<p>Annemin, babamın ve çevremdeki insanların dediğine göre; toplumumuzda insana en çok tatlı gelen, vazgeçilmeyen, günden güne daha da çok sevilen şeylerden biriymiş evlat.</p> <p>Evlilikleri ayakta tutan en büyük etkenlerden biri olan çocuklar (evlat), ne yazık ki toplum şartlarımızda gerek yanlış bilgilendirme, gerek ihmalkârlık ve gerek sevgi yoksunluğu gibi sebeplerden dolayı adlarını bile ağzımıza aldığımızda tüylerimizi ürperten sayısız kötü alışkanlıklara ve kötü olaylara maruz kalmış durumda.</p> <p>İnsanlar kendi dertlerine düşmekten gözlerinin önünde eriyip biten çocuklarını görmez haldeler ne yazık ki.</p> <p>Her gün televizyonda, gazetelerde, haberlerde küçük yaşta evlendirilen kız çocuklarını, uyuşturucu krizine girip gerek bir bankta gerekse bir sokak köşesinde acılar içerisinde kıvranan gençlerimizi, daha konuşmayı tam anlamıyla beceremeyip bir de o haliyle insanlara mendil satmaya çalışan küçük çocuklarımızı görmekten benim kadar sizler de bıkmadınız mı?</p> <p>Peki, sizce bütün bunların sebebi aile içerisinde olan şiddet, kavgalar ya da anne ve babadan yana olan sevgi eksikliği olamaz mı?</p> <p>Evet, günümüzde insanlarımız arasında nedenini bir türlü anlayamadığım bir çekememezlik, bir hasetlik bir de bunların yanı sıra içimizde günden güne bizi biraz daha hırçınlaştıran ve bedenimizi ele geçiren bir şiddet eğilimimiz var. Evimizin durumu ne kadar iyi olursa olsun doymayan gözlerimiz ve şükürsüzlüğümüz aile içi anlaşmazlıkların elebaşı gibi sanki. Doymayan nefislerimiz içimizdeki şiddet aşkını daha da körüklüyor. Aile içi olan bu tür huzursuzluklardan da hiçbir suçları olmamasına rağmen en çok etkilenen çocuklar oluyor maalesef.</p> <p>Ee, hal böyle olunca doğal olarak da çocuklar sevgiyi, şefkati anne ve baba eksikliğini dışarıda o çok da temiz olmayan dünyamızda aramaya başlıyor. Bu arama sürecinde karşısına çıkıp kendine uzanan bir eli ise iyi de olsa kötü de olsa tutuyor. Sonrasında o el onu nereye çekerse çeksin gerek isteyerek gerek zorla ama her şekilde gitmek zorunda kalıyor.</p> <p>Daha sonrasında süregelen trajedik hikâyelerden de bahsetmeme gerek yoktur sanırım.</p> <p>Sırf ailesinden kurtulmak için adeta pirince giderken evdeki bulgurdan da mahrum kalan daha hayatının baharında olan kızlarımız, uyuşturucu krizine girip çoğu zaman canından olan diğer bir şekilde de bin bir türlü acı içerisinde kıvranan milyonlarca gencimiz, sırf o illetlerin parası uğuna kapkaça uğrayan parasını ve malını vermek istemeyince de bedelini canıyla ödeyen binlerce vatandaşımız… Ve daha uzatmaya kalsak sayfaların, kitapların ve bizlerin yazmakla bitiremeyeceği sayısız kötü hikâye ve olaylar…</p> <p>Yeri geldiğinde üzerine titrediğiniz, uğruna her şeyi yapabileceğiniz evlatlarınızı bu denli ihmal etmenizin doğru olmadığını kendiniz de çok iyi bilirken bu rahatlığınıza anlam vermekte gerçekten güçlük çekiyorum.</p> <p>İşler kötü olunca dizlerinize vurmanın, feryat figan içerisinde evladınızı geri getirmeye çalışmanızın ne size ne de evladınıza bir faydası olmayacaktır.</p> <p>Bu nedenle bir şeylerin değerini daha doğrusu evladınızın veya evlatlarınızın kıymetini yanınızdayken bilin. Tabi ki sizi ezmelerine bile bile size karşı yanlış yapmalarına müsaade etmeyin. Sadece elinizden geldiği kadar avuçlarınızın içerisinde muhafaza etmeye özen gösterin.</p> <p>Unutmayın; onların örnek alacakları, hayatlarına yön vermelerindeki en büyük etken siz anne ve babalarısınız. Geleceğine doğru çizdiği rotada ellerinden tutun ve o elleri bırakmayın.</p> <p>Bana göre; onlara yalnızlığı, kimsesizliği, kavgayı, bağırıp, çağırmayı değil de, birliği, beraberliği, aile olmayı, yardımlaşmayı ve sükûneti aşılamanız onlara daha yararlı olacaktır.</p> <p>Rabbim herkese evlat sahibi olmayı, olanlara da hayırlı birer anne ve baba olmayı nasip etsin inşallah…</p>