Tabir biraz garip olsa da günümüzde en çok kullanılan deyimlerin başında geliyor. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde herkes bir yerlerde geziniyor. Toplumun her biriminde ihtiyaç duyulan birlik ve beraberlik aileden başlar, cemaatlere ve hatta devlet kademesine kadar nüfus etmesi gereken bir durum olması gerekir. Fakat görüyoruz ki birlik ve beraberlik içinde olması gereken kişi ve kurumlar birbirlerinin açığını aramaktan, ortak payda da buluşamıyorlar. Benlik duygusundan arınıp yanı başımızda cereyan eden katliamlara bir göz atmamız yetecek. Yetecek yetmesine ama gözümüzün önündeki kin ve nefret perdesini bir kırabilsek, o zaman neyin ne olduğunu anlarız.
Allah Resulü (sav) buyurdular ki: “Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu (organı) hasta olduğu zaman, diğer uzuvlarda bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa (hummaya) tutulurlar.”
Dünyanın herhangi bir yerindeki Müslümanlara karşı yapılan zulüm sadece oradaki Müslümanların bir problemi değil, bizim ve bütün dünya Müslümanlarının yani İslam ümmetinin problemidir, bu şekilde düşünmeli, bütün bunlardan ders almalı.
Her yeni bir güne uyandığımızda, yeryüzünün bir köşesinden bir feryat yükseliyor ve yüzümüzü oraya dönüp bakıyoruz ve zalimlerin, kâfirlerin, müşriklerin, mücrimlerin alçakça saldırıları altında Müslüman bir topluluğun kadın çoluk çocuk demeden öldürülüp yurtlarından çıkarıldıklarını görüyoruz. Daha o beldede ki kardeşlerimize yardım etmeyi bırakın, ne olup bittiğini anlayamadan yeryüzünün başka bir köşesinde yine başka bir zulmün ve işkencenin altında kalmış başka bir topluluğun feryad-ı figanını duyuyoruz. Dönüp baktığımızda yine görüyoruz ki o beldede de zulme uğrayanlar Müslüman, zalimlerse kâfirlerden mücrim bir topluluk. islam coğrafyasında bunlar yaşanırken biz Türkiye de ki Müslümanlara sıra gelmeyeceğini kim iddia edebilir. Öyle görülüyor ki bu Türkiye ye de gelecek işte Ogün gelmede tedbirimizi alalım. Benlik duygusundan arınıp birbirimize sahip çıkalım.15 Temmuz darbe girişimi aslında Türkiye nin de diğer İslam coğrafyası gibi işgal girişiminin ta kendisi idi. zannetmeyin ki darbe başarısız oldu kurtulduk, hayır tam tersi yeni senaryolar yeni planlar deneyeceklerinde hiç kuşkunuz olmasın.
İster kabul edersiniz ister ise etmezsiniz, bu gün bir Recep Tayyip Erdoğan gerçeği var. Yıllardır mazlum coğrafyanın sesi olmaya çalışan ve her fırsatta yardım eden Cumhurbaşkanı olduğunu tüm ümmet kabul etmişken bu gün hala ayıkmamış olan Türkiye coğrafyasında yaşayanlar şöyle bir çevresine baksalar, birde taassuptan kurtulsalar görecekler. Bugün Türkiye de yaşayan Müslümanlar bu toprakların kıymetini bilmek zorunda. Ülke yağmalanıp talan edildiğinde o gün iş işten geçmiş olacak. Bu işi parti veya siyasi mesele olarak görmek yerine vatan ve ümmet meselesi olarak değerlendirmek lazım.
Son günlerde halkı Müslüman ülkelerde milyonlarca Müslüman’ı sırayla öldüren haçlı mikrobu, öldürmeye karar verdiği ülkelerde ön hazırlık yapmak üzere aramıza tefrika mikropları atmaya devam ediyor.
İslam ümmetinin birlik ve bütünlüğünü bozan ve İslam toplumunun sosyal dokusunu parçalayan en büyük unsur tefrikadır. Tefrika, ayırmak, bölmek, parçalamak ve yok edici hale getirmektir. Ümmeti bölmek isteyenleri bölebilmemiz için ümmet olmak zorundayız.
İslam`ın hedefi insanları kâfirleştirmek değil, aksine İslam’ın hakikatlerine çağırıp Müslümanlaştırmaktır. Allah Teâlâ`nın sağlam ve doğru yolunun tek olması, ayrı ayrı metot izleyen Müslüman grup ve toplumların aynı yolda birlikte yürümelerine engel teşkil etmez.
İslam ümmeti bulunması gereken yerin çok gerisindedir. Ümmetin bir kurtuluş vesilesi olarak önce çıkması için Müslümanlar arasındaki tefrika oyununun bozulması için yoğun çaba harcanmalıdır. Müslümanlara ithamlarda bulunarak ve karalayarak İslam ümmetinin arasında tefrikanın neşvü nema bulmasına sebep olanlar ya da buna göz yumanlar İslam ağacının darbe almasına sebep olurlar. Kimi yerlerde Müslümanları birbirlerine düşürmeyi başaran İslam düşmanlarının oyunlarını bozma ve tefrika ateşini söndürme bütün Müslümanların en önemli öncelikleri arasındadır. Farklı tellerde çalma zamanı değil. Gün birlik günü, gün kardeşlik günü, gün ümmeti kurtarma günü,gün birbirimizin hatalarını değil, ortak yanlarını görme günü.
Müslümanların İslam’ı yeniden yorumlamaya değil, İslam’ın ve dolayısı ile Kuran ın hakikatlerine dönmeye ihtiyacı vardır.