Geçen hafta halk Tv’de Uğur Dündar’ın sunduğu arena programında Metin Akpınar ve Müjdat gezen konuk olmuş ve programdaki konuşmalarından dolayı haklarında soruşturma açılmıştı.

Bu programda konuk olan iki tiyatro sanatçısı, eleştiri dozunu çak abartarak hakaret boyutuna varan sözler sarf ettiler.

Programda sorulara şovmence cevaplar vererek, nezaketsizce sataşarak ve rencide eden bir üslupla, hatta tehdit ederek programa devam ettiler.

Halka adanmış olduğunu söyleyen sanatçıların bu tür programlarda daha seviyeli konuşmaları gerekiyordu.

Fakat salondakilerin alkışlarıyla gaza gelen konuklar, bir siyasetçi gibi hatta daha ileri giderek, CHP’nin sözcülüğünü yaparak, 31 Martta Ankara, İzmir ve İstanbul’u alacaklarını ve mayıs veya haziran aylarında iktidarın değişeceğini iddia ettiler.

Bu konuşmalarda seviye, hakaretlerden dolayı o kadar yerlerdeydi ki, içkinin faziletlerini, ballandıra ballandıra anlatarak aklıselim dinleyicileri bile şaşkınlığa döndürdüler.

Hatta konuşmanın bir yerinde balığın haram olup olmadığını kahkahayla sorarak İslam’ı alaya almışlardır. Burada haram olan balığın haram olup olmadığı değil, balığın yanında içecekleri içkiden dolayıdır.

Uğur Dündar ve konukları bunları konuşurken, salondaki izleyicilerden hiçbiri buna itiraz etmek şöyle dursun, devamlı olarak destekliyorlardı, alkışlıyorlardı.

Hadi o salonda dine saygılı birini bulmak zordur bunu kabul ediyorum. Fakat içkinin faydaları, hatta faziletleri anlatılırken hiç itiraz gelmemesi şaşırtıcıydı. Bırakın ülkemizi tüm dünya içki ile mücadele ederken bu yozlaşmış zihniyetin tavrı hayret vericidir.

Bunların sanatçılığı ve meşhurluğu önceki sol hükümetlerin destekleriyle olmuştur. O dönemde meydanı boş bulduklarından dolayı, İslam’ı eleştiren programlar yaparak toplumu İslam’dan uzaklaştırmaya çalışmış kimselerdir.

Bu yapılarını bu günde devam ettirmeye çalışıyorlar. Yoksa sanatçı olarak, bir vatandaş olarak eleştirilerde bulunmalarına kimsenin bir itirazı yoktur, olmaz da.

Fakat konuşmanın tamamına yakın CHP’nin faziletlerini anlatıp, iktidara ve Cumhurbaşkanına hakaret etmeyi marifet olarak gören bu insanların uyarılması gerekmektedir. 

Bunun soruşturma veya tutuklamayla olmasını hiçbir zaman tasvip etmemişimdir.

Fakat kendilerini bu ülkenin sahibi konumuna koyan bu zihniyetin, farklı görüşlere saygı duymaları ve farklılıkları sindirmeleri gerekiyor. Bu sanatçıların geçmişteki fikirlerinin iflas ettiğinin farkına varmaları ve şu andaki siyasi yerlerine bakarak değerlendirme yapmaları gerekiyor.

Yine bu programda Metin Akpınar’ın konuşmasının içerisinde gergedan örneğini veriyor ve günümüzdeki kendi anlayışının dışında kalanlara, (bu günkü iktidara ve gönül verenlere) bu örneği vererek, bu benzetmeyi yapıyor.

Bu benzetme, şu andaki Cumhur ittifakına oy verenleri, özgür düşünemediklerinden, kendi kararlarını veremediklerinden dolayı eleştiriyor ve Gergedana örneğini veriyor.

Biz de diyoruz ki yakın tarihte aynı gergedanlığı siz yapmadınız mı?

Çok eskiye gitmeyelim, geçen seçimlerde sıradan vatandaşı değil milletvekillerini, (seçilmiş kişilerinizi) istemedikleri halde başka bir partiye gönderen kendi zihniyetleri değil miydi?

Ekran karşısında yüzlerinin ifadesini hepimiz hatırlıyoruz. Bu onların özgürce davranışları mıydı? Bu olayda gergedan benzetmesi daha uygun olmuyor mu?

Ezcümle toplumu gerecek söz ve fiillerden uzak durulması hepimizin faydasınadır.

Tüm toplumumuzun hatta siyasetçilerin üsluplarına dikkat etmesi gerektiğini düşünenlerdenim.

Siyasiler sıkça değişkenlik gösterebilir. Fakat sanatçılar her zaman toplumun içinde olacaklarını düşünerek, siyasi fark gözetmeksizin bu ülkenin faydasına olacak çalışmaları yapmaları gerekiyor. Enerjilerini ülkemizi geliştirecek projelere versinler. Bıraksınlar politikayı siyasetçiler yapsın.