RAM’Ların VE OKUL REHBERLİK SERVİSLERİ'nin görevleri
Akademik Eğitimciler Derneği olarak ülkemizde kendimize özgü bir Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik anlayışının olmaması üzerine ,ülkemize özgü eğitimsel,sosyolojik ve kültürel yapının dünya ölçeğinde özellikle de Avrupa ve ABD’den farklı olarak toplumsal ve bölgesel farklılık arz etmesi yeni bir PDR anlayışının uygulanmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Gaziantep ilimizdeki demografik yapının çeşitliliğini düşündüğümüzde(Suriyelileri de düşünürsek,) bazı mahallelerdeki gettolaşmanın, toplumsal bütünlük açısından getirdiği uyumsuzlukları gözlemlemelerimiz sonucu, RAM’ leri ve PDR servisleri ile ilgili rapor hazırlama gerekliliği ortaya çıkmıştır. İlimizde ve ülkemizde özellikle Rehberlik Araştırma Merkezleri okul rehberlik servislerinin gereği gibi çalışmaması ve işlevli hale getirilmemesinden dolaylı böyle bir çalışma gereği doğdu.
Çağdaş anlamdaki PDR uygulamalarının 1950’lerden sonra başladığı söylenebilir. Bu dönemde Amerikalı uzmanlar ülkemize gelerek eğitim sistemimize ilişkin raporlar yazmış, konferanslar vermiş, Test ve Araştırma Bürosu ile ilk Rehberlik ve Araştırma Merkezinin kurulmasına destek vermiş, ölçme araçlarının çevrilmesine yardımcı olmuşlardır. Ayrıca Türk uzmanların PDR alanında yetişmek üzere bu ülkeye gitmeleri, dönüşlerinde ABD’de öğrendiklerini ülkemizde uygulamaya koymaları da bu dönemin altı çizilecek tarihsel gelişmelerdendir.
Öyle görülüyor ki, içinde bulunduğumuz 21.Yüzyılda, toplum psikolojik danışmanlara belki de her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle ülkemizde okul psikolojik danışma hizmetlerinin geçmişini ve bugününü anlamaya çalışmak kadar geleceğini de okumaya çalışmak önemli görünmektedir. Tıpkı diğer mesleklerde olduğu gibi PDR alanının da Türkiye’deki geleceğini şimdiden okumak, ileriki yıllarda ihtiyaç duyulacak çalışma alanlarını öngörmek gerekmektedir. (Türkiye’de Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinin Dünü, Bugünü ve Yarını 1)
DEĞERLENDİRME
1-Rehberik Araştırma Merkezleri(RAM) nin en önemli işlevlerinden biri eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin etkin ve verimli yürütülmesidir. RAM’ların eğitim öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin etkin ve verimli bir şeklide yürütülmesi için okullarda görev yapan rehber öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemelerine ve zamanın ihtiyaçlarına göre kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmaları gerekmektedir.
2-RAM’lerinin yükseköğretim kurumları ile olan ilişkilerinin oldukça zayıf olduğu görülmektedir. RAM’ların yükseköğretim kurumlarıyla ilişkilerini ciddiyet ve toplumsal katkı üzerinden yapması gerekmektedir.
3-RAM’lerinde okul rehberlik servisleriyle, yapılacak çalışmalarla ilgili güçlü iletişim halinde olmadıkları görülmüştür.Eğer iletişim ve hizmetler günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek düzeyde olursa, PDR hizmetleri marjinal olmaktan çıkar, okul sisteminin temel bir unsuru haline gelebilir.
4-Rehberlik hizmetlerinde ilkokul 4.sınıftan mezun olacak her öğrencinin bir üst basamak olan ortaokulda, her dersle ilgili branş öğretmenlerine eksik ve genel yatkınlıkları ile ilgili yönlendirme yapılması ile çocukların eğitim durumunun takibini kolaylaşacaktır..
5-RAM’leri rehber öğretmeni bulunmayan okullar da dahil, okulların yöneticilerine, gerektiği durumlarda da ailelerine toplantı, panel, konferans gibi etkinlikler yapılması gereklidir. Günümüzde rehberlik anlayışı sadece okulla sınırlı kalmamalıdır. Aile, çevre, stk gibi bir çok bileşenle ortak çalışma yapılmalıdır.
6-RAM’lerindeki bölümlerin görevlerine ilişkin niteliği arttırmak, verdikleri hizmetleri geliştirmek, çevrelerindeki alanları ile ilgili sorunları tespit etmek amacıyla araştırmalar yapması gerekmektedir. Ancak RAM bünyesinde gerçekleştirilen araştırmalar yok denecek kadar azdır. Yapılan araştırmaların bilimsel nitelik taşımadığı ve sistematik bir şekilde gerçekleşmediği görülmektedir. Oysa başta okul psikolojik danışmanlığı olmak üzere, psikolojik danışmanın ruh sağlığı danışmanlığı, kariyer danışmanlığı, rehabilitasyon danışmanlığı, evlilik ve aile danışmanlığı gibi diğer alanları için eğitim standartları belirlenmeli, etik standartlar oluşturulmalı, unvan sorunu netleştirilerek, çalışma koşulları belirlenmeli. Böylece PDR mesleğinin uluslararası kabulü için de adım atılmış olacak, PDR elemanlarının meslek kimliği daha güçlü bir konuma gelecektir.