<p>COVID-19 salgını dolayısıyla (MEB)’e bağlı okullar Haziran ayı sonuna kadar kapatılmıştır. Bu kapsamda 7 Haziran 2020 tarihinde LGS kapsamında 8. sınıf öğrencilerine uygulanacak merkezi sınavın tarihinin 20 Haziran 2020’ ye ertelenmesine karar verilmiştir.</p> <p>Ancak, 16 Mart 2020 itibarıyla yüz yüze eğitime ara verilmesi nedeniyle sınavın içeriğinde değişikliğe gidilmiştir. Buna göre merkezi sınavın, 2019-2020 öğretim yılında 8. sınıfın birinci döneminde uygulanan öğretim programları. esas alınarak yapılacağı, ikinci dönem konularından sınavda soru çıkmayacağı belirtilmiştir.</p> <p>8.sınıflarda önceki yıllara göre sınava girecek öğrenci sayısının fazla olması, nitelikli okul sayınsın azlığı öğrencilerde soruların zor olacağı korkusunu oluşturmuştur.Ama şu bilinmelidir ki sorular zorda olsa, kolayda olsa bu okullara yerleşecek öğrenci sayısı belli olduğundan endişeye gerek yok</p> <p>Her yıl yaklaşık 2,5 milyon adayın katıldığı YKS’nin de ertelenmesi kararlaştırılmış; 20-21 Haziran 2020 tarihinde yapılması planlanan sınavlar 27-28 Haziran 2020’ye (1 hafta sonrasına) ertelenmiştir. Bununla birlikte LGS’de olduğu gibi YKS’nin kapsamında da değişikliğe gidilmiştir. Öğrencilerin yüz yüze eğitim almadığı dersler sınav kapsamından çıkarılmış; 9, 10 ve 11. sınıf programlarına ek olarak öğrencilerin 12. sınıf öğretim programlarının sadece birinci döneminden sorumlu olacakları açıklanmıştır.</p> <p>Sınavın getirmiş olduğu psikolojik strese bir de salgın sürecinin belirsizliği eklenince öğrenciler için sınav hazırlık süreci büyük anlamda değişti. Sınav tarihlerinin değişmesiyle ilgili tartışmaların sona ermesiyle birlikte salgın sürecinde sınava girecek öğrenciler eğitim aldıkları kurumların da kapanmasıyla kalan sürede sınav hazırlıklarına kendileri devam etmeye başladılar. Salgın sebebiyle hem sınav öncesi dönem hem de sınav anı için birtakım yeni önlemler alındı. Bu noktada sınava girecek gençlerin endişelerinin her zamankinden biraz daha fazla olması yaşanan tüm bu süreç göz önünde bulundurulduğunda oldukça anlaşılabilir bir durumdur.</p> <p>Yaşadığımız COVID-19 salgını; biyolojik etkilerinin yanı sıra insanların sosyal, davranışsal, duygusal alanlarında ve yaşam koşullarında bazı farklılıklara neden oldu. Her gün okula giderek eğitim gören, akranları ve öğretmenleri ile etkileşim halinde olan çocuk ve gençler ilk kez evde eğitim, sosyal izolasyon ve sokağa çıkma yasağı ile tanıştılar. Lise ve üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanan gençler ise bu olağanüstü dönemde sınav stresini salgın psikolojisi ile birlikte yaşamak zorunda kaldılar.</p> <p>Salgın sürecinin belirsizliği ve yarattığı bu kaygı ortamında sınava girecek olan gençler gerek yeni sınav uygulaması gerekse değişen tarihler nedeniyle endişeli olabilirler. Sınav tarihi değişiklikleri stres düzeyinizi arttırmış olabilir.</p> <p>Bazı öğrenciler kaygı bozukluğu, çalışmalarını yetiştiremeyecek olma endişesi ve koronavirüs salgını ile birleşen bir 'hiçlik duygusuna' kapılarak çalışmaya dair motivasyonlarını kaybedebilirler. Yine bazı veli ve öğrencilerin bu kararlar sonrasında ciddi bir moral bozukluğu yaşamakta olduğu ve asıl olarak sınav esnasında koronavirüs bulaşması kaygısı içerisinde oldukları gözlemlenebilir.Bu anlamda gerek MEB ten gerekse uzmanlardan öğrencilere psiko sosyal destek sağlanmalı.</p> <p>Öğrencilerin bu sınavı yaşamlarındaki tek ve en önemli şey olarak görmemeleri gerekmektedir. Salgın sürecinde sınava girecek öğrenciler ve ebeveynleri, sınav kaygısı ile beraber olumsuz düşünceler geliştirmemelidirler.LGS’de ve YKS de sınav merkezi okul sayısının artırılması, sınıflardaki öğrenci sayılarının 10 öğrenci ile sınırlandırılması,maske ve mesafe kurallarına uyulması,okulların dezenfektan yapılması hastalığın bulaşma riskini düşürecektir.</p> <p>Ayrıca LGS’de öğrenciler kendi okullarında sınava gireceklerinden ortama uyumda sıkıntı yaşamayacaklar.</p> <p>Sınav kaygısı öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak ifade edilir. Kaygının hayatın içinde var olan ve doğal bir duygu olduğu, kişinin performansını olumsuz etkilemediği sürece kişiyi hedefine yönlendiren ve motive eden bir güç olduğu unutulmamalıdır.</p> <p>Ancak kaygının aşırı bir hal aldığında hayatın birçok alanında performansı azaltan bir engel halini aldığının da altını çizmek gerekir. Bu zorlu süreçte çocuğunuzun kaygılarını sizinle paylaşmasına fırsat verin, onu teşvik edin, samimi olun. Onu sevdiğinizi ve sevmeye devam edeceğinizi hep söyleyin, bu ona iyi gelecektir.</p> <p>Çocuğunuza güvendiğinizi, elinden geleni yaptığına inandığınızı söyleyin. Zaman zaman sizden neler beklediğini ve ona nasıl yardım edebileceğinizi sorun. AKADEMİK EĞİTİMCİLER DERNEĞİ Olarak öğrencilere bu zorlu her iki sınavda da başarılar ve kolaylıklar diliyoruz.</p> <p> </p>