2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nin uygulanmasına önce eğitimcilerin inanması gerek. Fakat biz eğitimciler eski alışkanlıklarımızı bırakma hastalığından kurtulamıyoruz. Daha önce de bu tür belgeler yayımlandı da ne oldu ki gibi düşüncede olan eğitimciler bulunmakta maalesef. İnsanın yeryüzündeki en büyük acizliği kendi faydasına olacak herhangi bir şeyi yaşamadan, uygulamadan zihninde ve ruhunda öldürmesidir. Oysa insan inandığı her şeyi başarabilen bir varlıktır. Gerçek eğitimciler bulunduğu yeri değiştirenlerdir. Eğitimde Vizyon Belgesi insanın kendisini tanımasını esas almıştır. Eğitimciler olarak bireyi kendisine yabancılaşma eğiliminden çıkararak kendini tanıma yönünde eğitim anlayışı oluşturmalıyız. Çünkü kendisini bilmeyen insan kendisini insan olarak tasavvur etmekte zorlanır. Bu da ancak uygulama ile olur.

2023 Eğitimde Vizyon Belgesini incelemeye devam edelim. İlkokullarda öğrenciler okuma yazmaya başlar başlamaz acımasız bir yarışın içine girerek testler arasında boğulmaktadır. Tam da burada vizyon belgesinde ilkokullarda müfredatın çocukların ilgi ihtiyaç ve mizaçlarına göre iyileştirilmesi, ders saatlerinin düşürülmesi,  not yerine çocukların gelişimsel özelliklerinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. İkili öğretimin tümden kaldırılması ve öğle yemeği verilmesi düşüncesi çocukları bedenen ve ruhen geliştirecektir. Okulların olduğu bölgelerdeki sanat, bilim ve spor merkezleri, tarihi ve kültürel miraslar ile doğa ve coğrafi yapıların keşfedilmesi, yöreye ait yemekleri tanıma, hayvan türlerini öğrenme, yöreye ait oyunların oynanması çok faydalı olacaktır. Öğrencilerin sosyal konularda problem çözmelerinin, öneri getirmelerinin,  kendisini toplumun bir parçası gibi görmelerinin sağlanacak olması önemli.  Eğer toplumsal hayatı inşa ve ihya görevini okullara yüklediysek, o zaman okullar tasarım yapan, inşa eden, tamirden, terzilikten anlayan ve hayatımızı kolaylaştıran, onlarsız yapamayacağımız alet ve araçları nasıl kullanacağımızın öğretildiği mekânlar olmalı. Okullar kaybedenlerin sayısını çoğaltan yer anlayışından çıkarılıp kazananların çoğunlukta olduğu mekânlara dönüşmeli. Okullar birikimli, yetenekli kişilerin kendinde hiçbir şey olmayanların karışımı ile fikir ve planların paylaşıldığı yerler olmalı. Orta öğretimde zorunlu ders saatlerinin azaltılması,  öğrencilerin ilgi,  yetenek ve mizaçlarına uygun derslere ağırlık vermelerini sağlayacak. Ortaöğretim sistemi sonuç değil süreç odaklı, akademik beceriler ile birlikte diğer gelişim alanlarını dikkate alan, bireysel farklılıklara duyarlı, teknolojinin doğru ve etkin olarak kullanıldığı, çevresine değer katan ve öğrencilerine değer kazandıran bir yapıya kavuşturulacaktır.  Ortaokulda iken çocukların ortaöğretime ciddi şekilde yönlendirilmelerinin yapılması gerek. Fen ve sosyal bilimler liselerinin doğrudan üniversitelerin laboratuar ve imkânlarından faydalanması hatta üniversitelerden öğretim görevlilerinin bu okullarda derse girmesi,  bu okullara bilimsel bir hava ve olgunlaşma katacaktır. İleride üniversitelere sınavsız geçiş yolunun da açılması sağlanmış olacaktır. Fen ve Sosyal Bilimler Liseleri’nde uygulanan müfredat yapısı, fen ve sosyal bilim alanlarındaki disiplinlere göre öğrencilerin derinlik kazanması doğrultusunda iyileştirilecektir. Bilim insanlarının yer aldığı danışma kurulları oluşturulması teşvik edilecektir. Meslek liselerinde düşünüldüğü gibi bir uygulamaya gidilirse gerek ülke ekonomisine katkı sunmada gerek insan kaynaklarını özellikle de ara elaman sorununun çözümünde katkı sağlayacaktır. Ülkelerin iktisadi ve sosyal kalkınmasında önemli rol oynayan mesleki ve teknik eğitimde bireylere ilgi,  yetenek ve mizaçları doğrultusunda mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri, tutum, tavır ve meslek ahlakını kazandırmak son derece stratejiktir.  Mesleki ve teknik eğitimde sektörün iş gücü ihtiyacına cevap verebilecek niteliğe sahip, gelişen teknolojiye uyum sağlayabilen, paydaşların planlama ve karar alma süreçlerine etkin katıldığı bir yapıya ihtiyaç vardır.  Ülkenin dış ticarette özellikle ihracata yönelik üretim imkânlarını karşılayacak nitelikli ara elaman yetiştirmeli. Meslek liselerinin yerleşkeleri özellikle organize sanayi bölgelerinde oluşturulmalı. Kariyer rehberliğine yönelik alan ve dal seçim süreci için ”Genel Beceri Test Seti “ geliştirilmesi,  gelişi güzel öğrenci yönlendirmelerini ortadan kaldıracaktır. Yönlendirmelerde profesyonel rehberlik ve yönlendirmeler yapılırsa üniversite sınavlarında yığılmalar da önlenmiş olur. Geleceğin meslekleri konusunda çeşitli kuruluşlarla proje, eğitim kurumu açma ve işbirliklerinin gelişmesi,  Meslek Liseleri ile sivil hayatın bağını güçlendirecektir.  Öğrenciler henüz lisede iken sektörle işbirliği neticesinde istihdamlar yapılırsa Meslek Liseleri gereken ilgiyi üst düzeyde görmüş olur. Okulda alınan birçok sözel övgü ve ödül gerçek hayatta çocuğa sağlanan istihdam kadar anlamlı değildir.

Sözün özü 2023 Eğitim Vizyonu, toplumumuzun ortak geleceği paydasında her kesimde seslendirilen daha iyi bir eğitim beklentisine ilişkin kaygı ve umudu temsil etmek iddiasındadır. 2023 Eğitimde Vizyon Belgesi’nin uygulanmasındaki temel sorumluluğumuz, kültürel kodlarımız üzerine inşa ettiğimiz medeniyet iddiamızın yenilenerek dönüşmesidir.