Ben seni; döndüğümde tekrar görmek, yeniden sarılmak, ellerinden öpmek için bırakmıştım. “Çaylar hazır yanında simitler de hazır” diyen o gülen yüzünü yeniden görmek için geldiğimde, o küçük kamelyada “gel buradayım ” diyen sesini duymak için bırakmıştım. “Oradan bir sandalye al şöyle yanı başıma otur da birkaç kelam edelim” demen için bırakmıştım . Gittiğimde geride ne kadar havadis varsa döndüğümde o tatlı dilinden olanları dinlemek için bırakmıştım. Kalbinden geçenleri diline döktüğün o kısa kafiyeli şiirlerini dinlemek için bırakmıştım. Ben senden iyilikleri alıp  kötülüklerden kurtulmak için her ayrıldığımda, ettiğin duanın gücüyle yeniden sana dönmek için bıraktım. “Bana geldiğin yerlerde yediklerin senin olsun hele gördüklerini, duyduklarını anlat” demen için bıraktım.Çiçeklerin açışını, ağaçların meyveye duruşunu, kuşların yuvalarını, börtü böceklerini, taşı toprağı her ne varsa hepsini bana anlatasın diye bıraktım. Her şeyi sana seni de sana bıraktım. Yitirilen ne varsa hepsini yeniden sende bulmak için bıraktım. Yanındaki yaşlı adamın inatçılığının tatlı şikayetini dinlemek için bıraktım. Yarım insan dedikleri o hasta adamın senin yüreğini yaktığını, ömrünü yediğini onun bu durumunu gördükçe kahrolduğunu  bana anlattığında sana biraz da teselli vermek için bıraktım. Her daraldığımda yönümü senin tarafa dönüp kilometrelerce yolu yüksünmeden gelip senin duana mazhar olmak için bıraktım. Sen üzülmeyesin, hüzünlenmeyesin diye bütün yorgunluklarımı geride bırakıp yeniden sana gelmek için bıraktım. Bahçedeki çiçekleri, gülleri suladıktan sonra ne de güzel kokuyorlar diye koklaman için bıraktım. Süleyman’ın karıncaları ezilmesin , yuvaları dağılmasın diye değiştirdiğin yol hikayeni yeniden dinlemek için bıraktım. Davud’un sesinden doğadaki bütün canlıların nasılda mest olduğunu , Yusuf’un güzelliğini o gün olduğu gibi hala bütün kadınların  özlemle nasıl andıklarını dinlemek için bıraktım. Aşk’ın ayrılık tarafının sana düştüğünü, bekledikçe beklenenin yüreğini yangına çevirdiğini, ne yana baksam, kimi görsem gözümde hep  o diye başlayan hikayeni dinlemek için bıraktım. Yüreğin sevdayla coşsun diye aşkı sana bıraktım. Ayrılık acısıyla yanma diye sana kavuşmanın tılsımını bıraktım. Göğsün daralmasın ,kalbin acımasın diye bende ne kadar sevgi varsa hepsini sana bıraktım. Bütün sevinçleri sana, üzüntüleri kendi heybeme bıraktım.  Karanlıklarda yıldızları sayasın diye ay ışığını , gecenin karanlık ve kalın örtüleri seni sarmasın, korkutmasın diye Züleyha Yıldızı’nı  bıraktım. Her istenileni her söyleneni kabul etmeyesin diye bütün doğruları sana bıraktım. Önünde ışıklar, çiçekler, böcekler secde etsin diye kuşluk güneşini sana bıraktım. Güzelliğin, nurun bütün benzetmelerden eşsiz diye güneşe bakmayı bıraktım. Sabahın güzelliğinde, zevkinde  senin gözlerindeki huzur şimşeğinin sönmemesi için bütün esintileri sana bıraktım. Ayak izlerin kaybolmasın, seni senden daha fazla tanıyayım diye kendi yolumda yürümeyi bıraktım. Yanımda peri yüzlü güzel varken dışarıdakine bakmak deliliktir diye bakmayı bıraktım. Senin oturduğun yerin, nasihatte bulunduğun divanın kutluluğu bozulmasın diye kelamı orada, kalemi yazı da  bıraktım.  Senin uzak hayallerin  sana yakın olsun diye kendimi hayallerin kokusuna bıraktım. Uykun dağılmasın düşlerinin huzuru  bozulmasın diye bütün rüyaları sana bıraktım. Çiçekler gülümsesin kuşlar en güzel sesleri ile sızlansın,  gözlerin ellerinde, ellerin duanın en güzelini yüzüne sürsün diye mabedi sana bıraktım. Derdinin ilacı dermanımda diye derdini derdime bıraktım. Hiçbir zorluk seni yıpratmasın, üzmesin, yaşamından alıkoymasın,  sabırla imtihan olma diye sabretmeyi kendime bıraktım. Senin sırlarını kimse bilsin istemedim, sırların sana kötülük etmesin diye ne kadar sırrım varsa hepsini insanlara bıraktım. Kimsenin kınamasından  korkma, ürkek ürkek durma diye cesaretimi sana bıraktım. Bütün darılmalar, dargınlıklar kırılmalar seni yormasın kalbinin en derin yerinde kalayım diye hepsini unutmanın kuyusuna bıraktım. İstediğin dileklerin gerçekleşsin üzülmeyesin, gam çekmeyesin diye acıları kendime bıraktım. Gurbeti, hasreti bekleyişi ne varsa kendim aldım vatana kavuşmayı sana bıraktım. Sen usanma diye seni usandıracak işe yaramaz ne varsa hepsini çöpe bıraktım.  Ruhumuzun birleşimi bozulmasın diye bedenimi kabirde bıraktım.