Bir seçimi daha geride bıraktık. Benim için bu seçim kampanyaları da diğerleri gibi hayal kırıklığı yarattı.

Beklentim farklıydı. Acaba partiler ve adaylar değişmiş olabilir miydi?

Bilhassa adaylar seçim öncesi tanıtımlarda, kampanyalarda insani değerleri, toplumun ahlaki problemlerini önceleyerek, doğru projelerleyapacaklarını anlatır ve Ülkemizi ve insanlarımızı daha iyi bir yaşam için geleceğe taşıyacak fikirler üretebilir miydi?

Maalesef bu seçimde de hayal kırıklığı yaşadım.

Neticede bir kazananı olacaktı, fakat benim arzuladığım,saygı ve karşılıklı hoşgörünün olması idi.

Fakat nafile. Partiler, yetmişli, seksenli yıllarda yapılan seçim kampanyalarından farklı bir portre çizmedi.

Toplumumuzda bir söz vardır.

Bakacağın yüze tükürme derler.

Yıllar öncesinin siyaseti böyleydi. Liderler meydanlarda, televizyon da rakiplerine olmaz hakaretleri ederler, sonra beraber yemek yerler, bir şeyler içerlerdi. Bunu da kameralar yakaladığında bizler arkadaşız, siyaset ayrı, arkadaşlık ayrı derlerdi. İnsanların yüzüne baka baka ikiyüzlülüğü meşru gösterirlerdi.

Bu seçimde de, benzer olumsuz davranışlar sergilendi, hatta daha ileriye götürüldü. Parti yöneticileri, üyeler, taraftarlar hatta sokaktaki vatandaşların da dahil olduğu karşılıklı atışmalarla sosyal medya da zirve yaptı.

Paylaşılan mesajlar o kadar kötü idi ki artık pes dedirtti.

Bu olumsuz davranışlardan çıkarımlarımız ne olmalı. Biraz bunun üzerinde durmaya çalışalım.

Veciz bir söz vardır. İnsanlar ahlak ve erdemlerini zor ve öfkeli anlarda gösterirler. Bu üyelerin paylaşımları bu değerlerin aksini gösterdi,

-Bu da partilerde,üyelerinin liyakate göre seçilmediğini,

-Partiye üye olan insanların Güç’ten etkilenerek çıkarları doğrultusunda hareket ettiklerini,

-Parti üyeleri seçilirken erdemlerine değil de ne kadar oyu olduğuna bakılarakinsani değerlerin göz ardı edildiğini,

-Partilerin önemli yerler olduğunu, seçilecek üyelerinince elenip sık dokunması kuralının uygulanmadığını gösteriyordu.

Ezcümle seçim sonrası problemlerin çözümünü yanlış yerde aramayalım.

Ekibinizi ne kadar iyi seçerseniz, başarı oranınız o kadar yüksek olur. Teşkilatlar yenilenir, ahlaki değerleri yüksek samimi, ihlaslı insanlar seçilir, doğru kriterler uygulanırsa, güzel sonuçlar elde edilecek ve başarıya ulaşılacaktır.

Her şeyden önce bizler Müslümanız. Değerlerimiz dünyevi menfaatlerle değil de İslam’ın kuralları çerçevesinde olması gerekiyor. Bizleri yüceltecek olan bu değerler olacaktır.