Seçimin son günleri yaklaştıkça meydanlar iyiden iyiye hareketlenmeye başladı. Tüm siyasi partiler ellerindeki son kozlarını oynamaya başladı. Kararsız seçmenin oylarını almak için partiler, hamle üzerine hamle yapıyorlar. Tabi bana göre kararsız seçmen diye bir sınıf yok. Çünkü herkes kararını vermiş durumda. Oy vereceği siyasi partiyi kafasında ve gönlünde belirlemiş durumda.
Ak partinin sakin ve heyecansız duruşu, diğer partilerin aktif hareket etmesine zemin hazırladı. Bu rehavet ak parti açısında büyük bir kayıp olduğunu herkes görüyordu. Bu durumu fark eden Ak partili yetkililer, harekete geçip meydanlarda ve sokaklarda halk ile bütünleşmeye başladı. Ak parti deki bu hareketlilik seçmen üzerinde de olumlu etki yarattı.
7 Haziran seçimlerinde tüm Türkiye nin merakla beklediği soru HDP parajı geçer mi? geçemez mi? geçerse ne olur, geçemez ise ne olur. Tüm bu soruların cevabını 8 Haziranda göreceğiz. Hdp kendi seçmenlerine, doğu ve batıda farklı politika uygulasa da, pkk ile ilişkisini koparıp bağımsız parti olmadığı müddetçe, bu halka kendini kabul ettiremeyecek gibi gözüküyor.
Geçenlerde bir olaya şahit oldum. Hdp yedi tepede bir okulun yanında seçim bürosu açmış. Seçim bürosunda gün boyu hoparlörde seçim şarkısı çalıyor. Bu olay okulun tam yanında olmasından dolayı çocuklar ders işleyemiyor. Okul idaresi ile görüştüm, bu olaya niçin müdahale edilmediğini sorduğumda, gerekli mercilere müracaat yaptıklarını fakat hiçbir sonuç alamadıklarını söylediler. Partililer ile görüştüklerinde ise müziğin sesini kapatacakları yerde tam aksine daha çok açtıklarını söyleyerek, tepki ile karşıladıklarını belirttiler. Bu durum okul idaresi, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve tüm mahalle halkı tarafından teki ile karşılandı. Bu tutum ve davranışlarını devam ettirdikleri müddetçe bu halk tarafından fazlası ile cezalandırılırlar. Bu halka sert ve kaba davranmak ile bu halka kendinizi sevdiremezsiniz. Yapı itibarı ile zaten tutum ve davranışları bu özelliklerini fazlası ile yansıtıyor. Çünkü HDP siyasi fikir olarak sosyalist düşüncede olduğunu hepimiz biliyoruz. Sosyalizmin Müslümanlar üzerindeki despot ve katı tutumunu, yıllar öncesinde köminist Rusya sın da fazlası ile gördük. Her ne kadar seçimi barajını aşmak için Müslüman halka şirin gözükmeye çalışsa da, temelde düşünceleri belli.Bu seçimlerde tüm sol grupların Hdp nin içerisinde yer almasında sebeplere baktığımızda Ak parti düşmanlığı ile beraber,taşımış oldukları fikirleri görebiliriz.
Kürt halkının, tek parti döneminde ve 28 şubat ta yaşadığı gibi, bir zulmü bir daha yaşamaması için bugün özellikle dindar kürtlerin üzerine büyük bir sorumluluk düştüğünü, bu tehlikeyi kendi elleriyle büyütmemeleri gerektiğini düşünüyorum. HDP, asla dindar Kürt halkını temsil edecek bir parti değildir. Kürtler, bu zillete son vermeli, gerekirse, kendi kimliğini, inancını, tarihini, kültürünü temsil eden, tutarlı ve aklıselim insanların oluşturduğu bir siyasi yapıyı şimdiden oluşturmalılar.
Son dönemde ortaya çıkan siyasi tartışmaların biçim, yön ve hızının seçmen üzerinde nasıl bir etki bıraktığını gösterecek olan 2015 genel seçimlerinin sonuçlarının hangi partiyi kazançlı çıkaracağını hangi partiyi hüsrana uğratacağını hep birlikte 7 Haziran akşamı göreceğiz. Seçim tarihimiz sokak olaylarından, suikastlara kadar uzanan maalesef ki çok iyi olarak hatırlamadığımız olaylara tanıklık ediyor.8Haziran sabahı farklı bir tablo ile karşılaşacağımızı hepimiz biliyoruz. Hdp ister barajı aşsın ister ise aşmasın hiç fark etmez. Her halükarda mecliste sandalye sayısı değişecek.