Çoğu zaman kendime sorup durduğum bir sorudur bu!

“Sen kimsin?” diye.

Acizane fikrim, sizde zaman zaman sorun bu soruyu kendinize.

Sorun ve kulak verin içinizden gelen o fısıltıya!

Ve söyleyin kendinize “Sen alemlere rahmet değilsin” diye.

Nerden çıktı demeyin sakın!

İnsan olmamız münasebetiyle “Ben olmasam” ile biten tüm sözlerin arkasında böyle bir hadsizlik yatar.

Bilesiniz ki siz olmadan da Valilikte, Belediye’de, İl Müdürlüğünde, Dernek’te, Vakıfta, gazetede, fabrikada, dükkâna yürür o işler.

Siz olmadan da döner bu dünya.

Hem de öyle bir döner ki sormayın gitsin.

İspatı da, sizden önce de işlerin yürüyor ve dünyanın dönüyor oluşudur.

Hatta siz olmasanız daha iyi yürür ihtimali de yüksektir tüm işlerin.

Hani “Her yaptığım mükemmeldir” diye düşünüyorsun ya!

Öyle olmadığını nefsinizden başka herkes çok iyi biliyor bilesiniz.

Hele hele  ''özel'' falan hiç mi hiç değilsin.

Çok normal ve gayet sıradan birisiniz.

Yan İnsanınız!

Eksiğiniz artınızdan çok mu çok fazla.

İnanın o içinizden geçirdiğiniz "Ben olmasaydım” ile başlayan tüm cümleler şeytanın üflemeleridir.

Ve hiçbir şey sizinle kaim değildir.

Kendinizi vazgeçilmez falan da zannetmeyin sakın.

Zira mezarlıklar o vazgeçilmezlerle doludur.

İnanmıyorsanız gidip yerinde bir bakın isterseniz.

Sonra da gelip kurulun o koltuğa ve söyleyin “Ben olmasan” ile başlayan o şeytani cümlenize.

Varsa yüzünüz ve yüreğiniz!