Suudi Arabistan vatandaşı olan gazeteci Cemal Kaşıkçının 2 Ekimden beri kayıp olduğu ilan edilmişti.
Hatta cemal kaşıkçıya benzer bir kişiye onun elbiseleri giydirilerek konsolosluktan çıkışı kamera görüntüleri yayınlanmıştı.
Yaklaşık 20 gündür kayıp olan gazeteciden haber alınamayınca Suudi yetkililer cemal kaşıkçının konsoloslukta yaşanan bir arbedede öldüğünü söylediler.
Fakat hala, nasıl öldüğü ve cesedinin nerede olduğu bilinmiyor veya söylenmiyor. Bunun için galiba Suudilerin biraz daha köşeye sıkıştırılmaları gerekiyor.
Burada soru bu olaya İslam ülkeleri nasıl bakıyor, dünya nasıl bakıyor, biz nasıl bakıyoruz olmalıdır.
İslam ülkelerinden birkaçı, Suudi Arabistan’a bu konuda destek olduklarını açıkladılar.
Olaydaki hakkı hukuku düşünmeden körü körüne destek veren bu ülkeler, bu işlenen menfur cinayette haklılıktan ziyade, haksız olduklarını bildikleri halde sırf müttefik olduklarından dolayı desteklerini açıkladılar. Bu düşünce onları cinayete ortak etmiştir.
Peki, bu olaya batı nasıl bakıyor, batıdan nasıl görünüyor sorusunu soralım.
Avrupa ve Amerika’dan bakıldığında bu olayın Müslümanları aşağılamaları için bir fırsat olduğu çok açıktır.
Bir büyükelçilikte, o ülkeye ait bir insan öldürülüyor, görevliler bunu gizlemek için her yola başvuruyor ve yandaş ülkeler de o ülkeye destek veriyorlar.
Bunu nasıl açıklamak lazım. Bir de buna elçilikteki kameraların arızalı olduğunu söylemeleri ve gazetecinin elbiselerini başka birisine giydirdikten sonra o kameralarla çekerek bu görüntüleri medyaya vermelerine ne demeli.
Bunu yapanlar bu kadar alçak ve bu kadar aptal insanlar olduklarını ortaya koymuyorlar mı?
Bu kadar açık seçik bir olayda en azından beklemeleri gereken diğer İslam ülkeleri aceleyle desteklerini bildirmeleri, Ortadoğu da insanın değersizliğini göstermiyor mu?
Siz insanınızı bu kadar değersizleştirirseniz, dünya sizin insanınıza değer verir mi?
Üç beş balinanın ölümüyle dünyayı ayağa kaldıran dünya medyası, Ortadoğu’da her gün ölen onlarca insanı haber yapıyor mu?
Maalesef yapmıyor, yapmayacak ta. Bizler kendi insanımıza destek olmadıkça inancımıza yaşayamayacak ve iki cihanı kaybeden insanlar olacağız.
Bir de ülkemizin bakışının nasıl olduğuna bakalım.
Biz bu olay ülkemizde bir elçilikte olmasından dolayı çok rahatsız olduğumuzu dile getirdik.
Bu olay bizim ülkemizde değil de başka bir ülkede olsaydı, acaba aynı tepkiyi gösterir miydik?
Bu kadar çok tepkimiz ülkemizde olması mıydı?
Yoksa kaşıkçının nişanlısın bir Türk vatandaşı olması mıydı?
Yoksa gerçekten biz toplum olarak bu olaylara gereken hassasiyeti göstermeye mi başladık.
Ben burada son şıkkı daha yakın görüyorum. Ülkemiz yöneticileri ve toplumumuz son dönemlerde bu konulara daha hassasiyetle bakıyor.
Ülkemize gelen Suriyelilere destek olmalarıyla öne çıkan bu toplum, 15 Temmuz da yine meydanlara çıkarak desten yazan halkımız, artık eskisi gibi olmadığını gösterdi.
Gerektiğinde yabancı bir gazetecinin bile hakkını sonuna kadar savunan, bunu ortaya çıkarmak için bütün kanalları açık tutarak, hakkın yanında olan bir yaklaşım doğru bir yaklaşımdır.
Eğer biraz gevşek davranılsaydı, bu menfur cinayet yapanların yanına kar kalacaktı. O alçaklar bu cinayeti kimseye bildirmeden olayı kapatacak ve bir insanı sırf muhalif olduğundan dolayı ortadan kaldıracaklardı,
Ezcümle bizler dünyaya örnek olması gereken Müslümanlarız. Davranışlarımızla ve yapıp ettiklerimizden sorumlu olduğumuzu ve bunun karşılığını ahirette vereceğini bilen, söyleyen insanlarız.
Peki, bir Müslüman nasıl böyle hunharca vahşice bir cinayet işler.
Nasıl bu kadar ahmakça yalan söyler
Ölen kişinin cesedini yok eder.
Ben bunlara cevap bulamıyorum. Varsa bir cevabınız lütfen bana da söyleyin.