Paragöz, doymak bilmez küresel zalimler, başta İslam âlemi olmak üzere, dünyayı ateşe boğmaya devam ediyorlar. Özellikle ümmetin son kalesi Anadolu’yu, ekonomik, siyasal, sosyal ve derken askeri olarak da kuşatıyorlar. İşte tüm bu kapkara tablolar içerisinde, zilhicceye de girmişken biz biraz aydınlık konuşalım.

Evet, hac ve umre konuşalım ama bir başka açıdan… Hac ve umrelerin, turistik gezi haline dönüşmemesi, geçmiş günahlarımıza kefaret, sonraki hayatımıza da ışık olması için asgari şu dersleri iyi anlamalı ve değerlendirmeliyiz.

  1. İhram; kefen provası, tüm dünyalıklardan sıyrılma, dünyalıkların bizimle rabbimizin arasına girmesine müsaade etmeme.
  2. Beytullah la karşılaşma; âşık-maşuk visali.

Yıllardır hasretle, özlemle beklenen an Allah (cc) rahmetinin tecelligahı, Âdem, İbrahim, Nuh (as.) ve nice peygamberlerin yadigârı olanBeytullah ile buluşma. İlahi rahmetten kana kana içme fırsatı.

  1. Tavaf; bir merkez etrafında pervane olma, o merkeze teslimiyet. (Her ibadet için kıbleye yöneliş de merkeze teslimiyettir)

Allah (cc) ım!Şu tavafımda senin belirlediğin merkezi baz aldığım gibi, hayatımın sair safhalarında da bundan böyle senin emrin merkez olacaktır, şuurunu yakalama. Ancak üzülerek görüyoruz ki insanlar, merkeze teslimiyeti idrak etmemişler. Hayatlarındaki pratik bunu gösteriyor.

  1. Safa Merve arası sa’y; düşülen darlık için çare arama. İbrahim ailesini örnek alma.
  2. Zemzem; esbaba tevessülden sonra çaresiz kalan kuluna Allah (cc) ın lütfu.

İbrahim (as) Allah (cc) ın emri üzere Hacer ve bebek İsmail i, getirip kuş uçmaz, kervan konmaz bu çöle bıraktı. Hacer (ra) burada da, oğlunun kurban edilmesine götürülüşünde de Allah (cc) ın emrine teslimiyet gösterdi. Dara düşünce su aramaya başladı, gayretini sarf etti ancak çareler tükenmişken ilahi mucize ulaşıverdi. Allah (cc) kendisine pazarlıksız teslim olan kullarını hiçbir zaman darda koymadı, koymaz da… İbrahim (as) a ateşin serin ve selamet olması, Musa (as) ya denizin yarılması, asayıMusa’nın verilmesi, yunus (as) a balığım musahhar olması, Resulullah (sav) sayısız mucizeleri hep bu kabildendir.

  1. Arafat’ta vakfe; mahşer provası.
  2. Mina Müzdelife; ata dedelerimizi değil Allah (cc) ı anma.

Allah (cc) şöyle buyuruyor: “Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah’ı anın. İnsanlardan, “Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver” diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur.” (bakara 2/200)

  1. Şeytan taşlama; her zaman her yerde bizi Allah (cc) ın rahmetinden uzaklaştıracak tüm şeytani güçleri düşman bilerek tavır koyma. Şeytan bizi saptırmak için her yola başvurur. Daha da olmadıysa en yakınlarımızı üzerimize salarak Rabbimizin emrini yerine getirmemizi engellemeye çalışır.
  2. Tıraş; İsmail misali başımı da kesmeye hazırım. Şimdilik bunun simgesi olarak saçlarımı kesiyorum.
  3. NurdağıHira mağarası; rotasını şaşırmış insanlık için çare aramak.
  4. Sevr mağarası; Mekke de olamadıysa Medine de İslami hayatı ikame etmek. Asla vazgeçmemek. Bu kutlu dava uğrunda gerektiğinde mal, can, vatan, aşiret kısaca her şeyi gerektiğinde feda etme.
  5. Medine hicret yurdu; gerçek ümmet şuuruna ermek için muhacir ve ensarı tüm yönleriyle tefekkür etme.
  6. MescidiNebi; İslam’ın ihyasında mescitlerin rolünü kavrama.İbadetgâh, karargâh, tekke, zaviye, düğün salonu, sevinç ve tasaların paylaşım meydanı vs.
  7. Resulullah (sav) ın Ravzasını ziyaret; O ve Ashabının (Radiyallahu anhum) bıraktıkları mukaddes emanete sahip çıkamamanın mahcubiyeti ve yıllardır ona olan hasretin kavurucu duygu fırtınalarıyla iç içe bir vuslat...

Küba ilk mescid; ulaştığımız her yerde öncelikle İslam’ın şiarı olan mescit dikme. Ancak maddi yapısını tamamladığımız mescitleri İslam’ın öngördüğü şekilde kullanarak manen