Zor bir zamandan geçiyoruz. İnsanlarımızın pek çoğunun hayatlarında önemli bir köşe taşı olacak bugünleri hepimiz asla unutmayacak ve nesiller boyu kayıplarımızı rahmetle yad edeceğiz.
Bir de unutulmaz olan tam da bugünlerde, tamda açken ikram edilen bir lokma, susuzken sunulan bir bardak su, üşürken verilen bir battaniyedir.
İyilik unutulmazlar kervanının en değerli hazinesi ise zor durumda kalana yapılan iyilik hazinedeki sultan tacıdır.
Bu tacı taşıyan, başına takan, eline alan, ayağını bu yolda tozlandıran ya da çamura bulayan herkesin üstüne iyiliğin gölgesi elbette hem dünyada hem ahirette düşecektir.
Hikmetlerin ve inceliklerin peygamberi Muhammed(sas) bu konuda; "Kıyamet günü müminin serinleyeceği gölgelik (verdiği) sadakasıdır" buyurarak en net mesajı vermiştir. Esasen bu sözün üstüne söz etmeye de gerek yoktur.
Kıyamet gününün dehşetini düşünen iyilik yapsın.
Güneşin yaklaştırılmış insanların kan ter için feryat figan sığınak arayacağı günde gölgelik isteyen iyilik yapsın.
Dünyada yardımsız kalmak istemeyen iyilik yapsın!
Ahirette gölgelik isteyen iyilik yapsın!
Gönül kazanmak isteyen, gönlünün maksadı olan güzelliklere hem dünyada hem ahirette kavuşmak isteyen iyilik yapsın.
Zenginliğinin artmasını isteyen, fakirlikten kurtulmak isteyenin iyilik yapsın.
Veren kesileceğini zannetmesin, alan asıl Rezzak olandan geldiğini unutmasın.
Allah(cc) kadiri mutlaktır, dilediğini alır dilediğini verir. Dilediğinden alır dilediğine verir. Milyon alıp bir verse hamd ederiz. Bir alıp milyon vereceğine dair umudumuzu asla kaybetmeyiz, yine hamd ederiz.
Verdiği bir bizi razı etmeye yeter, aldığı milyon için isyan aklımıza bile gelmez.
Her şey her zaman daha iyi olabilir, yapılana teşekkür ve olana hamd edip daha iyisini sabırla beklemek gerekiyor.
Hiç değilse bugünlerde hırs ve öfkeleri bir kenara bıraksak ne iyi olur.
Bıraksak her şeyi bir kenara da iyilikten nasibimize ne düşüyor onun derdinde olsak ne iyi olur…