Adaletin olmadığı bir Dünya’da hiç kimsenin yarına dair bir yaşam yakının olmadığına inanıyorum.

Bu sadece bireyler için değil, toplumlar ve ülkeler için de geçerlidir.

Adalet yoksa gelecek yok, mutluluk yok, huzur yok, güven yok!

Bunların olduğu tek dönem hiç şüphesiz Asri Saadet dönemiydi!

Yani Adaletin tesis edildiği dönemdi.

İslam tarihinde Asri-Saadet ‘in mutluluk ve bereket asrı olmasının en büyük sebebi de buydu sanırım!

Sonraki devirde Ömer Bin Abdülaziz ve Osmanlı’nın bir bölümü de buna dahil!

Ondan sonrası hepimizce malum!

Yani yok hükmünde!

Adaletin yeryüzündeki hâkimiyeti kaybolduktan sonra insanoğlu sağa sola savrulup durdu!

Hem bireysel hem de toplumsal olarak!

Herkes birbirini kırdı, güçlü olan güçsüzü vurdu!

Bunun en büyük nedeni ise İslam dininin hâkimiyetinin kaybolması ve yerine beşeri ve batıl olan yasaların alması oldu.

Dahası batı kendine bir yararı olmayan bu kokuşmuş sistemleri tüm Dünya’nın başına geçirdi!

Son yüzyılda ise Osmanlı’nın yıkılmasıyla İslam coğrafyası da bu rezil sisteme dahil edildi.

Adaletin tesisi için ayaklanan alimler kalabalıkların ortasında idam edildi!

Buna Türkiye’de dâhil!

Bunun gelinen noktada bu adaletin tekrar hayata hakim olması için büyük bedeleler gerekiyor.

Hatta İslam âlemi nice bedeller ödediği halde bir türlü bu adaleti sağlamaya muvaffak olamıyor!

Çünkü kaybedilen değer çok büyük!

“Adalet kâinatın ruhudur” diyen Ömer Hayyam’ın tabiriyle o ruh kayboldu!

Ortada ise ruhsuz bir ceset yığını söz konusu…

Bugün gelinen noktada İslam alemi kendi coğrafyasındaki adaletten önce güvenliği sağlamakla meşgul!

Elbette burada haklılık payı yok değil!

Ancak adaleti sağlamadan güvenliği sağlamak da söz konusu değil!

Adaletin zıddı olan her şey ise zulümdür!

Eğer bugün kendi içimizde yapmamamız gerekenleri yapıyorsak, söylememiz gerekenlere susuyorsak, susmamız gerektiği konularda konuşuyorsak kendi elimizle zulmün devam etmesini sağlıyoruz!

Adaleti yeryüzüne getirmeye çalışanların önce bu zulümden uzak durmaları gerekiyor!

Her alanda ve her yerde!

Aksi halde tüm bu çabalar  “habitat amaluhum” olur.

Ve adaletsiz bir dünya dönmeye devam eder!

Zülüm üstüne!