İnsan olarak toplumumuzda muzdarip olduğumuz konulardan biri de “Elalem” kavramı üzerinde gereğinden fazla durmamızdır.

Kendini bilmez, kendi eksik ve noksanlarına, kusurlarına, ayıplarına bakmadan, sanki kusursuzmuş gibi davranan insanların söyledikleri sözler ve üzerimizde olan kirli bakışları yüzünden kimi zaman istediğimiz şeyleri yapamamakta kimi zaman da içinde bulunmaktan hoşlanmadığımız vaziyetlerin tam ortasında bulmaktayız kendimizi…

Her zaman psikolojik anlamda yıkımlara yol açan bir unsur olarak kabul edilen “Elalem” kavramı üzerinde bu denli çok durulması akıl işi değil bana göre.

Çünkü sırf insanları memnun edelim ya da kendimize laf getirmeyelim diye düşünüp ona göre hareket ederken farkında olmadan akıl ve beden sağlığımızla oynuyoruz.

Her zaman için eleştiriler; psikolojik sağlık üzerinde insan için değersizlik hissi kazandırır. Değersizlik hissi kazanan bir beyin ise zaman içinde öğrenmeye kendini kapatır ve yaşamdaki memnuniyet hissini kaybeder, artık her şeyden şikâyet etmeye başlayan ve hayatındaki hiçbir şeyden memnun olamayan bireyler ile karşılaşırız. Bunun yanında sağlık sorunlarının başı olan stres unsurunu da harekete geçiren elalem eleştirileri, fiziksel olarak da rahatsızlıklara sahip olmamıza sebep olur.

Hâlbuki insan, kendi seçimleriyle yol aldığı bir yolda çok sağlam bir şekilde ayakta durur. Hayatın güzelliklerini görüp, özgürlük çerçevesi altında kendi istek ve arzularıyla çok daha rahat bir şekilde ilgilenir.

Tabi ki görüş almak ve eleştiriye açık olmak her zaman için çok önemlidir. Ancak insanların hayatlarına bu denli karışılması ile eleştiri yapılması iki ayrı uç noktadır.

Siz siz olun, başkasının dedikleri için değil kendi mutluluklarınız için yaşamayı ilke edinin.

Unutmayın; hayatınızı sizi eleştirip yaşamınıza müdahil olanlar için değil, kendiniz için yaşıyorsunuz.