Üstad Cemil Meriç, “Bir iflasın ifadesidir Avrupalılaşma, bir inkâr çılgınlığı, bir intihar kararıdır.” demişti.
Bana bu çağ ile ilgili, “dünyanın kamikaze dönemi ne zaman” diye soran olursa hiç tereddütsüz “Osmanlı yıkıldıktan sonra” derim.
Evet, evet, Osmanlının yıkılmasıyla sadece Türkiye değil, sadece Arap yarımadası değil, sadece Afrika, Avrupa değil, tüm dünya kaybetti.
Hem de apaçık bir şekilde.
İnanmıyorsanız başınız kaldırıp şöyle bir bakın şu yaşadığımız çağa.
Birde dünyaya 700 yıl hükmeden Osmanlıyı okuyun.
İsterseniz fotoğrafın tümünü görmek ve meseleyi objektif olarak değerlendirmek için “Osmanlı teknolojiye karşıydı. Bu yüzden de Osmanlı matbaya karşı çıktı” safsatasını da okumalarınıza dahil edin.
Sonra da güya batının başardığı Bilgi, Uzay, Teknoloji yada Dijital denilen gelişmişliği de işin içine katarak ister toplayın, ister çıkarın, ister bölün isterseniz de çarpın!
Ardından açın avucunuzu ve bakın bakalım ne var geride.
Ben elbette son Osmanlının yıkılışından sonra batı denen tek dişi kalmış canavarın soykırımlardan sürgünlere, katliamlardan sürgünlere yaptıklarını söylemiyorum.
Şu anda başımızda bulunan Koronavirüs belasından bahsediyorum.
Kim ne derse desin, kim bu hastalığı nasıl tevil ederse etsin, gerçek olan bir şey var ki, şu anda dünyanın sahibi olarak gören ve yöneten batı ile Koronavirüs arasında hiçbir fark yok!
Kısacası batı, bize bir birimizle tokalaşamayacağımız, sıralamayacağımız ve hatta görüşemeyeceğiz kapkaranlık bir dünya bıraktı.