Ortadoğu’da gündem maddeleri hızlı değişmeye devam ediyor. Bu defa gerilimin merkezinde Katar var. Var olan kriz derinleşerek sürüyor. Üstelik bu defa krize Körfez dışından destekler var ve denkleme Türkiye de dâhil edilmek isteniyor.
Katar’a karşı yapılan saldırıların gerekçesi olarak Hamas a ve Müslüman kardeşler hareketine verilen destek olarak gösterilmekte. Bunu da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Bin Ahmed el-Cubeyr, Katar’ın Arap ülkeleriyle ilişkilerini tamir edebilmek için Filistinli Hamas ve Mısır da Müslüman kardeşler’e verilen desteğin son bulması gerektiğini söylemiş. Biz biliyoruz ki bu ağız İsrail ve Siyonist ağzı.
Tarih boyunca Firavunlar İbrahimleri devirmek için mücadele ettiklerini biliyoruz. Terörist dedikleri insanlar yıllardır kendi topraklarını İsrail Siyonizmin’e karşı savunmaya çalışan gerçek bir vatan kahramanları, kendileri gibi Siyonistlerin kuklası olmuş münafık tipli insanlar hiç değiller.
İsrail devletini koruma adına yapılan bu planın perde arkasının nasıl geliştiğini yakın zamanda bir dizi ziyaretlerde bulunanTrump, kendi memleketinde yerden yere vurulurken, Suudi Arabistan'da “krallar gibi” itibar görüyor. Trump'ın gelip gitmesinin hemen ardından başlayan operasyonlar hiçbir zaman tesadüf değil.
Bir süredir Körfez ülkelerinde, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'nde Türkiye aleyhtarlığı artık edep-hayâ ölçülerini gözetme gereği duymadan sürdürülmekteydi. Gezi ve darbe girişiminde ki Türkiye aleyhindeki tutumunu bilmeyen yok. Bunlar bir senaryonun parçası. Bu oyunları ve tuzakları bilmeyen yok. Fakat bunu bir tek Türkiye de ki ana muhalefette olan CHP liler anlamadı.
Bu ambargoya bir destekte Türkiye den, tabi bizleri pekte şaşırtmadı bu destek. Herkesinde bildiği gibi yine CHP den geldi. Sayın Kılıçtaroğlu grup toplantısında Mısır da siyasi bir parti ve halkın büyük çoğunluğunun desteğini almış ve sonrada alçak ve barbarca darbe ile indirilmiş Müslüman kardeşler hareketini terör olarak değerlendirmesi zihniyetinin bir yansımasından başka bir şey değildir. Hepimiz biliyoruz ki Müslüman kardeşler hareketi hiçbir zaman eline silah almamış, hiçbir terör eyleminde de bulunmamışken, Kılıçtaroğlu nun bu düşmanlığı niye? Siz bazı soruların cevabını aslında daha iyi biliyorsunuz.
Yine sormak lazım Sayın Kılıçtaroğlu’na, Müslüman kardeşlerin ne teröristliğini gördün. Bu konuşmayı yaparken kulağına darbeci diktatör Sisi mi yoksa işgalci İsrail mi fısıldadı. Hani diktatöre ve işgalcilere karşı idi CHP zihniyeti, ama bunlar bayatlamış ve samimiyetten uzak laflar. Gezideki teröristlere hak arayışındalar derken Rabia meydanındakileri terörist demek ne ile izah edilebilir.
Artık bu halk bunları yutmuyor ey Kılıçtaroğlu.Chp bu düşüncelerden derhal sıyrılıp,özeleştiri yapması ve bundan önce diktatörlere verdiği desteği derhal kesmeli bölge halkının yanında yer almalı. Gerek Sisi ye gerekse Esed’e karşı tutumunu değiştirmeli. Eğer kendini halkçı kabul ediyorsa. Halkın seçtiklerinin yanında olması, zalimlerin ve diktatörlerin yanında değil.
Ak partiye karşı yapılan muhalefet halka karşı asla yapılmamalı ve halkın halklı taleplerine kulak vermeli.
Kılıçtaroğlu eğer terörün karşısında ise evvela kendi ülkesindeki PKK ve DHKPC vs.gibi terör örgütlerine karşı tavır alması lazım. Ülkesine karşı tehdit olan illegal yapılara karşı ses çıkartmayan Kılıçtaroğlu nun yasal bir parti olan Hamas ve Müslüman kardeşlere karşı olması, ciddi bir şekilde düşündürücü.
Mısır'da darbeye direnenlerin yaptığı Rabia işaretini, "Teröristlerin sembolü" diye yorumluyor. Ana muhalefet liderinin ülkesinin bekası için direnenlere karşı terör benzetmesi, çok büyük talihsizlik. Tabi kendi ülkesindeki terör örgütünün sayesinde oturduğu koltuğu koruma adına Türkiye de ki terör örgütlerine, ses çıkarmaması da daha büyük talihsizliktir. Yıllardır kökleşmiş bu zihniyetin değişmesi de mümkün gözükmemekte.
Araplar papaz olmuş yazısı ile Emin Çölaşan ve zihniyet ekibi bayram ediyor. Bu tamamen faşist ve ırkçı bir yaklaşım. Zihniyetini alenen açıklamış. bu düşüncesi ile bir kez daha aleni bir şekilde ortaya koymuş oldu. Biz Müslümanlar bu ve bunun gibi zihniyetlere asla pirim vermemeliyiz.
Hepimizin bildiği gibi, Müslümanlara yapılan zulümler artarak devam ediyor. Ve ben diyorumki: Müslümanların saflarını netleştirmekten birbirlerine yardımcı olmaktan başka çareleri yok. Yoksa bir bir yok olmaya devam edeceğiz. Bu gün katar yarın Türkiye yüz yıllık plan işlemeye devam ediyor. Bu planlarını başlarına geçirmek biz Müslümanlardan başkasının görevi değil elbette. Uyanışa vesile olması dileği ile vesselam.