Çocuk eğitiminde kendi öz kaynaklarımıza dönmemiz gerektiğini bir kez de AHLÂK-I ALÂİ’yi okuyunca anladım. Batının çocuk eğitimleri ile ilgili kültürümüzden hiçbir emare taşımayan montessori ve benzeri eğitimleriyle, çocuklarımızı eğitim alanında batı eğitim etkisinden uzak tutmalıyız. Çocukların zihni, ruhu bedeni henüz kir ve pislikle kuşatılmadan, ahlaki terbiye ye dayalı bir eğitim vererek, neslimizi ihya ve inşa etmeliyiz. Çocuğun bedeninin maddesi baba ve anne olduğundan çocuk ilk etapta ebeveyn terbiyesi ve ahlakı ile mayalanmalıdır.
İster erkek, ister kız olsun çocuk dünyaya gelince Allah’a şükretmek ve onu mutlak manada ilahi Allah vergisi bir lütufla kabul etmek gerekir. Çocuğa ilk önce zamana uygun güzel bir isim koymak gerekir. Çünkü isim çok önemli, hem de ileri de çocuğun hayatına etki edecek derecede. Eğer çocuğa uygunsuz isim konulursa bu isim sebebiyle çocuk, ömür boyu acı çeker. Sonrasında çocuğa bir süt anne tutulmalı, süt annenin huyuna adetlerinin iyi olduğuna dikkat edilmeli. Çünkü bu huy ve adetler süt yoluyla çocuğa geçer ve çocuk onun ahlakını ve huyunu alır. Süt anne de ki her değişiklik çocukta da değişikliğe sebep olur. Çocukların idrak levhaları saf olduğu için her şekli almaya yatkındır. Eğer çocukların idrakleri iyi yönde terbiye edilmezse, hayvani ve kötü fiillere meyilli daha hızlı olacaktır. Çocuklarda ilk ortaya çıkan güç hayâ gücüdür. Küçük yaşta haya baskın gelir ve insanların yanında çoğu zaman başını öne eğerek edepsiz davranışlardan kaçınırsa bu çocuğun asaletini ve olgunluğunu gösterir. Bu yüzden öncelikli olarak akademik beceri den ziyade çocuğun eğitimi ile ilgilenip ahlakını güzelleştirmeye önem verilmelidir. Okul eğitiminde; okul öncesi ve ilkokul döneminde çocukları akademik beceriden arındırıp, tamamen çocuğun ahlaki terbiye eğitimine yönelmeli. Böyle bir sonuç gelecekteki nesil eğitiminde kaygıyı azaltır.
Çocuklarda ki eğitimde yapılacak ilk iş çevrede çocuğun erdemsiz, ahlaksız kimselerle birlikte olmasını önlemektir. Saf ve temiz olan çocuk içinde bulunduğu ortamın huy ve davranışlarını benimsemeye meyillidir çünkü tabiat özellikle küçük yaşta hırsızlık yapar çocuklara ne kadar kötü huy varsa yüklemeye başlar. Çocuğun eğitiminde kötülüklerden sakınıp, iyiliklere rağbet göstermesi için daima yanında iyi insanlar olmalı ve kötüler yerilmelidir. Kötülüğe yöneldiğinde “ tatlı sert ” ifadelerle uyarılmalı. Çocuk eğitiminde ergenlik dönemi önemli bir dönemdir. Çünkü bu dönemde çocukların çirkin işler işlemeleri olağandır. Bazı çocuklar da yalancılık, laf taşıma, hırsızlık, hıyanet, hile, kurnazlık ve zarar verme çokça görülür. Bunları hemen engellemeli önlem ve denetim altına almak gerekir.
Çocuklarda yemek ve içeceklere dikkat etmek gerek, çünkü yemek çeşitlerinden bazıları zihinlere aptallık ve tabiatlarına tembellik verebilir. Çocukların öğrenmelerini engellememesi için çocuklara sabah yemeği fazla verilmemelidir. Et, tatlı, meyve ve çabuk dönüşen abur cubur hazır gıdaları çok vermemek gerekir. Yemek ve özellikle meyve yerken su içirilmemelidir. Yalan söylemekten ve ayrıca ister doğru isterse yalan olsun yemin etmekten alı konulmalıdır.
Çocuk okula başladığında öğretmen iyi, dindar, akıllı takvalı ve güzel huylu olmalı, öfke ve yumuşak huyluluk da ise mutedil olmalıdır. Öğretmen öğrenci kötü fiil ve davranışlarda bulununca öğrenciyi dövmemelidir. Çünkü döverek terbiye etmek zayıflara ait bir fiildir. Çocuk cömertliğe alıştırılmalı, yaşıtlarına, yaşlılara, düşkünlere iyilik yapmaya özendirilmelidir. Onlara karşı büyüklenmek ten, küstahlaşmaktan, onlarla alay etmekten ve onları küçümsemek ten sakınılmalıdır. Eline para verip “sadakayı” cömertçe alışkanlık haline getirmesi sağlanmalıdır. Himmeti yüce tutup, bakılacak maksadı yükselttikten sonra ilimlerle meşgul olmak ve sanatları tahsil etmesi gerekir. Çocuk eğitiminde temel kaide” ağaç yaşken eğilir” kaidesi önemlidir. Sokrates şöyle der:"Yaş dalı düzeltmek mümkündür, ama kuruduktan sonra doğrultmak çok zordur" Bu dönemde değer adına çocuğa ne verilirse kalıcı olan odur.