Bilesin ki bizim kızgınlığımız ve kırgınlığımız en az sevgimiz ve saygımız kadar kutsaldır.
Biz sana kırgınken, bugün yaşanılanlardan dolayı kırgındık.
Bugün kızıyorsak yarın yaşanılacaklardan dolayı kızıyoruz.
Biz etrafındaki taklacıları asla sevmedik.
Biz yapmacık, suni ve sentetik söylemlere kanmadık.
Biz etrafında günü kurtarma derdine düşenlere bir türlü ısınamadık.
Biz kıblesi seyyar olanlarla aynı safta duramadık.
Dünya’nın deniz seviyesinden aşağıya doğru gittiği bir zamanda, bizim çığlıklarımız boş değildi.
Bizim serzeniş ve taleplerimiz mazlumlar içindi.
Biz, makam, mevki, şan şöhret ve ihale için asla sana kırgın ve kızgın olmadık.
Hem bizim böyle bir derdimiz de hiç mi hiç olmadı.
Biz adalet için Rebeze’ye her zaman razı olduk.
Biz hem Osman’ı sevdik hem Ebuzer’i!
Biz seni de sevdik.
Biz seni AK Parti'li olduğun için değil.
Biz seni Başbakan yada Cumhurbaşkanı olduğun için hiç mi hiç değil.
Biz seni güzel bir kıraatla huşu içinde Kur'an okuduğun için.
Biz seni, sırtın dönükken, okunmaya başlayan Kur'an'a yüzünü döndüğün için.
Biz seni, MaviMarmara’ya yolcu olduğun için.
Biz seni, “Dünya Beşten Büyüktür” haykırışın için.
Biz seni Davos'ta Simon Peres'in yüzüne "siz öldürmeyi iyi bilirsiniz" dediğin için.
Biz seni, alçak Sisi ile aynı masada oturmadığın için.
Biz seni Suriyeli, Irak'lı, Afganistan'lı, Filistin'li mazlumlara hep sahip çıktığın için.
Biz seni, Kürt, Türk, Arap, Acem, mazlum olan herkesi bağrına bastığın için.
Biz seni gizli sevdik.