BEREKET AYI

Ramazan bereket ve yardımlaşma ayıdır. Müslümanlar olarak, bu güzel ve bereketli ramazan ayına çok kıymet verir, manevi kazançlarımızı artırmak için bu bereketli ayı değerlendiririz.

Bu aydan, istifade edebilmek için efendimizin öğretilerini, öğrenmemiz ve uygulamamız gerekiyor. Efendimizin’in hayatına en çok vakıf olan hz. Aişe, onun yaşantısının, kuranın açılımı olduğunu söyler.

Bizler de Hz. Peygamberi kendimize örnek olarak aldığımızda, hayatımızın güzelleşeceği muhakkaktır ve bu örneklik ramazan ayında daha fazla olacaktır.

Efendimizin, rahmet ve bereket ayı olarak nitelediği, ramazan ayı ile ilgili sözlerine gelin beraber kulak verelim. Bu hadislerden, nasihatlerden, hissemize düşeni alalım, faydalanalım inşallah.

Tirmizi ve ibni mace de geçen bir hadiste efendimiz s.a.v. şöyle buyurur.
"Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez." (Tirmizî, Savm: 82; İbni Mâce, Sıyam: 40)

Bu hadisi şerifi şöyle anlıyoruz. Kardeşimiz akrabamız, bizi iftara çağırdığında, ertesinde bizde onu davet ediyoruz. Karşılıklı dar bir muhabbet oluşuyor. Bu kısır döngü belirli kişiler arasında böyle devam edip gidiyor.

EKİP RUHU İLE HAREKET EDELİM

Hadisi şerifi farklı anlamaya çalışalım. İftar bize mesajlar versin. Ramazan ayında yokluğu düşünelim. Yoksulu, yetimi ve mağdurları hatırlayalım. Gerektiğinde o ezgin gönülleri evlerimizde misafir edelim, ağırlayalım. Ya da son zamanlarda yapılan, güzel bir uygulama var ki gerçekten bu çok daha hoşumuza gidiyor.

Gerçekten ihtiyaç sahiplerini tespit ederek, yemekleri hazırlamak ve o ihtiyaç sahibi insanları evlerinde ziyarete giderek, iftarı onların evlerinde açmak ki, bu ziyaret, onları iki defa mutlu edecek ve onure olacaklardır.

YEDİKLERİMİZDEN YEDİRMEK

Bunun için çok bir masrafa girmekte gerekmiyor. Evimizde yaptığımız yemeğimizi biraz fazlalaştıralım. O tespit edilen evlere giderek iftarı beraberce yapalım.

Hatta yıllardır duyarlı vakıf ve dernekler tarafından adet haline getirilen bu uygulama ramazan ayının en güzel iftarları olduğunu söyleyebiliriz. Bunu sık görüştüğümüz arkadaşlarımızla ve aileleriyle yaptığımızda daha güzel bir davranış olduğunu görüyoruz.

Allah rızası için yeni tanışacağınız, ihtiyaç sahibi, bir kardeş aileye iftar ikramında bulunmak, onlara en az bir akşamımızı ayırarak, beraber iftar yapmak, İnanın müthiş bir keyiftir.

Çünkü insanların birbirlerini ziyareti, bir çıkar ilişkisine dönmüş durumdadır. İşadamları kendi düzeyinde olanları, Esnaflar birbirlerini, memurlar yine, kendilerine denk olanları, işçiler de kendi iş arkadaşları ile görüşüyorlar.

Bu toplumu maddi olarak sınıflandırıyor. Burada yine Hz. Peygambere baktığımız da efendimiz bizlere cömertliği, tatlı dili, yemek yedirmeyi ve yediğimizden yedirmeyi, tanıdığımız veya tanımadığımız insanlara selam vermeyi onlara ikram etmeyi, toplumun her katmanında olanlarla gönül kardeşliğini, yaşantısında tavsiye ediyor.

Yemeğin kalitesinden ziyade, o sofrayı paylaşmak evladır. Bakalım efendimiz bu konuda neler buyuruyor.

"Cennette öyle güzel köşkler vardır ki, bunlar, tatlı konuşan, yemek yediren ve herkes uyurken namaz kılanlar içindir." (Tirmizi)

" Bir hurmayla iftar verene de, yalnız suyla oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevab eksilmeden verilir ." (Beyhakî)

" Misafir, sofrada bulunduğu müddetçe, melekler, ev sahibine dua eder." (Taberani)

Zaman içerisinde kendimizi hesaba çekmek ve empati yapmak için en uygun zaman, ramazan ayıdır. Ayetler ve hadislerin ışığında kendimizi bir hizaya oturtmak ve hatalarımızdan kurtularak Allah rasulünün s.a.v. hadislerine göre evrilmek, bir yılın hesabını yapmak, cömertlikte zirveye çıkarak ikramlarda bulunmak, fakirlerin üzerimizdeki haklarını vererek o güzel zekat, infak ve fıtır sadakasını vermek ramazan ayında bizleri yüce yaradana yaklaştıracak en güzel ibadetlerdir.

Bu konuda yardım kuruluşlarını, İHH, İYİLİKDER, DENİZFENERİ ve diğer yardım kuruluşlarını da unutmamak gerekir. Ramazan ayında, yardımlaşma noktasında, bizleri en çok bu kuruluşların çalışmaları mutlu ediyor. Bu STK’lar, yardım çalışmalarıyla, en çok ihtiyaca sahip kişileri bularak bu ibadetin doğru yapılmasını sağlıyor ve yardımlarını ulaştırıyorlar.

Bu kuruluşlarla birlikte hareket ederek, hem o kuruluşlara destek olabilir, hem de gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşabiliriz.

Ramazan ayında tuttuğumuz oruçların, kıldığımız farz ve nafile namazların, verdiğimiz zekât ve sadakaların yanında bu gerçek yardımlaşma ruhunu da unutmayalım. Bu ibadetlerimiz, sadece ramazan ayına has olarak kalmamalı, diğer zamanlara da yaymalıyız. Rabbim tüm ibadetlerinizi kabul buyursun inşallah. Dua ile.