Başlığı okuyunca belki olumsuz bir şeyler yazılacağı hissi oluşmuş olabilir. Çünkü hastanelerden pek olumlu konuşulmaz,  yazılmaz. Hatta araştırma hastanelerine hasta olarak gidenlerin ya tam iyileşmiş olarak ya da cesedi çıkar derler.  Hastalara kadavra gözüyle bakılıyor tabirini çok duyarız. Fakat ben bugün farklı bir bakış açısıyla yazı kaleme alacağım. Gaziantep Üniversitesi, Tıp Fakültesi iki milyonluk bir şehir nüfusuna hitap eden bunun yanında bölgenin diğer illerindeki ( Adıyaman, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ) hastalara da hizmet veren bir araştırma hastanesidir. Yine sayısı 500 bin civarı olan misafir Suriyelilere de hizmet vermektedir. Hatta bu insanlar zorluk çekmesin, derdini kolayca anlatsın diye her bölümde Suriyeli hastalar için birer tercüman da bulunmakta.

Bizim; Gaziantep Üniversitesi, Tıp Fakültesi’ndeki serüvenimiz ise yaklaşık 7 ay öncesinde babamın rahatsızlığı ile başladı. Babam 82 yaşında bir insan. Bir ömrün yaşayabileceği her şeyi yaşamış. Varlığını da yokluğunu da görmüş bir insan. Hayatı güzel ve sağlıklı bir şekilde giderken, vücudundaki şiddetli ağrılar sonucu kendimizi Tıp Fakültesi’nin Hematoloji servisinde bulduk. Bir doktor tanıdığın tavsiyesi ile Hematoloji hocası Prof. Dr. Vahap OKAN hocaya yönlendirildik. Sekreterlikten ücret yatırmaya gittiğimde “Prof. Dr. Vahap OKAN Hoca hastalardan ücret almaz” ifadesi ile karşılaştım. “Eyvah,  para almıyorsa o zaman bu hoca hastalarla pek ilgilenmez bunlardan birisi de biz olduk” diye içimden geçirdim. Çünkü bize göre en iyi doktor ücret alarak çalışan doktordur mantığı her zaman bilinçaltımızda bir yer edinmiştir. Bir de dediğim gibi zaten babam da 82 yaşında, hiç bakmaz bile diye olumsuz düşüncelerle gitgeller yaşarken, çekinerek gittiğimiz Vahap OKAN Hoca’nın yüzündeki sevecen ifade bizi biraz rahatlattı. “Fazla kaygılanmayın tahliller, tetkikler yapılsın bir bakalım ondan sora karar veririz” dedi. Tetkikler yapıldı sonuçlar Vahap OKAN Hocayla paylaşıldı. Yine o sevecen tavrıyla hocam durum nedir diye kaygıyla sorduğumuzda, “benim kanaatim iyi olur” dedi. Hastası için Hematoloji servisinde boş yatak yokken yatak ayarlamaya kadar ilgilendi. Her sabah gelerek hastayla ilgili gerekli bilgileri ve takipleri yapıp gidiyordu. Bu yakın ilgisinden dolayı bir gün yine dedim bu Vahap OKAN Hoca hani bizi fakir falan mı zannetti de para almadı diye yanına gittim. Kendisine “hocam bizim durumumuz iyi Allah’a şükür,  ücret neyse verelim” dedim. Hoca sinirlendi.  “Bir daha böyle bir teklifte bulunursanız babanızı alın, başka bir doktora götürün. Benim için bu paraların bir ehemmiyeti yok. Ben ne paralar kazandım ne paralar kaybettim, benim için kazanç duadır dua” dedi. Çok pişman oldum para teklifi yaptığıma. Artık Vahap OKAN Hoca’yla görüşmelerimiz seyrekleşti. Hastamızın takibini asistanlarına havale ederek kendisi sadece sonuçlara bakmakta hastanın seyrini takip etmektedir. Çünkü babamla asistanları ilgileniyordu. Babamın genel gidişatı iyi, sonuçlar olumlu. Diğer yandan Sertaç Bey günde yüzlerce hastanın yönlendirmesini yapıyor,  zerre kadar kızma sinir yok. Bu durumları hasta yakınlarına güven veriyor. Doktorlar Şerif Bey, Ozan bey ve Mehmet Aksoy beyler en ince ayrıntısına kadar hastayı takip ediyorlar. Hastalar verilen hizmetlerden memnun. İl dışından gelen birkaç hastayla muhabbetimde Vahap OKAN Hocayla ilgili dua temennileriyle karşılaştım. Bir de hastanede günübirlik servisi var. Burayı da anlatmadan geçemeyeceğim. Orda çalışan bay baya hemşirelerin hepsi gerçekten hastalarla çok yakın ilgililer. Huysuz hastalara bile güzellikle karşılık veriyorlar. Yazılacak çok güzellik var ama bununla yetineyim. Buradan tekrar Hematoloji Polikliniğine ve başta Prof. Dr. Vahap OKAN hocaya ve ekibine teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız.