Biz Suriye, Irak, Afganistan ve Filistin derken dün yüreğimiz bu kez Mısır'da yandı.
Hemde mübarek Cuma gününde vede Cami'de!
Bu ne acı yarab!
Yaşanan o vahşi patlama ile beraber tam 235 masum insan oracıkta can verdi.
Ve bir o kadar da yaralı!
Sanırım efendimiz Muhammed aleyhisselam'ın bundan 1400 sene önce buyurduğu, "İnsanlar öyle günler görecek ki, katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek..." dediği o günlerdeyiz!
Kiyametin yaklaştığı o günlerde yani!
Başsız kalan ümmet tek kelime ile perişan bir halde!
Dahası bu durumun nasıl ve ne şekilde düzeleceğini bilen de yok.
Alimler, aydınlar, yazarlar, kanaat önderleri, düşünürler...
Tabiri caizse herkes körebe oyunu oynuyor.
Sahi nasıl oldu da bu hal geldik.
Sanırım buna verilecek bir tek cevap var.
Bizi biz yapan o Kitabı bıraktık.
Hal böyle olunca da herşey birbirine girdi.
Kitabı bırakınca beraberinde hikmet ve fersati de kaybettik.
İsrailoğullarının TİH çölünde 40 yıl şaşkın kaldıkları gibi!
Evet, evet koybolduk!
Hakikatten yüz çevirince batıla daldık!
Ve batılla başbala kaldık.
Şimdi bu karanlıktan bir çıkış yolu arıyoruz.
Bazen siyasi, bazen stratejik hamleler geliştiriyoruz.
Ama nafile!
Kendimizi ve yolumuzu bulmamız bir tek yolu var.
Yeniden o kitaba dönmek!
Çıkış yolumuz orda!