Haçlı güçler tarafından işgale uğramış İslam coğrafyasında, her gün farklı bir şehirde patlatılıyor bombalar!
Topyekûn imha topyekûn işgal!
Kendi çocuklarının geleceği için bizim çocuklarımız öldürüyor vampir ruhlu şer güçler!
Ve bu işgal ve imhaya ses çıkarana da terörist damgası vuruyorlar!
Tabiri caizse hem evimizi barkımız soyuyorlar hem bağırıyorlar!
Hem çoluk çocuğumuzu öldürüyorlar, hem de “katil var” diye çığlık atıyorlar!
Hem de katlederken yapıyorlar bizi!
Geldiğimiz noktada deniz bitti sanırım!
Söz tükendi yani!
Ya bir olup bu işgal karşı duracağız, yada yavaş yavaş öldürülüşümüzü seyredeceğiz!
Ülke olarak da ümmet olarak da bir ve beraber olmaktan başka bir kurtuluş hamlesi yok!
Ölmemek için bunu yapacağız!
Birbirimizin farklılıklara tahammül ederek!
Birbirimizin fikirlerine saygı duyarak!
Empati kurarak yürüyeceğiz he beraber!
Kendi doğrularımızın başkası tarafından yanlış göründüğünü bilerek!
Ve omuz omuza vererek ayağa kalkıp dik duracağız!
Çünkü bu coğrafyada hepimiz biriz!
Bu coğrafyada, dini, meşrebi ve mezhebi ne olursa olsun ölen bizden ölüyor!
Kaybeden ve eksilen biz oluyoruz!
O halde şimdi bir ve beraber olmanın zamanı!
Hem de hiç vakit kaybetmeden!
Yoksa yarın çok geç olabilir!
Ne diyordu rahmetli Erbakan Hoca, “Kürt ile Türk'ü ayırırsanız, Ne Türk kalır ne Kürt. Birleştirirseniz Çanakkale misali, Ne İngiliz kalır, ne Fransız”