Terörün ve teröristin ne olduğu hususunda -kağıt üzerinde yakın tarifler yapılsa da fiiliyatta- dünyada genel bir mutabakat yok, herkes kendi konumuna ve menfaatine göre bir tarif yapıyor ve bu tarife göre de terör ve terörist belirliyor.

            Terörü meşru göstermenin bir diğer ayağı da siyasettir, terörün emrinde bir siyasi parti kurulur, dış dünya ve içeride farklı emelleri olanlar derki; bu işi terörü siyaseten konuşarak anlaşarak bitirmek mümkün yoksa silahla, öldürmekle sindirmekle bu iş bitmez, kimse kimseyi öldürmekle bitiremez derler.

           Her terör örgütünün mutlaka politik bir hedefi var. Terör örgütünün hedefi politik olunca, bu ülkelerin politik çıkarları ve tanımlamaları da burada bir takım anlaşmazlıkları beraberinde getiriyor. Herkesin ulusal çıkarı ve meseleye bakışı birbirinden farklı. Çünkü terör örgütünün politik hedefleri birilerinin hoşuna gidiyor, birilerinin hoşuna gitmiyor. Dolayısıyla da aslında örgütü tartışıyor gibi yapıyor, herkes ama aslında hedefler tartışılıyor. Bu hedeflerin kendi çıkarlarına ne kadar uygun olmadığı konusunu tartışıyor. Mesele örgüt adına geldiğinde yüzde yüz mutabakat sağlamak mümkün olmuyor.

            Ne hikmetse Hristiyan saldırdığında yapılan saldırı terörizm, saldırgan Hristiyan terörist olmuyor. Ama Müslüman ise saldırgan saldırının adı terörizm, saldırgan ise bir anda terörist oluverir. Saldırgan Amerikalı bir Hristiyan olunca da her hangi bir ülkeyi de işgal etmeye gerek kalmadı haliyle...

                       ABD ve Rusya başta olmak üzere hemen her ülke terör ile ortak mücadele nutukları atıyor ancak sahaya yansıma “senin teröristin, benim töreristim” noktasından öteye gidemiyor. Çünkü her ülke işine geldiği gibi terörizm, terörist yaftalaması yapıyor. Dahası “her terör örgütünün arkasında mutlaka bir istihbarat servisi vardır, servis desteği olmadan o terör örgütü varlığını asla sürdüremez. Yani tam anlamıyla bir “iki yüzlülük” söz konusu

           Herkesin terör tanımı, çıkarları farklı olduğu için teröre karşı top yekun bir mücadele yöntemi ortaya konulamadığı aşikâr.


            Mesela PKK olayını ele aldığımız zaman PKK’nın bugün YPG-ABD bağlantısıyla ortaya çıkan durum, PKK’nın Rusya, Washington dahil Avrupa’daki başkentlerin bir çoğunda temsilcilik açabilmesi meselesi hep bize çeşitli soruları sordurtuyor. Bu PKK’nın o ülkeler tarafından doğrudan kurulduğu, desteklendiği gibi bir toptancı yargıyı bize vermemeli. Bu ülkelerin bir çoğu farklı derecelerde PKK’ya destekleri var himaye ediyorlar ya da PKK’nın bölgedeki ve Türkiye’deki gelişmeler içerisindeki rolünü kendi çıkarları açısından değerlendirmek, kullanmak istiyorlar. Her ülkenin çıkarı da çok farklı. Herkes çıkarları doğrultusunda destekliyor bu örgütleri.

                 Eğer PKK Almanya da bir eylem yaparsa, kendi çıkarları doğrultusunda anında bu örgütü bitirir. Öylesine bir çıkar farklılaşması tamamen ortadan kaldırır.

               Fransa’da zamanında Ermeni terörüyle Asala hareketi nasıldı. Lyon Havaalanı’nda bir eylem yaptı Fransız çıkarlarını hedef aldı ve bir daha Asala’nın Fransa’da eylem yapma

İmkânı olmadı. Ortadan kaldırdılar.
          Asıl sorun teröristin işe yaraması meselesi o zaman?
 Tabi, maalesef günümüzde Ülkeler çıkarlarını koruyabilmek için ya da hedef aldıkları ülkeye zarar vermek için terör örgütleriyle bu tip yapıları kullanmak istiyorlar ve kullanmaktalar. Bugün yaşananlar bize bunu gösteriyor. Ülkelerin çıkarları terör örgütünün isteklerinin çok üstünde.

          ABD'nin Las Vegas kentinde müzik festivalinde düzenlenen silahlı saldırıda en az 50 kişi hayatını kaybetti, 200'ün üzerinde de yaralı var. Batı ve Siyonistler, Müslümanları terörist gibi gösterirken kendilerinden birisi terör eylemi yaptığında mutlaka buna bir kılıf buluyorlar. Ya psikolojisi bozulmuş oluyor yâda cinnet geçirmiş oluyor. Aylardır hazırlık yapan bir adam deli olabilir mi? deli bir adam böyle profesyonelce eylem hazırlığı yapması mümkün mü? Deli adam paranın hesabını nasıl yapıp bu kadar silah ve mermi stoklayabilir? Daha nice sorular. Bunu yapan bir Müslüman olsaydı, vay o zaman İslam ülkelerinin başına. Sırada hangi ülke olacaktı işgal için.