Uzak hayaller düşledim hiç olmayacak
Saatlerin hızla akmadığı
Zamanın dinginleştiği
Göklerin her zaman mavi kaldığı
Ve bir mavi denizin kıyısında
Kıpkızıl deniz seviyesine inmiş
Güneşin batışını seyreylediğimi
Ve kirlenmemiş güneş ışınlarının
Aydınlattığı coğrafyalarda
Güneşin taşlaşmış yüreklerimizi eritmesini
Kirletilmiş ellerimizin en berrak sularda
temizlenmesini düşledim.
Uzak hayaller düşledim hiç olmayacak
Şehirlerin sokaklarını adım adım gezen
Tarihin geçmişini taş duvarlarında taşıyan
En eski adamların hikayelerine tanık olan
Evlerine uğrayan, misafir kalan
Yeri geldiğinde gülen, yeri geldiğinde ağlayan
Bilinmeyen denizlerin derinliklerinde ellerini
Kıyılarında ayaklarını gezdiren
Başkalarının günahlarının kefaretini ödemeyen
Karamsarlığa kapılmamış bir umut taciri olmayı düşledim.
Uzak hayaller düşledim hiç olmayacak
Korkuların olmadığı
İhanet yenilgilerinin yaşanmadığı
Her zaman için
İnanmayı ve ümit etmeyi
Kaybettikten sonra yeniden kavuşmayı
Sonrasında kendi iç ülkemize göç etmeyi
Zihnin ve kalbin önyargılarından sıyrılmayı
Umutlarımın kırılmazlığını
Çiçeklerin solmazlığını
Yaptığım her fiilden sonra pişmanlık duymadığımı
Düşledim