”Okula Gitmeyen Çırak Aranıyor” yazısını Gaziantep’te özellikle sanayideki dükkanlarda, fırınlarda, kuaförlerde ve birçok esnafın dükkanlarının camlarında ilan olarak görebilirsiniz. Çünkü okula giden öğrenci günün en aktif zamanlarını okulda geçirdiğinden, okul sonrası çalışmaları esnaf için bir anlam ifade etmiyor.

Esnaf için gün boyu çalışacak eleman gerekiyor. 12 yıl zorunlu eğitim sanayiciler için ara elamanı, esnaf için ise maalesef çıraklığı bitirdi. Çıraklık kavramsal bir bakış açısıyla meslek okullarını, çırak ve esnaf açısından gereksiz kılmaktadır. Zanaat olarak görülen ve teorik müktesebata sahip olmayan alanları öğrenmenin yolu, kitaplara ya da teorilere çalışmaktan değil, tamamen tecrübeden geçmektedir.

Dolayısıyla bu tecrübeyi de bizzat mekanda ve bir ustanın tabiri caizse elinin altında kazanır. Gençler çıraklık eğitimine ergenlik zamanları gelmeden başlamalı. Çünkü düzenli ve sabit bir işe başlamak çocukluğun bitişi yetişkinliğin başlangıcı olarak görülür. Çıraklar,  dükkanlar, atölyeler çeşitli el sanatlarının ve objelerin üretildiği mekanlarda çalışırlar. Çıraklık Osmanlılarda yaygın olarak kullanılan mesleki bir alt birimdi.

Belki o dönem çırak olmak için okula o kadar ihtiyaç yoktu. Loncalar bu eğitimi esnafların gözetiminde o günkü ihtiyaca binaen karşılıyorlardı. Günümüzde ise mesleki yeterliliğin yanında mesleki eğitimin mutlaka teorik kısmının da olması elzemdir. Yalnız çıraklık eğitimi ile ilgili dönemi 9. sınıftan değil de, ortaokul 5. sınıftan başlatmak gerekir. Esnafın ilan olarak camlarına astıkları “Okula Gitmeyen Çırak Aranıyor” yazısını “Okula Giden Çırak Aranıyor’a” döndürmemiz lazım.

Ağaç yaşken eğilir sözünün karşılığı bu olsa gerek. Nasıl ki İmam hatip okulları, ortaokuldan itibaren başlıyorsa Mesleki Eğitim de ortaokuldan başlamalı. Meslek lisesi müdürleriyle yapılan görüşmelerde genel kanı mesleki eğitimin ortaokuldan itibaren başlamasından yanadır. Bu eğitim öğretim döneminde Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya SELÇUK Bey'in öncülüğünde güzel bir uygulama başlatılmış.

Şöyle ki Mesleki Eğitim Merkezleri ortaokul mezunu tüm vatandaşlarımız için bir işletmede, gerçek iş ortamında fiilen çalışmak suretiyle meslek öğrenmek isteyen 15 yaş ve üzerindeki vatandaşlarımızın teorik ve pratik mesleki eğitimlerinin bir programa göre yapılmasını sağlayarak, onları ülkenin ihtiyaç duyduğu becerili iş gücü haline getirmek, çıraklık eğitiminin temel amacıdır. Teorik eğitim, pazar günleri dışında haftada bir gün ve çalışma saatleri içinde okulda yapılacak.

Diğer günlerde ise iş yerinde devam edecek. Böylelikle öğrenci bir meslek lisesinden mezun olma şartlarını kazanmış olacak. İleriki aşamada Mesleki Eğitim Merkezleri’nin bu uygulamaları Meslek Liseleri’nde de uygulamaya konulursa, sanayiciler de, esnaf da ara elaman ve çırak bulmada zorlanmayacak. Daha ötesi zorunlu durumlarda, işyerinin olanak ve koşulları ile öğretmen ve usta öğretici durumu dikkate alınarak teorik eğitim yoğunlaştırılarak da uygulanabilir.

Mesleki Eğitimde üretim için ithalat yerine teknolojiyi okullara getirerek bilinçli üretime geçilmeli. Hızlı değişim dönemlerini yaşadığımız bu zamanda endüstriyel ve mali anlamda zayıf kalınmamalı. Diğer okullarda olduğu gibi mesleki eğitimde de diğer okullarda olduğu gibi üretici sınıf oluşturmak için her yerde olduğu gibi matematikçiler sınıfı ya da okulu kurulmalı. Fikir ve yetenekler çoğu zaman çalışılan alanda  ortaya çıkmaktadır.

Okullarda üretim olmayınca maalesef fikir ve yetenekler de yok olmaktadır. Mesleki Eğitimde amaç eğitimin sonuçlarından hemen faydalanmak değil de eğitim sürecinde, istenen eğitime ve becerilere sahip yeni bir mesleki eğitim gençliği yetiştirmek olmalı. Mesleki eğitim merkezleri çırak ya da ara eleman yetiştirmenin yanında, tıpkı ahilik teşkilatında olduğu gibi ahlaki çalışma usul ve esaslarını da öğretmelidir. Sonucunda her alanda ihtiyaç duyduğumuz gibi ticari hayatta da ahlaklı bir esnaf , ahlaklı bir sanayici ve çırak yetiştirmeye  gayret edilmeli.  

 BÜLTEN