Araf suresi 31. Ayette Allahu Teâlâ” Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz, Allah israf edenleri sevmez” buyurmaktadır.
İsraf ve tasarruf aynı kökten gelen zıt anlamlı kelimelerdir. İsraf, doğru kullanılmayan, gereksiz yere harcanan, yok yere sarf edilenler manasına gelirken, tasarruf, elimizdekileri en doğru ve yeterli kullanarak biriktirmek, artırmak anlamına geliyor.
Ülkemizde gümrük ve ticaret bakanlığınca, yeni yapılan bir araştırmada yine temel gıda maddelerimizden biri olan ekmekteki israf gündeme geldi.
EKMEK İSRAFI
Ekmek israfı basit olarak düşünülse de, önemi ekmeği bulamayanlarca anlaşılan belki de en önemli besin kaynağımızdır. Ekmeğin kendine has özelliği vardır. Sofrada sadece ekmek olduğunda, yanında olabilecek herhangi bir katkı kişiyi doyuracaktır.
Hatta toplumumuzun ekmek alışkanlığı o kadar fazla ki, yazar ve şair İbrahim Sadri şiirlerine şöyle anlatır. Ne yersek yiyelim ekmek olmayınca karnımız doymuyor. Yemeğimiz makarna da olsa pilav da olsa, alışkanlıktan olsa gerek, soframız ekmeksiz olmuyor, ekmek yemeyince doyamıyoruz, diye şiirlerinde bahseder.
Genellikle evlere ekmek fazla alınıyor. Bunun sebeplerinden biri de acıkan olur, misafir gelir, evde ekmek bulunsun diye düşünülür. Ertesi öğün olup ta, taze ekmek alındığında, önceki ekmekler tercih edilmiyor ve bayatlıyor. Bayatlayan ekmekler değerlendirilmesi gerekirken, maalesef çöpe atılıyor.
Yapılan araştırmada toplumun yüzde 8,6 sının kalan ekmeği çöpe atma eğilimi gösterdikleri, haftada kişi başı 226 gram ekmeğin tüketilmeden çöpe atıldığına işaret ediyor.
Çöpe atılan ekmeklerle neler yapılacağını düşünelim. Son yapılan araştırmaya göre, çöpe atılan ekmekler günlük sekiz buçuk milyon civarındadır.
Bir insanın günde bir ekmek yediğini kabul edersek bu rakam ülkemizin onda biridir. Afrika da birçok ülkenin nüfusuna yetecek bir rakamdır. Şu anda Suriye de yaşadığı tahmin edilen insanların tamamını doyuracak bir sayıdır.
İSRAFIN ÖNLENMESİ
İsrafın önlenebilmesi için tedbirler alınması gerekiyor. Bu konuda toplumun bilinçlenmesi çok önemlidir. Sadece ekmekteki israfla kalınmamalı, yaşamımızı etkileyen gıdaları doğru tüketme noktasında, bilinçli beslenme seansları yapılmalıdır.
Bilim adamlarının açıklamasına baktığımızda, dünyamızdaki yaşam için gereken ihtiyaçlarımızdan olan su ve gıdaların insanlara yetmediği tespit edilmiştir.
Bunun en büyük sebebi israftır. Yine o bilgilere baktığımızda ekip biçilen topraklarda doğru tarım yapıldığında ve suların israf edilmeden kullanılması sağlandığında, şu andaki nüfustan çok fazlasına yeteceğinden bahsedilmektedir.
Bu araştırma bize gösteriyor ki, Allahın bize ihsan ettiği dünya nimetlerinin doğru kullanılması ve yine bu nimetlerin geleceğe miras bırakılmasını sağlamamız gerekiyor.
TASARRUF (TUTUMLU OLMA)
Tasarruf nasıl edilmeli sorusuna şöyle cevap verelim. Hz. Ali bir sözünde şöyle der; tasarruf az şeyleri çoğaltır, israf ise çok şeyleri azaltır.
İmkânlar doğru kullanıldığında, sadece gerçek ihtiyaçlar giderildiğinde, iktisat için adım atılmış olacaktır. Bu adımlar çoğaltıldığında tasarruf edilenlerin birikerek çoğaldığını ve bu birikimlerin kişiyi mutlu ettiği görülecektir.
MANEVİ TASARRUF (AHİRETE YATIRIM)
Ebu Derda r.a. Şam valisi iken, kendisini ziyarete gelenler akşam üşüyünce yorgan istemeye evine gelirler. Evine geldiklerinde evi çok sade ve boş gördüklerinde, sizin başka malınız mülkünüz yok mu diye sorarlar; ebu derda r.a. ise şöyle der; bizim bir evimiz daha var. Birikimlerimizi (Tasarruflarımızı) oraya gönderiyoruz, o yüzden burada pek bir malımız yok der. Ebu derdanın r.a. tasarrufunu ahirete yatırım olarak bilelim ve asıl tasarrufun bu olduğunu unutmayalım.
İsraf etmeyenler, İktisadı tercih edenler, yukarıdaki ayette geçtiği üzere Allahu Teâlâ tarafından sevilirler. Allahın bu sevgisi onları mutlu eder ve çevresinde de sevilen insanlar haline gelirler.
Yapılması gereken sadece doğru bir yaşamdır. Vasat bir toplum olmalı, israf edilmemeli, tasarrufa yönelmeli ve ihtiyacımızdan fazlasını kardeşlerimizle paylaşmalıyız. Dua ile.