Kötü giden bir düzen, hiç kimsenin hoşuna gitmez. Her insan çalıştığı işyerinde, yaşadığı şehirde, yönetildiği ülkede düzen ister. Çünkü kaos ve karmaşa sıkıntı demektir, huzursuzluk demektir. Lakin otorite ve yönetime karşı çıkmak belli bir bedel ister. İnsanlar ise genellikle bu bedeli ödemek istemedikleri için seslerini çıkarmazlar.
Dolayısıyla bozuk düzende, verimsiz bir şekilde çalışmaya devam ederler. Oysa stratejisi iyi belirlenen ve uygun bir uslup ile düzeltilecek çok şey var. Hani bir deney vardır: Kafese beş maymunu koyarlar.
Ortaya bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar. Maymunlar, merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerlerine soğuk su sıkarlar. Her bir maymun aynı denemeye giriştiğinde soğuk suyla ıslatılır. Nihayet bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanır.
Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymunlar diğerleri tarafından engellenmeye başlanır. Su kapatılır, maymunlardan biri dışarı alınıp yerine yeni bir maymun konulur. Tabi yeni gelenin ilk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur. Fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler.
Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir. Gelen maymun merdivene davranınca dayağını yer. Bu arada ikinci yeni maymunu en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymundur. Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. En yeni gelen maymun da ilk atağında cezalandırılır.
Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin, en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiçbir fikirleri yoktur. Son olarak en baştaki ıslanan maymunların dördüncüsü ve beşincisi de yenileriyle değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz asılı olduğu hâlde artık hiçbiri merdivene yaklaşmamaktadır. Neden mi? Çünkü burada bir düzen tesis edilmiş işler böyle gelmiş ve böyle gitmektedir.
Dahil olduğu sistemdeki yanlışlığı düzeltmek için adım atan biri en çok o bozuk düzenden şikayetçi olan birinden engel görüyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir. Zira hayvanlar üzerinde yapılan deneyler insanlar için geçerli olmamalıdır. İnsanlar, asil varlıklardır.
Asil varlıklar kötülük ve sorunlarla mücadele etmenin yolunu bulur, bulmalı da! Bizler de bulunduğumuz yerlerde, makamlarda, mevkilere geldiğimizde kurulu bir düzenin içinde kendimizi buluveririz. Kurulu düzene bizden bazılarımız uyar ve hayatını devam ettirmeye devam eder.
O zaman hiçbir problem çıkmaz. Ancak sistemde iyileştirme yapmak isteyenlere türlü engeller çıkarılır. Zira düzen yalan yanlış da olsa, verimsiz de olsa işlemektedir. Daha iyi bir sistem geliştirilebilir, verim arttırılabilir.
Ama değişiklik yapmaya gelen cesaret edemez. Bazıları yanlışların neden devam ede geldiği hakkında fikri bile yoktur. Çözüm zaten akıllarına gelmez. Yeni bir sistem için bazı riskleri göze almak gerekmektedir.
Bu arada bozuk sistemi değiştirmek isteyenlerin başına da türlü işler gelir, gelebilir. Ne diyelim; korkaklar, alışkanlıklarını değiştiremeyenler, birilerinin akılları ile hareket edenler ve kendi doğrularını savunamayanlar yine yollarına devam etsinler. İnkılap yapmak için cesaret kuşananlara selam olsun. Selam ve dua ile.