Az önce vefakâr eşinin getirdiği kahveden bir yudum alan tekerlekli sandalyeli adam, kaldırımda yürüyen adama baktı ve "keşke onun yerinde olabilseydim" diye iç geçirdi.
Kaldırımdaki adam, delinmiş ayakkabısından taşı çıkarttıktan sonra gözlerini yanından koşarak giden delikanlının ayakkabılarından ayıramadı.
Biraz koşup yorulan delikanlı, dinlenmek için durduğunda yanından geçen bisikletlinin bisikletine kilitledi gözlerini.
Bisikletli, yokuşta zorlanmaya başlayınca yanından vızır vızır geçen arabalara bakarak sitemle bir şeyler söyledi.
Hanımıyla kavgalı olan sürücü dalgınlığının kurbanı oldu ve kaza yaptı. Kendi kendine, "keşke huzurum olsaydı, bana kahve yapan sevgi dolu bir karım olsaydı da, başka hiç bir şeye sahip olmasaydım" diyerek derin düşüncelere daldı.
...
Hasan-ı Basri 'ye adamın biri kuraklıktan, diğeri fakirlikten, öteki çocuklarının azlığından, bir başkası tarlasının verimsizliğinden şikâyet etti. Herkesin kendine verileni değilde, verilmeyeni düşünme hastalığı vardı ya.
Hasan-ı Basri, onların her birine, bol bol tevbe etmelerini tavsiye etti. Yanında bulunanlar ona, "bu kimselerin dert ve sıkıntıları ayrı ayrı olduğu halde neden hepsine aynı şeyi tavsiye ettiniz? " diye sordular.
Hasan-ı Basrî onlara, şu ayeti okudu: "Rabbinizden mağfiret dileyin; çünkü O çok bağışlayıcıdır. (Mağfiret dileyin ki) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin, mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsan etsin, sizin için ırmaklar akıtsın" Nuh sûresi (10-12)
...
Bazen vererek bazen de vermeyerek bizi sınayan Allah, her sınamadan sonra karnemizi tutar.
Karnesinde iyi notlar olan kişiler bir üst sınıfa geçer ve daha büyük sınamalara tabi tutulurlar.
Tekâmül etmek isteyen kullar, karşılarına çıkan her darlık ve zorluğu avantaja çevirebilir.
Kemale talip olmayanlar ise verilen her şeyi çarçur ederler, bütün nimetlere karşı kör ve dahi sağırdırlar.
Ahireti kazanmayı isteyenler her hal ve karda şükrü dilinden düşürmez, kaybetmeyi umursamayanlar için ise şükretmeye değer bir şey yoktur.
Varlığın ve yokluğun imtihan olduğunu bilenler şu hadisi kulağına küpe yapar, "Bir kimse istiğfarı dilinden düşürmezse, Allah Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir."
...
Şimdi filmi tersten saralım:
Eğer sandalyedeki adamsan sevgi dolu hanımını, ayakkabısı delik olan adamsan yürüyemeyeni, gıcır ayakkabıyla koşan delikanlıysan ayakkabısı delik adamı, bisikletliysen yorulan delikanlıyı, sürücüysen bisikletliyi düşünerek şükret.
Selam ve dua ile.