15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra toplum, kişilere ve kurumlara endeksli din algısını yeniden sorgulamaya başladı. Bu din algısının zamanla toplumsal yaralara yol açtığına hep beraber şahit olduk. 15 temmuz hain darbe  girişiminden sonra Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen Kur’an Kursu çalışmaları ,özellikle de yaz Kur’an kurslarının önemi bir kez daha anlaşıldı.Bu yaz kurslardaki öğrenci sayısı ve kalabalıklığı , ilköğretim çağındaki öğrenci ve velilerinin bu kurslara yoğun ilgisinin olduğunu göstermektedir.  İlkokul  ve ortaokul öğrencilerinin  tatile  girmesine rağmen, yoğun ilgi göstererek geldikleri Kur’an Kursları, Kur!an öğrenmede önemli bir açığı kapatacak durumda. Aileler temel ahlâki değerlerin çocuklara kazandırılması konusundaki yetersizliklerini,yaz Kuran Kursları vasıtasıyla gidermeye çalışmaktadırlar.Bu da yaz  Kuran Kurslarının önemini gün geçtikçe artırmaktadır.

Diyanet işleri Başkanlığı Yaz Kur’an Kurslarına artan bu talebin karşılanması için bu kursları geliştirici faaliyetlere girişmeli. Kur’an Kursu öğreticilerinin son zamanlarda ilahiyat fakültesi mezunlarından atanması önemli. Kur’an öğretiminin ve din eğitiminin kalitesi öğreticisi ve eğitimcisinin niteliğiyle orantılıdır. Nitelikli bir eğitimcinin, kaliteli bir eğitim uygulamasıyla ancak istenen sonuç elde edilebilir. Bu öğretimi yapan öğreticiler bu işi para karşılığından ziyade Allah rızasını ve toplumsal faydayı gözeterek yapmalıdır.Kur’an Kursuna gelen çocuklar okul öğrencileri olduğundan programlar hazırlanırken, öğretmenlerden, üniversite hocalarından, gönüllü kuruluşlardan destek alınabilir.Yalnız Programlar  ne kadar güzel olursa olsun ,verimli bir din eğitimi için öğreticilerin ve öğretim uygulamalarının çok iyi olması gerekir

Yaz dönemi için Kur’an Kursu öğreticilerinin yanına, ek ders karşılığında din dersi öğretmenleri görevlendirebilir. Kurslarda öğrenci yaş gruplarına dikkat edilmeli,7 yaşındaki bir çocukla 15 yaşındaki çocuk aynı sınıfta olmamalı.Öğrenci hoca ilişkisi eski klasik ciddi hoca talebe ilişkisinden çıkarılmalı. Öğrencilerin hiçbir baskı görmeden geldikleri bu mekanlar eğlenceli hale getirilmeli. Çocukların bir çoğu Kur’anı bu kurslarda öğreniyorlar. Öğreticiler ve imamlar bekli de bir çoğu cami ile ilk defa tanışan bu çocuklara , camiyi sevdirici faaliyetler yapmalı. Çocuklarla dengeli iletişim kurmalı. Onlara alçakgönüllü ve sevecen davranmalı. Otoriter olmamalı, çocuklarla  arasına disiplin duvarları örmemeli. Çocukların duygularını, anlamaya çalışmalı ve onlarla bütünleşmeli. Öğrendikleri dini bilgileri camide ve kurslarda pratize etmeli. Namazın nasıl kılınacağı öğretilmeli ve namaz için  gerekli sureler ezberletilmeli.

Kuran kursları ve camiler, çocukların okul dışında yeni mekana dair arkadaşlık kurdukları yerlerdir. Burada saygıya, yardımseverliğe dayalı kötü söz ve ahlaktan uzak bir arkadaşlık ortamı oluşturulmalı. Çocuklar Kur’an Kurslarında Kur’an öğrenirken aynı zamanda Kuran’ın emrettiği ahlak ve fazileti de öğrenmeli.

 Müftülüklerin  özellikle dar gelirli bölgelerdeki, annesinin ablasının başörtüsünü takarak kurslara gelen  kız öğrencilere, aynı renk  başörtüsü almaları ortama bir güzellik katacaktır. Çocukların yaz Kur’an Kurslarından iyi bir şekilde faydalanması için Kuran öğreticilerinin yanına birer yardımcı verilebilir. Öğrenci sayıları tıkış tıkış değil de 30 kişilik mevcutlardan oluşabilir. Öğrencilerin tatil heyecanı içerisinde sıkılmadan,okumaları için küçük hikâye kitapları belirlenip  imkânlar ölçüsünde bu kitaplardan mütevazı bir kitaplık oluşturulabilir. Bu kitapların sistemli bir şekilde elden ele dolaşarak okunması sağlanır. Sosyal kültürel aktivitelerle eğitim ortamı zenginleştirilir. Yapılan çeşitli etkinlikler, öğrencilerin ufkunu açar ve onların farklı yollarla yeni bilgiler öğrenmelerini sağlar. Öğrencilerin eğitim sürecinde kazandıkları bilgileri sergilemesi için çeşitli programlar yapılır.  Öğrenciler yaz kuran kursu sonunda bir sınava tabi tutulur ve gerekirse bir belge ya da bir hediye verilerek uğurlanır...