İyilik evrensel bir olgudur. Söylenişi her dilde farklı olsa da, tanımı aynıdır. Tıpkı teşekkür ediliş biçimi gibi! Her iyiliğin karşılığında bir teşekkür beklemeyebilirsiniz ancak mutlaka bir teşekkür alacaksınız. Farklı dillerde ve çeşitli reaksiyonlar eşliğinde…

Ehli vicdan her insanın ortak hayalidir “Barış” Buna bağlı olarak toplumsal huzur ve Türkçe karşılığı tam olarak rahatlık, mutluluk ve benzeri güzel dileklere karşılık olan “Esenlik” gibi…

Peki, tüm bunları sağlamak için sadece istemek ya da temenni etmek yeterlimi? Eğer öyle olsaydı bunca savaş, kan ve gözyaşı olur muydu? İyilik sadece istemekle olan bir şey değildir ve tarihin hiçbir safhasında bu işin edebiyatını yaparak elde edilmemiştir.

Kötülerin yığınla yaşadığı bir dünyada “İyilik”in hakim kılınması için savaş meydanlarında savaşmanıza da gerek yok oysa. Bu bir inanış biçimi olmalıdır ve fırsat bulduğu her zaman diliminde icraata dönüştürmelidir insan. Ta ki, iyilik tıpkı lodos rüzgarları gibi dalga, dalga yayılabilsin. Bunu güncellerimiz arasında en öncelikliler arasına yerleştirebilmeliyiz. Zihinsel ve ruhi bir aydınlanmanın anahtarı elbette iyilik yapmaktır.

Yaptığımız her iyilik ve buna bağlı olarak iyiliğe maruz kalanın insancıl refleksi karşısında tadacağımız haz, bizi iyilik yapmaya bağımlı hale getirecektir ve emin olun, “Bağımlılıklar içerisinde en faydalısı işte bu olacaktır”

Herkesin konuştuğu ve birilerinden ön bekledikleri bir çağda, iyiliğe öncü olabilmek çok ta zor bir şey olmasa gerek! Çok paranız olmak zorunda değil, ya da bir servete ihtiyacınız yok ki! Cebinizdeki paranızın tümünü harcamanıza da! Sadece paylaşabilmeyi sevmek yeterli olacaktır! Bu sadece maddi bir şey de olmayabilir. Sevginizi, merhametinizi, bazen tebessümünüzü paylaşmak ta kocaman bir iyiliğe dönüşüverir hüzünlü kalplerde…

Dünyayı değiştirmek mi istiyorsunuz? Savaşlar bitsin, kan ve gözyaşı dinsin! Bunu mu istiyorsunuz? O halde iyilik yapmalısınız! Gücünüzün yettiği kadar iyilik!... Toplumların zihinsel bir dönüşüme ve ruhsal bir aydınlanmaya ihtiyacı var. Her şeyin materyal değerlerle menkulleştiği bir zaman da maneviyatın “İçselleştirilmesi” elbette sözlerle değil, bizzat uygulamalarla neş’ü nema bulacaktır.

Dünyayı kurtarmak isteyen herkes, hergün birkaç iyilik yapsın! Aslında dünyanı değişmeye ihtiyacı yok! Değişmesi gereken insanlar ve insanlığın zihinleridir…