Eskiler; zaman zaman tüm insan ve ortamlardan uzaklaşır kendileri ile başbaşa kalacak ortamlar bulurlarmış.
Bu inziva mekanları özenle seçilir, mümkünse karanlık, sessiz, soğuk, konforsuz bir yer tercih edilirmiş.
Duyu organlarının hiçbirini meşgul etmeyecek bir ortam bulunur, orda iç ses duyulmaya çalışılırmış.
İnsanlara böyle bir ortamda kendisiyle yaptığı iç konuşma çok şeyler kazandırırmış.
Günümüzün modern ve hızlı toplumlarında öyle ortamlar bulmak da zor, bu ortamı arayan insan bulmak da.
İç sesimizi duymaya ve dinlemeye ne zamanımız var ne de imkanımız.
Oysa içimiz, bizim için en doğru olan senfoniyi mırıldar çoğu zaman.
Sessizliğin senfonisi, bütün gürültülere ve şarkılara tercih edilesidir.
Aslında, hayat ve geleceğimizi bu sessizliğe göre şekillendirmektir asıl mantıklı olan.
Lakin ne yazık ki, şimdiler de hayatımıza hep başkalarının sesiyle yön veriyoruz.
"Geleceğin için zorunlu olan ilkokulu okumalısın.
-Geleceğin için zorunlu ortaokulu da okumalısın.
-Geleceğin için zorunlu olan liseyi de okumalısın.
-Geleceğin için madem bu kadar okudun, bu okuduklarının boşa gitmemesi için üniversiteyi de okumalısın...
Eee şimdi bir diploman var, geleceğin için vazifeye başlamalısın.
Sonra:
-Geleceğin için evlenmelisin,
Sonra:
Geleceğin için çocuk yapmalısın.
Sonra:
Geleceğin için bunu da yapmalısın, geleceğin için şunu da yapmalısın, geleceğin için onu da yapmalısın...
Şimdi hepimiz çok yaşlıyız ve hala bu gelmeyen geleceğin peşinden koşuyoruz, hala bir türlü gelmeyen geleceği bekliyoruz.
Gelmeyen gelecek peşinden mezara kadar koştuğumuz bir para olmamalıydı oysa.
Gelmeyen gelecek, değerlerimizi ve ömrümüzü uğruna tükettiğimiz bir makam olmamalıydı oysa.
Gelmeyen gelecek; boğanın ardından koştuğu, fakat bir türlü ulaşamadığı kırmızı bir bez kumaş olmamalıydı oysa.
Gelmeyen gelecek, farenin kapana doğru peşinden koştuğu bir peynir parçası olmamalıydı oysa.
Unutma ki geleceğe ulaştığın zaman, gelecek zaman senin için şimdiki zaman olur.
Şimdiki zamanların da mazi...
Daha sonra yeni bir geleceğin peşinden koşuyor bulursun kendini. O geleceğe ulaşınca, bu kez de bir sonrakisi için başlar maraton...
Oysa gerçek gelecek; iç sesini dinlemen, Allah'ı râzı etmen, cehennem ateşinden korunmaya ve cennete girmeye çalışmandır."
Selam ve dua ile.