Bir eğitim örgütü olarak okul eğitim sisteminin amaç ve ilkeleri doğrultusunda öğrencilere bilgi, beceri ve davranışların kazandırıldığı ve eğitim hizmeti nin üretilip sunulduğu yer şeklinde tanımlanmaktadır (Balcı, 2005) Eğitimin niteliği temelde üç değişkenin iyileştirilmesiyle sağlanabilmektedir. Bunlar zamanın ve bağlamın şartlarına uygun, bütünsel olarak yeniden yapılandırılmış “eğitim politikaları” ve bu politikaların uygulama aşamasında en kritik sorumlulukları üstlenen “okul yöneticileri” ve “öğretmenler”in uygulama becerileridir. Eğitim kurumu olan okullarda Okulun dinamosu,okulun lokomotifi her zaman okul müdürü görülmüştür.
Okulun fiziki alt yapı sorunlarından tutun,öğretmen sorunları,öğrenci sorunları veli sorunları ve bürokratik yapı ile aradaki her türlü resmi işlemlerin yürütücüsü okul müdürüdür.Bu yüzden okul müdürlerinin görev sorumlulukları yeniden tanımlanmalı, okul müdürleri öğretim lideri olarak öğretimi yöneten bir sorumluluk üstlenmeli, okulların etkililiği ve zamanın gereklerine uyum çabalarından sorumlu olmalı ve bu sorumluluğu taşıyabilecek donanımda yetiştirilmelidir. Bir okul müdüründen beklenen okulu sorunsuz yönetmesidir.
Okul binasının düzenli ve sorunsuz olması, etkinliklerin koordine edilmesi, öğrenci ve öğretmenlerin kendini güvende hissetmesi bu kapsamdadır. Diğer taraftan Öğretimsel Liderlik okul müdürlerinin ana sorumluluğu olmalıdır. Çünkü okul bir öğretim kurumudur. Eğitim Liderliği terimi barındırdığı özellikler nedeniyle sürekli yenilenme, değişim ve dönüşüm gerektirmektedir.
Yoksa kaynakları zengin, öğretmen niteliği yüksek, altyapısı uygun bir okul başarısız bir yönetici elinde başarısız bir okula dönüşüp düşük performans gösterebilirken kaynakları kısıtlı, öğretmen niteliği ve sayısı düşük, altyapısı yeterli olmayan bir okul ise nitelikli bir yönetici ile nitelikli hizmetler üretebilmektedir. Başarılı okul yöneticileri mucizeler göstererek değil okulunu içinde bulunduğu gerçeklik içinde değerlendirip ihtiyaçlarını doğru tespit ederek, paylaşılmış bir vizyon etrafında okulun iç ve dış paydaşlarını birleştirerek, stratejik kararlar vererek ve sorunlarla yılmadan mücadele ederek okulunu dönüştürmektedir.
Başarısız okul yöneticileri ise ellerindeki kaynakları kötü kullanarak, okul için bir vizyon belirlemeyerek, güncel sorunlar altında zaman geçirerek ve giderek sorunların birbirini doğurmasına ortam sağlayarak okulun performansının düşmesine sebep olmaktadır.(Alıntı)
Okulun karmaşık yapısı zamanla okul müdürünü yapması gereken ana gayeden yan faaliyetlere yönlendirmektedir. Okulların etkili olması ve önceden belirlenmiş amaçlara ulaşabilmesi büyük ölçüde etkinliklerde, eğitim ve öğretim programının yürütülmesinden sorumlu yöneticilerin etkisine bağlıdır (Balcı). Okul yöneticilerinin eğitim sürecini ülke çıkarları doğrultusunda ve çağın ihtiyacı olan eğitim anlayışına uygun yürütebilmeleri için örgütteki insan ve madde kaynaklarını etkin bir şekilde kullanmaları elzemdir.
Günümüz okul yöneticilerinin eğitim sürecini ülke çıkarları doğrultusunda ve çağın ihtiyacı olan eğitim anlayışına uygun yürütebilmeleri için örgütteki insan ve madde kaynaklarını etkin bir şekilde kullanmaları elzemdir (Kaya,) Değişen dünya konjöktüründe okul yöneticiliği yerini eğitim liderliğine bırakmak zorundadır. Bu düşünceden hareketle günümüzde okul müdürlerinin yalnızca kurumlarının yöneticisi değil aynı zamanda yönettiği kurumun lideri olarakta görüleceği söylenebilir.
Günümüzde okul yöneticileri artık öğrencilerin kazanımlarını öncelikli hedef olarak kabul eden, bu hedefin gerçekleşmesi yönünde uygun öğrenme ortamları sağlayan ve tüm personeli bu hedef etrafında birleştiren okul liderleri şeklinde görülmektedir (Wilmore ). Başarılı liderler okulları için kişisel ve mesleki değerlere dayalı bir vizyon geliştirir. Okulun felsefesi, yapısı ve faaliyetleri bu vizyonun başarılmasına yöneliktir (Bush ve Glover). Yöneticiliğin eğitimde bir uzmanlık olarak görülmemesi “Meslekte esas olan öğretmenliktir” anlayışından kaynaklanmaktadır.
Bu yüzden okul müdürlüğü kesinlikle meslekleşmeli. Okul gelişiminde “okul yönetimi” ve “öğretim liderliği” gibi iki farklı kavrama karşılık gelen bu görevlerin bir kişi tarafından yürütülmesi doğal olarak müdürlerin bunlardan birine daha çok zaman ve emek harcamasıyla sonuçlanmaktadır. Muhtemelen başarılı okul müdürleri öğretim liderliği boyutuna okul yönetimi boyutundan daha fazla zaman ve emek harcayan yöneticilerdir.