafından benimsenmemesine rağmen, oy potansiyeli olan kişiler tercih ediliyordu. Bu yanlışa bir son verilmelidir.
Bir de akademisyenlerin durumu söz konusudur. Partiler, üniversite hocası olan bu arkadaşlarımızın kimliğini kullanarak toplumu etkilemeye çalışıyor ve sadece seçimi kazanmaya kilitleniyorlar.
Tabi ihtiyaç halinde meclise katılmaları olumlu olabilir. Fakat üniversitelerde oluşacak hoca eksikliğinin eğitime vurulan bir hançer olacaktır.
Akademisyenlerin siyasete girmelerikendi işlerini yapmalarını engelleyeceğinden dolayı, eğitim ve bilim çalışmalarını engelleyecektir. Son dönemde fetöden dolayı üniversitelerimizde hoca eksiği çok fazladır. Bunun göz önünde tutularak karar verilmesi önemlidir.
YAPILAN PROJELERİ, DAHA ÖNCEKİLER İLE KIYASLAMA
Türkiye de önceki seçimlerde, iktidarın değişmesi sonucu ilk kez kazanan liderler, genellikle enkaz devraldıklarını ve ülkenin bu güne kadar kötü yönetildiğini hep söyleyegelmişlerdir.
Sayın cumhurbaşkanı ve Akparti hükümeti, 16 yıldır ülkemize çok fazla hizmet ettiler. Yapılan bu hizmetler inkâr edilemez. Halkımız daha önce yapılmayan bu güzel hizmetlere alıştı da.
Bu dönemde, geçmişten şikâyet etme hakkımız yoktur olamaz da. Ülkemiz için daha iyi projeler üreterek bu günden daha ileriyi hedeflememiz gerekiyor. Yani geçmişi değil de geleceği konuşmamız gerekiyor. Bu söylem daha etkili olacaktır.
Liderlerin birbirlerini suçlamaları, hakarete varan söylemleri de seçmen tarafından hiçte hoş karşılanmıyor.
Bu geçmişe has söylemler, miting alanlarında insanları coşturabilir. Fakat siyasi liderlerin toplumu doğru yönlendirmek gibi bir yükümlülükleri vardır.
Bu görevlerini, egolarına yenik düşürmemeleri gerekiyor. Tüm televizyonlar, gazeteler yani tüm medya onların sözleriyle, verdikleri demeçlerle gündem oluşturuyor.
Siyasilerin, sözlerini bu değerleri düşünerek söylemeleri gerekiyor. Geçmişte yaşanan kavgaları gün yüzüne çıkarmanın hiç faydasının olmadığı aşikârdır.
Ülkemiz dünya tarafından hem takdir edilen hem de kıskanılan bir duruma gelmiştir. Bu başarının devamı için kavgadan uzak durarak hep birlikte çalışmalıyız.Bu ülke hepimizin başka gidecek bir yerimizin olmadığını unutmayalım. Dua ile