Olması gereken” Bir okul müdürü kadar okuldur” tanımlamasından ziyade “Bir müdür okulu kadar müdürdür” olmalı. “Türkiye’de okul müdürleri ne iş yapar?” sorusuna genellikle “Her iş yapar” cevabı verilmektedir. Okuldaki bu işleri şöyle sıralaya biliriz. “Eğitim öğretimle ilgili ve ilgisiz birçok şeyle ilgilenir. Derslerin boş geçmemesi için büyük çaba harcar. Öğretmen bulmaya çalışır.
Para bulmaya çalışır, öğrenci ve velilerden para toplar. Devamsız öğrencileri bulmaya çalışır. Boya, badana, tamirat işlerini yaptırır ve bazen de yapar. Öğretmen, memur ve hizmetlilerin özel hayatlarını dinler. Öğrenci ve velilerin sorunlarını dinler. Okulun tıkanan tuvalet borularını açtırır. Müfettişlerin nasihatlerini ve içi boş eleştirilerini dinler. Okulunu her gün dolaşır ve gördüğü herkese gülümser.
Çocuklarla bire bir görüşür ve konuşur. Okulda çözülemeyen sorunları çözer, bulunamayan her şeyi bulur. Derse geç giren öğrencileri takip eder. Kırılan camları taktırır v.s ”Bu tür işleri güzel bir şekilde yapan müdür “En iyi müdür okulu idare edendir” algısını oluşturmuştur. Eğer okulun öznesi ve nesnesi insansa okul bir disiplin alanı olmaktan çok insanların etkileşim ve iletişim içinde bulunduğu çoklu bir öğrenme yaşantısı sahasıdır.
İyi bir okul müdürü bu yaşantı alanını canlı, aktif, güncel tutabilen, tüm paydaşlarla birlikte anlam oluşturulabilen kişidir. Okul müdürü öğretmenlerin ve diğer çalışanların gelişimini sağlamalı, okulun amaçlarını açık bir şekilde ortaya koymalı, müfredatın uygulanmasına ve değişimine öncülük etmeli, karar sürecine okulun diğer üyelerini katmalı, okulda öğrenme iklimi ve etik ilkeler oluşturabilmelidir.
Bütün öğrenciler öğrenmeye isteklidir. Yalnız okul müdürü öğrenme süreçlerini iyi yönetirse öğrenme ortamlarını çeşitlendirebilirse, öğrencilerin gerçek hayatla ilişkisini sağlarsa okulda öğrenciye anlam katmış olur.Tam tersi yönde uygulamalar yaparsa öğrenme istekleri katı disiplin ve gerçek hayattan kopuk bir öğrenme ortamı oluşturursa o okulda öğrenme faaliyeti bitmiş demektir.İşte burada yetkililerin okul müdürlüğünü profesyonel meslek haline getirmeleri için bir çaba oluşturmaları gerekmektedir.
Diğer yandan bir çok anlam yüklenen okul müdürlüğünün sorunlar karşısındaki yetkisizliğidir. Bu yetkisizlik okul müdürlerini sorunlar karşısında yalnız bırakmakta hatta küçük bir sorundan dolayı soruşturma ile görevden almaktadır. Okullarda özellikle veli, öğretmenlerin çalışmalarıyla ilgili yaşanan sorunlarda, okul yöneticiliğinin politik etkiler altında kalması ,okul müdürünü sendikalar, stk’lar ya da kişi baskısıyla karşı karşıya bırakmakta ve ötekileştirmektedir.
Okul müdürlüğünde diğer bir sorun atanma yöntemi; Okul müdürleri yazılı sınav ve ek olarak mülakatla atanmaktadırlar.Yazılı sınavın objektifliğinden kuşku yok ama mülakatta siyasi güç ,sendikal taraftarlık ,kişiye yakınlık gibi liyakatten tamamen uzak atamalara şahit olunmaktadır. Dolayısıyla yöneticilikte hiç tecrübe yaşamayan kişileri karmaşık okul yapısı ile karşı karşıya getirmekte ve okulun bir çok öznesi ve nesnesi ile okul müdürü çatışma yaşamaktadır.
Türkiye’de bilimsel bir temele dayalı eğitim yöneticisi yetiştirme politikası hala geliştirilememiştir. MEB’in yönetici atama konusunda uzun soluklu ve sağlıklı adımlar atabilmesi için yönetici yetiştirme, seçme, istihdam etme ve geliştirme hususlarını birlikte ele alması gerekmektedir. Çünkü iyi öğretmenler için öncelikle iyi yöneticilerin olması lazımdır. Diğer taraftan kendimizi dünyada eğitim sistemlerinin niteliğiyle öne çıkmış bazı ülkelerin okul yöneticiliği alanındaki uygulamalarla kıyaslar isek bu ülkeler şöyle;
SİNGAPUR
Öğretmenler arasından seçilir. Diğer ülkelerden farklı olarak “eğit ve seç” modeli yerine “seç ve eğit” modeli uygulanır.“Öğretim Süreci”, “Liderlik Süreci” ve “Uzmanlık Süreci” olarak üç aşamada gerçekleştirilmektedir. Ayrıca her okul müdürünün bir yönetici koçu bulunmaktadır.
Sınıf öğretmeni, branş öğretmeni, şube müdürü, okul müdür yardımcısı ve son olarak okul müdürü olunur.
Okul müdürleri okullarının Eğitim Bakanlığı tarafından benimsenen daha büyük vizyona nasıl katkıda bulunduklarına dair düzenli rapor vermekle yükümlüdür.
“Yönetici Eğitim Programı” ile yöneticilerden okullarındaki personellere ve okul sorunlarına yönelik sürekli yenilikler getirmeleri beklenmektedir.
GÜNEY KORE
Eğitim dışı alanlardan olan uzmanlara da belirli kısıtlamalar ile birlikte yöneticilik hakkı tanınmaktadır. Yöneticiler terfi ya da davet usulü olarak iki şekilde iş başına gelmektedir.
Yöneticiler yoğun bir hizmet içi eğitim programına tabi tutul maktadır.
Kore’de eğitim profesyonellerine yönelik saygı oldukça yüksektir. Özellikle okul müdürlüğü oldukça saygı gören ve özenilen bir pozisyondur.
Yöneticiler her dört yılda bir rotasyona tabi tutulmaktadır. Ayrıca görevden ayrılacak yönetici yerine gelecek yöneticinin okuldaki sorumluluk ve görevlerine dair rapor yazmak durumundadır. Böylece geçiş süreci çok daha kolay sağlanmaktadır.
Yöneticilik için gerekli “müdür sertifikası”na sahip olma zorunluluğu vardır.
FİNLANDİYA
Eğitim Yönetimi alanında özel sertifika sahibi olma zorunluluğu vardır. Yerel otoriteler tarafından mülakatla seçilir.
Hizmet içi eğitim verilmektedir
Müfredatı ve öğretim sürecini derinlemesine bilmeleri ve öğretmenlere rehberlik ve destek hizmeti sunmaları beklenmektedir.
Aynı zamanda okulun büyüklüğüne bağlı olarak haftada en az dört, en fazla ise yirmi saat öğretim yapmak (öğretmen olmak) zorundadır.
ABD
Mezuniyet sonrası (lisansüstü) eğitim düzeyinde kişiler arasından seçim yapılmak tadır. Seçim süreci eyaletlere göre farklılık göstermektedir.
Üniversite ile ortaklaşa yürütülen okul müdürlerinin yetiştirilmesi programı iki yıllık bir süreyi kapsamakta ve programa katılan her adayın bir mentor müdürü bulunmaktadır.
Müdürler her yıl üç şekilde teste tabi tutulur: öğrenci raporları (student reports), ziyaret ve öğretmen, öğrencilere uygulanan anketler.
- Öğretmenlik sertifikasına sahip olmak - Kamu okullarında sekiz yıllık deneyim - Staj ve alan tecrübesine sahip olmak