Bu gün sizleri seçim atmosferinden uzaklaştırarak farklı bir konuya götüreceğim.
Şehrimizde 4-5 Mart (geçen haftasonu) Küresel barış vizyonu çalıştayı düzenlendi. Suriye'yi ve ülkemizde yaşayan, suriyelileri (dolayısıyla bizleri) ilgilendiren bu proğram, çok kapsamlı ve geleceğe dönük projeler üreterek, yeni bir ufuk açtı. Bu çalıştayın başarılı olmasında, gündem başlıkları ve katılanların destekleri vardı elbette.
Bülbülzade vakfı Davut Özgül konferans salonunda yapılan çalıştaya Anadolu platformu başkanı Turgay Aldemir, Suriye geçiçci hükümeti eski başbakanı Ahmet Tuma, Eski bakan ve aktivist Esat Mustafa, Gaziantep Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Ali Gür, Kilis 7 aralık Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ulukütük'ün yanında Suriyeden ve avrupadan gelen yazar, siyasetci, kanaat önderleri ve akademisyenlerden oluşan 70 katılımcı vardı.
Gündem başlıklarına ve sonuç bildirgesine bir sonraki yazımda devam edeceğim
Bu gün, Bülbülzade vakfı ve Anadolu platformu başkanı Turgay Aldemir hocamın konuşmalarına değineceğim.
Evsahibi olarak çalıştayın başında konuşan Turgay hocam, suriyede bir türlü çözülemeyen konulara parmak bastı. Konuşma özet olarak şöyleydi.
HALKIMIZ SURİYELİ KARDEŞLERİNE YÜREĞİNİ AÇTI
Anadolu devletiyle, milletiyle bu insanlık krizi sürecinde elinden geleni yapma gayretinde ve çabasında oldu. Suriye meselesinde halkımız Suriyeli kardeşlerine yüreğini açtı. Ancak alimler, entelektüeller ve kanaat önderleri olarak ne düşündüğümüzü ve ne yapmamız gerektiği konusunda bizlerin sorumluluk alma vakti geldi ve geçmektedir. Şimdi kelamın, tefekkürün, irfanın İslam dünyasının özelde Suriye’nin birikmiş bu sorunlarını çözme vakti gelmiş ve geçmektedir.
Bugün için Suriye meselesi ekonomik, sağlık, nüfus, barınma, eğitim ve insan hakları gibi kavramlar alanında tartışılsa da temelde, işin özünde batı ve doğu arasındaki kronik bir mücadelenin en temelde de savaş bloğuyla barış bloğunun bir mücadelesinin eylem sahasıdır Suriye.
Batının İslam coğrafyasında 100 yılı aşkındır başlattığı bu talan ve istila, aramızdaki problemleri çatışmaya dönüştürme çabalarıyla tarih dışına itildik. Yeniden kendimizle, değerlerimizle buluşabilmek için bu milletin, bu toprakların aydınlarının, entelektüellerinin, gazetecilerinin, fikir insanlarının elini yüreğine alırcasına aramızda nifaka neden olmuş sorunlarımızı konuşma vakti gelmiştir.
ÇÖZÜMÜN ADRESİ CENEVRE OLMAMALI
Bu meselelerin çözümünün takdir edersiniz ki merkezi bu kavgaları çıkaran, bu fitneleri körükleyen merkezlerin yaklaşımıyla değildir. Bugün Suriye meselesinin çözümünü Cenevre’de arıyorsak Suriye ve Türkiyeliler olarak, bu toprakların kadim insanları olarak kendimizi gözden geçirmenin vakti yine çoktan gelmiştir.
Büyük düşünür Aliya İzzetbegoviç der ki, bu yaşadığımız savaşlarda iz düşmanlarımızın sözleri, yaptıkları değil, dostlarımızın bu yaşadıklarımız karşınında sessiz ve çaresizce bakmalarıdır. Onun için kendi meselemize ses vererek çözümler aramamız gerekir.” dedi.
BİZ SİZİ KARDEŞİMİZ OLARAK GÖRÜYORUZ
Turgay Aldemir programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir mesajını da okudu. Aldemir; “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan şöyle sesleniyor bizlere; Yıllardır vatanlarının kurtulacağı günü sabırla bekleyen Suriyeli kardeşlerimizin gösterdiği uyum, çaba ve dirayetten dolayı kendilerine şükranlarımı sunuyorum.
GÖNÜL SINIRLARIMIZ
Bizim ülke olarak resmi sınırlarımız başkadır, gönül sınırlarımız hep başka olmuştur. Gönül sınırlarımızın hududu bizi kardeş olarak gören herkesin yaşadığı yerleri içine alır. Dolayısıyla Suriye’den gelen kardeşlerime diyorum ki biz sizi kardeşimiz olarak görüyoruz. Siz de bizi kardeşiniz olarak görüyorsanız vatanınızdan değil sadece evinizden, toprağınızdan uzaklaştığınızı bilmenizi isterim. Türkiye sizin de vatanınızdır.
Şunu unutmayın hiçbir zulüm ilelebet sürmeyecektir. Biliyorum çok zorlukla karşılaştınız, çok acılar yaşadınız, çok kayıplarınız oldu. Allah biz kullarına her zorluğun arkasından bir kolaylık geleceğini her daim vaat etmektedir.
Hiç şüphesiz Allah sabredenlerle, mücadele edenlerle beraberdir. Üzülmeyeceğiz, ümidimizi asla kesmeyeceksiniz, mücadeleyi asla bırakmayacaksınız, duayı asla ve asla terk etmeyeceksiniz. İnşallah çektiğiniz sıkıntıların verdiğiniz emeklerin karşılığını alacaksınız. Evinize, yuvanıza kavuşacağınıza, o günlerin çok uzak olmadığına yürekten inandığımızı bilmenizi isterim.” diyerek sözlerini tamamladı.
Hocamın bahsettiği konulardan benim öne çıkardıklarım, halkımızın suriyelilere gönlünü açması, çözümün adresi bizde olması gerekliliği, en yüksek merci olan cumhurbaşkanımızın sözüyle kardeşliğimizin sınır tanımaması ve gönül sınırlarımıza, hangi ülke vatandaşı olursa olsun, tüm kardeşlerimizin girmesidir.
Bu konuya devam edeceğiz inşallah. Dua ile