Mumlar artık yanmıyor
Kelebekler küskün
Alevin etrafında dans etmiyor
Gecenin karanlığında
Bir yaklaşan ve fısıldaşarak uzaklaşan
İstemediğim
Beni esir almak isteyen sesler geliyor
Uykuya daldığımı zannediyorum
Başımı gömdüğüm yastıkta
Kafamın içinde fırıl fırıl dönen
Karışık hatıralar
Ayak ucumdaki camdan yansıyan
Ay ışığı gözlerimde gezerken
Ben yüksek dozajlı düşünceler arasında seyahatteyim.
Gözlerim tavanda umut ararken
Kulağım bir sonraki kaygının kalp çarpıntısında
Beni bende izleyen ayna
Biraz olsun merhamet etsene
Bulutlar ay ışığını bulandırmak için yayılıyorlar
Hayatı daha da durgunlaştırarak
Vicdan azabı duymadan ağlamak istiyorum
Ruhuma ilk beyaz saç yerleştiğinden beri
Şafak vaktinin kokusu, güneşin kokusu, rüzgarın kokusu
Bir ibadet kokusu olsun.