Öğretmenler sürekli okuyan olmalı okudukça kendini zenginleştirmeli, zenginleştikçe yazmalı ve yazdıklarını anlatmalı. Öğretmenler sene başı mesleki çalışmaları iyi değerlendirerek, psikolojik açıdan rahat bir şekilde kendisini yeni eğitim öğretime hazırlamalı. Bu hazırlığı ise şöyle yapmalı; Müfredata uygun bir hazırlık yaparak, kendi özgün çalışma ve etkinlikleriyle dersleri süsleyerek, somutlaştırarak dersi zevkli hale getirebilirler. Yenilenen müfredattaki değerler eğitimini önce öğretmenlerimiz sahiplenirse, bu değerlerle kendi kaderini belirleyecek öğretmen, öğrencilerin ve milletimizin geleceğini ve kaderini de belirlemiş olur. Bu değerler şöyle sıralanabilir: Hakikat sevgisi ve saygısı, sınırlar ve sorumluluk bilinci, gayretli olmak, sevgi, güven, hizmet etme bilinci, teşekkür ve şükür duygusu, iç huzuru, denge, empati, adil olmak, dürüstlük, işbirliği, yardımseverlik, kitap okuma, vatanseverlik(D.Cüceloğlu) Öğrencilerin gereksinimlerini ve ihtiyaçları olan çalışmaları yerine getirip velileri de bu yönde bilgilendirip velilerin öğrencileri desteklemelerine yardımcı olmalarını sağlamalı. Derse giren öğretmen öğrencilerine ne anlatacağım,niçin anlatacağım ve nasıl anlatacağım sorularını sormalı(İ.erdoğan) Böylelikle mesleğini seven ,dersini seven araştırarak, hazırlık yaparak derse gelen öğretmenin zevkle şevkle çalıştığını ,öğrencilerin de zevkle öğrendiklerini görürsünüz .Böylece öğretmen de öğrenci de aktifleşir, bu dersler her ikisi için yeni bir inşa süreci olmuş olur. Sınıfın dinamik bir şekilde sürekli öğrenmeye ihtiyacının olması öğretmeni de dinamik tutar. Her derse ayrı bir ruh ve karekter vererek girmeli öğretmen. Öğretmen kendini aştığı zaman öncelikle kendisinde, öğrencisinde okulunda ve çevresinde anlam kazanır.
Öğretmenlerin kendine ait bir felsefi bakışı olmalı, filozofça da bir duruş sergilemeleri gerekir. Bu bakış açısına sahip öğretmen bilgi nedir , kişiye ve topluma faydası yada zararı nedir diye sorgular. Yargılamaya ve ayrıştırmaya yer vermez. “Filozof öğretmen kapsamlı olmaya, derinliğine düşünmeye ve esnek olmaya önem verir. Bu nitelikler, onu derslerde ve kişisel hayatında farklı kılar”(İ.Erdoğan) Öğretmenlerin kendisini etkin ve yetkin gördüğü yer sınıflarıdır yani mahremidir kendine ait mahallesi sokağıdır. Orada şekillenir değerler ve toplumsal alt yapılar. Sorunsuz ve yaşanabilir bir toplum istiyorsak sınıftan başlamalıyız. Sınıftaki korunması ve savunulması gereken en önemli şeyin insan onuru olduğunu bilmeli öğretmen. Öğretmen sınıfta iyi davranış avcısı olmalı. Öğrencilerine vereceği değeri sınavlarda aldığı başarı ile değil de onlarla insani ve irfani bağ kurarak sağlamalı. Öğretmenin yüreği her daim sevgi üretmeli eğer yüreğiniz sevgi üretmiyorsa zaten iyi bir eğitimci olamamışsınız demektir. İyi bir öğretmenin nasıl olması gerekiyorsa öyle olması dileğiyle.