Merhum Bilge Mimar Turgut Cansever, “İslâm Mimarîsi Üzerine Düşünceler” adlı makalesinde, “İslam mimarisi sükûnet içinde harekettir, sınırlılığın berraklığına sahiptir, ifade bakımından mütevazi ve tabiîdir, dramatik yahut dayatmacı olmaktan ziyade güzelliğe ve tezyiniliğe yöneliktir” diyor.
Ve ekliyor, “Büyüklüğün (azametin) etkilerinin vahşiyane bir şekilde insana dayatılması, merhamet ve gururun, tevazu, mükemmeliyet ve kendi kendine yetmenin aşırı noktalara sürüklenmesi, nötr ve hakiki bir biçim ifadesi elde etmek için İslam mimarisinde bertaraf edilmesi gereken yabancılaşmalardır.
Bu İslami yaklaşım, varlığın bilinçli bir yaratıcısı ve onun tarihi sekansları ile kendi sorumluluklarının bilincinde olarak yönelme ve bakma hakkını, imkanını verir.
İnsan üzerindeki bütün yapay, gayrimeşru ve gayriahlaki etkileri kökten ortadan kaldıran İslam, saygıdeğer bir Müslüman birey ve cemaat arayışı içindedir.
İslam kozmolojisi, yani Müslüman'ın Allah-u TeaIa’ya, yaratılışa, insanın varoluş içindeki yerine, yeni varlık güçlerinin hiyerarşisine inanması İslam mimarisinin genetik kaynaklarını oluşturur.
Varlık, inançlar, bilgi ve idrakin akıl, ruhi ve dini düzeyi, bütün sanat formlarına yansır. Bu yüzden, İslam sanatları ve mimarisi nihai karakteristiklerine binaen İslam kozmolojisinin projeksiyonlarıdır.
İnsanın psikolojik hallerinin formda yansıtılmasıyla ortaya çıkan problemler psikolojik estetik alanında bir konu olarak tartışılmıştır.
Buna mukabil, Worringer'in Gotik sanata özgü değerler sistemini analiz etme çabası, sadece Gotik sanattaki Hıristiyan kültür değerlerinin yansıması olan mekanizmaları açıklamakla sınırlı kalmıştır.
Buna karşılık Worringer'in İslami psişik hallerin İslam mimarisine yansıma mekanizmalarını tespit etme çabasına paralellik içinde hiçbir araştırma yapılmamıştır.
Bu alanda karşı karşıya kalınan güçlükler gayet iyi bilinmektedir.
Birinci güçlük, "biçim ifadeleri" ve "insan davranışları ve psişik halleri" alanlarında psikolojik varlık düzeyinin sınırlarını tanımlarken ortaya çıkan İslam inancının ve davranış formlarının, Müslümanın psişik hallerini belirlediği olgusu, inançlarla psikolojik tavır alışlar arasındaki farklılaşmayı güçleştirmektedir.
Bu yazının sınırlı bağlamında meseleye açıklık kazandırmak ve daha kolay anlaşılmasını sağlamak için zorunlu basitleştirmelere başvurmak zorundayız.
Bu sebeple sadece İslam sanatının biçimini etkileyen bu İslami tavır alışları ve "makamlar!" zikretmeye çalıştık.
İslam sanatları ve mimarisinin tarihi ve coğrafi boyutlarıyla İslami tavır alışlar ve bilgiyle uygunluk içerisinde gelişmesinin karşılıklı bağımlılığını kurmak için konuyu çok daha ayrıntılı bir şekilde incelemeye ihtiyaç vardır.
Mutluluk, keder, neşe, sevgi, ümit, yeis, sükunet, sıkıntı, şevk, ihtişam gibi psişik hallerin etkilerinin yanı sıra takva, saygı, rıza, vecd, şükran, tevekkül ve dürüstlük gibi İslami tavır alışlar ve "makamlar" İslam mimarisi temelinde analiz edilmelidir”
Bu aralar ne çok arar olduk Merhum Turgut Cansever’i
Özellikle içinde Gaziantep’in de olduğu İslam topraklarının kadim şehirlerinde çoğalarak yükselen ve ne idüğü belirsiz bizi boğan beton blokları!
Sahi Turgut Cansever ruhunu rabbine teslim etti ama geride bizim bu duruma düşmememizi sağlayacak kitaplar bıraktı.
En azından bunu yapalım!
O kitapları başta mimarlarımız olmak üzere hepimiz okuyalım.
Hem de fazla zaman kaybetmeden!