Merhamet; sözlüklerde “bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma” olarak tanımlanmaktadır.
Hâlbuki Merhamet, "acımak" dediğimiz ve sakız gibi çiğneyip tükettiğimiz şey değil!
Merhamet, bunlardan çok daha fazlası!
Merhamet bir yanıyla adalet demek, bir yanıyla da muhabbet!
Evet, insanların birbirlerine olan anlayışları, şefkatleri, tebessümleri, güzel sözleri ve karşılıklı hoş muhabbetleri merhametten kaynaklanmaktadır. Günümüzde pek kullanılmasa dahi herkesin yani bütün Müslümanların fıtratlarında bakidir Merhamet duygusu…
Küçük bir çocuğun okşanan başından tutun da, durumumuz imkân vermemesine rağmen birine uzatmayı düşündüğümüz yardım eline kadar her şey içimizdeki merhamet duygusundan kaynaklanmaktadır.
Yaşadığımız şu dönemde insanlara karşı yaptığımız küçük veya büyük herhangi bir yardımı bile karşılık bekleyerek yapıyoruz. Ne yazık ki her şeyimiz hatta maalesef merhametimiz bile kirlenmiş vaziyette…
Bizim merhamet sandığımız hal bir tür çıkar alışverişi ya da gizli bir kibir gösterisi mi yoksa?
Yoksa sadece bir zavallılık mı?
Yine de kötü bir dünyada yaşadığımızı düşünüyorsak, biz, kötü bir dünyada iyi bir insan olarak kalmayı denemeliyiz. İslam, şefkat ve merhamet dinidir. Peygamberimiz, Mekke'yi fethettiğinde, orada, vaktiyle kendisine kötülük etmiş insanlarla karşılaştı. Bu insanların bir kısmı, onu öldürmeye bile kalkışmıştı. Fetihten sonra, onun intikam alacağını ve oradaki insanların hepsini öldüreceğini düşünüyorlardı. Oysa Peygamberimiz öyle yapmadı, onların hepsini affetti. Böylece merhametin nasıl bir şey olduğunu herkese göstermiş oldu. Onun bu yüksek ve yüce davranışı, Mekke'deki müşriklerin toptan Müslüman olmasının yolunu açtı. Biz, bu gün yaşayan Müslümanlar böyle bir Peygamber'in ümmetiyiz. Bunun bilincinde olursak, kötü bir dünyada iyi bir insan olmayı başarmayı umabiliriz.
Rabbim hepimizi merhametli olan kullarından eylesin inşallah…