Türkiye üzerinde yapılmak istenen oyunları 1 Kasım seçimleri bozdu.7 Haziran ile beraber kötü ve karamsar tablolar üreten ülke düşmanları, tam bir hezimet ve hayal kırıklığı ile hem saldırgan tavırlarına devam etmekte ve hemde halkı suçlamakta. Bu millet oynan oyunu çabuk fark edip kısa sürede yanlıştan dönmesini bildi.7 Haziran ile beraber toplumdaki gergin ve ümitsiz bekleyiş,1 Kasım ile yerini sevgi ve coşkuya bıraktı.
1Kasım sadece Türkiye de ki karamsar havayı değil, tüm İslam coğrafyasındaki karamsar havayı da dağıttı.7 Haziran sonrası ülke içindeki hainler, darbe çığırtkanlığı yapmaya başlamışlardı. Öyle senaryolar çizildi ki, İsrail ile olan dostluğun devam edeceği, Esed’e destek vereceklerini ve hatta Sisi gibi zalim darbeci ve alçak biri ile iyi ilişkiler kuracağını bile söylediler. Daha bunlar ile de yetinmeyip ülkeyi ateş çemberine çevireceklerini iddia ediyorlardı. Fakat bu halk Türkiye yi, Mısır ve Suriye’ye çevirmek isteyen iç ve dış güçlerin hevesleri kursaklarında bıraktı. Türk halkı İslam düşmanlarını ve yandaşlarının hevesini kursaklarında koymaya devam ediyor.
7 Haziranda İsrail,1 Kasım da da Filistin kutlama yaptı. Filistin için nice bayramlar yaşatmak dileği ile diyor ve tüm Müslümanların 3. İntifadaya destek vermelerini bekliyorum.
2 Kasım sabahı manzara,önceki günlere göre daha net ve berrak gözüküyor.Bu sadece Ak partililerde değil,tüm vatandaşlarda bu rahatlamayı görüyoruz.Gerek işçisi,gerek esnafı ve gerekse de memurunda bu rahatlığı telaffuz etmeseler de lisanı hal ile bunu belli ediyorlar.
Burada parantez açmak istediğim diğer bir partide hdp.Hdp 7 haziran seçimlerinde tarihi bir zafer elde etmişti. 7 Haziran da Kürtler ne yaptılar? Kürtleri aldatan devlet anlayışını ortadan kaldıran ve bugüne kadar Kürtlerden esirgenmiş hakları tanıyan Ak Parti’yi cezalandırdılar. Kemalist devletin Kürt versiyonu HDP’ye olağandışı bir destek verdiler. Hizmete ve kardeşliğe değil “ırki” bir tercihle “ırkçı ve baskıcı” bir siyasi anlayışa talip oldular. Kürt vatandaşlarımızın çoğunluğu, “Türkler ve Kürtler Ermenilere soykırım yapmıştır” diyenleri ödüllendirdiler. LGBT’lilere sosyal statü isteyenlere destek oldular. “İnançlarını” değil neye mal olursa olsun “şahsi” duygularını öne çıkardılar. Beyaz Türkleri, Nişantaşı, Etiler semtlerinin sosyal tercihlerini benimsediler. Ak Parti Hükümetleri Doğu ve Güneydoğu’ya olağanüstü yatırımlar yapmaya çalışırken, PKK, her defasında yatırımları engellemek için, müteahhitlerin makinalarını, şantiyelerini yaktılar, mühendislerini kaçırdılar. Kürt vatandaşlarımız, o örgütün desteklediği partiyi ödüllendirerek, Hükümet’ten hizmet talep etmediklerini, Kürtlere hiçbir hizmet getirmese bile “Kürtçülük” yapan partiyi kayıtsız şartsız destekleyeceklerini gösterdiler. Ne oldu ise 7 Hazirandan sonra oldu. Dindar ve muhafazakâr Kürtler yanlış içerisinde olduklarını anlayıp,1 Kasımda tercihlerini yine Ak partiden yana kullandılar. Dindar kürt halkını işid adı altında damgalayan ve peygambere hakaret içeren karikatürleri yayınlara pirim vermeyip, tercihlerini hdp den yana kullanmadılar. Yinede 1 Kasımda aldıkları oy bile kendilerinin gerçek oyu olmadığını, hala baskı ve emanet oyların olduğunu kabul etmek zorundayız. Hiç kimse doğuda baskının ve tehdidin olmadığını iddia edemez. Pkk paralel yapı ile tehditlerine devam etmekte. 
Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın yapmış olduğu açıklamalar, beni hiç şaşırtmadı. Kendilerinin üzerinde baskı olduğunu iddia etmesi, seçimden önce ellerinde bomba ve mayınlar ile inadına barış demesi gibi gerçekçi. Bu açıklamayı yaptığı sıralarda yandaşlarının yol kapatıp eylem yapması da ne kadar samimi olduğunun bir göstergesi. Hemde bu eylemlerde çocukları kullanması da konunun başka bir tarafı. Hdp böyle devam ederse bir sonraki seçimde baraj sorununu çok ciddi bir şekilde yaşar.
AK parti de zafer sarhoşluğuna düşmeden,7 Hazirandaki tepki ve eleştirileri iyi okuyup aynı hatalara düşmemeli.Filistin’in,mısır’ın ,Suriye’nin,Arakan’ın,Sudan’ın.. Vs İslam ülkelerinin de umudu ve yardımcısı olmaya devam etmeli. Onların umutlarını boşa çıkarmamalı.1Kasımda onlarda en az bizim kadar sevindiklerine şahit olduk. Haydi, bismillah deyip yola devam etmeliler.