Evet, ortada ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuz artık gün gibi ortada!
Ölümüne saldırıyorlar aşağılık Haçlı güçleri!
Topyekûn kamikaze dalıyorlar içimize!
Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz, Arnavut, Gürcü, Sünni, Alev, İslamcı yada laik!
Bu coğrafyanın tümünde yapmış oldukları işgal ve imhanın aynısını şimdi Türkiye’de de yapmaya çalışıyorlar.
Onlar için Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Libya yada Türkiye’nin birbirinden bir farkı olmadığı gibi, Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz, Arnavut, Gürcü, Sünni, Alev, İslamcı yada laik’in de bir farkı yok!
Yeter ki bu topraklardan kan aksın!
Yeter ki öldürülen bu topraklara ait olsun!
Çünkü biliyorlar ki bu coğrafyada öldürdükleri her bir kişi bizden eksilmiş oluyor!
Biz yaralanıyoruz, biz yaşıyoruz o acıyı!
Ancak çok daha da ağır olan ise, bizi içimizdeki alçak ve hainlerin eliyle vurmalarıdır!
Bizi içimizdeki yerli maşalarıyla dize getirmeye çalışmalarıdır!
Batı yüzyıldır bu topraklarda bunu hep yapıyor!
Daha önce ideoloji, izm ve ırk üzerinden yaptığı bu alçaklığı şimdi din ve mezhep üzerinden yapmaya çalışıyor!
İşte bu oyunu bozmanın yol ve yönetimi bulmalıyız!
Geldiğimiz noktada hepimiz bir daha oturup başımızı iki elimizin arasına almalıyız!
Dönüp söz ve davranışlarımız gözden geçirmeliyiz!
Birlik olmamızın gerekliliğini bilmenin yanında, bunun için adımlar atmalıyız!
Tabularımız yıkmalı, şartlarımız bir kenara atmalıyız!
Vaz geçmeliyiz şimdiye kadar yaptığımız yanlışlarımızdan!
Değiştirmeliyiz artık bu ayrıştırıcı dilimizi!
Durdurmalıyız bu ötekileştirişi davranışlarımızı!
Aksi halde bu ülkede yaşayan herkes kaybedecek!
Sadece biz değil çocuklarımızın geleceği de kaybolacak!
"Kişi bilmediklerinin câhilidir" gerçeği hepimiz için geçerli bir öğüttür ve bunu artık hepimiz kabul etmeliyiz!
Kaybetmenin ne olduğunu ve nasıl kaybedildiğini görmek için yanı başımız yaşananlara bakmamız yeterli!
Birbirimizi kabullenmek, Afganistan, Irak ve Suriye’de yaşananlardan çok ama çok daha kolay!
Bilesiniz dedim!