EĞİTİMDE REHBERLİK HİZMETLERİMİZ, RAM’LAR, SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ
Eğitime katkının, önemli ayaklarından RAM’lar ve Okul Rehberlik Servislerinin daha verimli nasıl çalışılması ile ilgili değerlendirmemizin, ikinci kısmını sizlerle paylaşmak istiyoruz.Bu çalışmamız tesbitler,sorunlar ve çözümlerden oluşmaktadır.
7-Rehberlik Araştırma Merkezleri’nin sadece özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilere hizmet veriyormuş algısından çıkıp birincil ve en önemli görevi olan, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik anlayışına dönmelidir. RAM’ların işlevselliğinin artırılması ve tanıtımının toplumun her kesimine yapılması gerekmektedir. Ancak bu noktada da bazı yanlış bilgilenmeler söz konusudur. RAM’ ların Rehberlik ve Psikolojik Danışma ve Özel Eğitim Hizmetlerinden oluşan iki asli görevinden, özel eğitim hizmetleri görevine ağırlık verilmesi, RAM’ları tanımaya başlayan insanlarda bu kurumları sadece özel eğitime hizmet eden kurumlar olarak yanlış tanımalarına neden olmaktadır. Bu algı da RAM’ ları asli tanımından uzaklaştırmaktadır. Bu durum okullarda diğer öğrenci gruplarına yapılacak rehberlik çalışmasını cılızlaştırmaktadır. RAM’ların özel eğitim algısından bir an önce çıkması gerekmektedir. Toplumdaki bu eksik ve yanlış bilgilenmenin de düzeltilebilmesi için mutlaka rehberlikle tanıtım ve bilgilendirme çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekmektedir.
8- Tanınma ve bilinme ile ilgili ciddi çalışmalar yapılması gerekmektedir. Özellikle internetin kullanımı çağımızda oldukça yaygınlaşmış olup, tanıtım ve bilgilendirme maksadıyla RAM’larca oluşturulan web sitelerinin içindeki bilgilerin sürekli güncellenmesi ve yerel yönetimlerle işbirliği tanıtımları güçlü kılacaktır. Yerel yönetimlerle ortaklaşa yapılacak seminer, broşür, kitap vs. çalışmalarla RAM’ ların tanıtımı ve toplumun bilgilendirilmesi daha hızlı bir şekilde sağlanabilecek ve daha çok kişiye ulaşılabilecektir. Yine medyanın dahli tanıtımda kullanımı da oldukça etkili kılacaktır.
9- Rehberlik Araştırma Merkezlerindeki öğretmenlerin görev tanımlarının belirsizliği ve bu çift tanımlılık, okullarda yaşanan krizlere müdahaleyi geciktiriyor. Ayrıca yapılan çalışmalar da belge düzeyinde kalıyor, çözüm üretilemiyor.
10-Rehberlik Araştırma Merkezleri’nde teste tabi tutulan özel eğitim öğrencileri için uygulanan testlerde, öğrenciler için subjektif test uygulamaları görülmektedir. Bu yönde Bakanlığın ve İl Mem’lerin ciddi denetim yapmaları gerekmektedir. Aynı zamanda bu hizmetlerden yararlanmak için başvuran bireylerin ve ailelerin bu binalardaki erişimlerinin kolaylaştırılması da gerekmektedir. Ayrıca RAM’larda fiziksel yapı ve donanım açısından konferans salonu, sesten yalıtılmış test odaları, bireysel görüşme yapabilecekleri uzman odalarının olması gerekmektedir.
11- . PDR hizmetleri sadece sorunlu bireylere değil, tüm öğrencilere açık olan bir hizmettir ve öğrencilerin bir bütün olarak akademik, kariyer, sosyal ve kişilik gelişimlerini sağlamasını hedefler. Bu yaklaşımı uygulayan bir okul psikolojik danışmanı, öğrencilerinin eğitsel, kişisel ve meslekî gelişimlerini en üst noktaya çıkarmak için onlarla yakın ilişki içerisine girer.(Nazlı 2003a)
12-PDR bölümlerinin en sık ve etkili sundukları hizmetler “çerçeve planları ve yılsonu çalışma raporları” hazırlamaktır. Bu planlar da sadece usulen yapılmaktadır. Bunun dışında “toplantı”, “hizmetiçi eğitim”, “okul ziyaretleri”, “bireyle psikolojik danışma”, “seminer, panel, konferans çalışmaları”, “proje”, “RAM dışındaki kurumlarla işbirliği”, “bireysel rehberlik” hizmetlerini RAM’ların etkili ve verimli bir şekilde sunduğu söylenemez. Bu hizmetlerin yanı sıra “grup rehberliği”, “grupla psikolojik danışma”, “psikolojik ölçme araçlarının geliştirilmesi ve hazırlanması” ile “araştırma ve yayın” hizmet alanları RAM’ların PDR bölümlerinin çok zaman sunmadığı hizmetlerdendir. Diğer yandan PDR bölümlerinin sundukları hizmetlerin etkililiğinin değerlendirilmesinde farklı yöntem ve teknikleri kullandığı, ancak standartlaştırılmış bir çalışmanın olmadığı da görülmektedir.
13-Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin tanılama görevi ile ilgili öneriler; incelemeler yüzeysel olmamalı, uzun süreli gözleme dayanmalıdır. Sadece tanılama amaçlı eğitsel değerlendirme yapılmamalıdır. İçinde bulunduğumuz toplumun özelliklerine ve kültürüne uyumlu testler geliştirilmeli ve tanılama yapılırken bu testler kullanılmalıdır. Öğrencilerin ve velilerin sosyo- ekonomik ve kültürel durumları göz önünde bulundurulmalıdır.
14- Okullarda idareci bakış açısındaki rehber öğretmen algısının değiştirilmesi gerekmektedir. Okul müdürlerinin rehberlik servislerinden beklentilerinin net olmaması, öğretmenlerde de , PDR hizmetlerinin bilincinin tam olmadığını göstermiştir. Okullarda rehberlik servislerindeki rehberlik danışmanlarının kendilerini güncellememeleri, rehberlik servislerinin okul kültürü için de yer tutmamasına sebep olmaktadır. Rehberlik servislerinin okullarda ikinci bir idari yapı gibi davranması, okul idarelerinde ve öğretmenler arasında sorun oluşturmaktadır. Bu yüzden rehberlik servislerinin, okullarda öğretmenler ve öğrencilere yaptıkları anket türü çalışmalarının dönütlerinin olmaması rehberlik servislerine karşı bir duyarsızlık ve güvensizlik oluşturmaktadır.