2017 – ÖSYS Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler  

Lise ve Meslek Lisesi Toplam

Tercih Yapma Hakkı Olanlar  1.846.880

Tercih Yapanlar  994.766 

YÖK başkanı yaptığı açıklamalarda ,üniversite yerleştirmelerinde 214000 kontenjanın boş kaldığını,  sayının 300 bine çıkacağını  söylüyor. “Gelecekte istihdam sorunu yaşanacak bölümleri tercih etmiyorlar,  öğrencilerimiz artık mantıklı düşünüyor” diyor. Ancak YÖK başkanı şunları sorgulamıyor. Bu kadar üniversite ve bölüm var ama bu çocukları yerleşmek istemiyor. Neden?. Öğrenciler gelecekte yaşayacağı istihdam sorunları ile ilgili tercih yapmada, mantığını kullanıyorsa, neden sayın YÖK başkanı ve yetkililer gelecekte sorun yaşanacak, külfetten başka bir getirisi olmayan bu bölümleri hala   açık tutuyorlar. Demek ki açılan bölümler öğrencinin ihtiyacını karşılamıyor. O zaman bu bölümler ülke için bir israftır. Öğrenci önünü görmediği bölümleri artık tercih etmiyor. Tabela bölümcülüğü yapmaya gerek yok. . YÖK bu aşamadan sonra kontenjanını doldurmayan bölümleri kapatmalı. YÖK başkanı “boş kalan bu kontenjanları tanıtım ve teşviklerle dolduracağız, Milli servet heba olmasın” diyor. Özeleştiri olarak güzel ama çözüm köklü olmalı. Mesela Ege Üni. Deri Müh. 15 kontenjandan 4’ünü doldurabilmiş. Çanakkale 18 Mart Üni. Jeoloji ve Maden mühendislikleri 10’ar kontenjandan sadece 3’ünü doldurabilmiş. Bakın Ardahan Üni. Arkeoloji bölümüne, 50 kontenjandan sadece 17’sini doldurabilmiş. Dahası var, Dicle Üni. Fizik Öğrt. 20 kontenjandan sadece 1’i  dolmuş.(Sadık Gültekin)  . Bu bölümlerdeki akademisyen hocalar boşa düşüyorlar, böylelikle de  verimsiz ve bilimsel çalışmalardan uzak boşa   zaman geçirmiş oluyorlar. Yani 300000 ‘ne yakın boş kontenjanla ,üniversiteye yerleşme imkanı olup da yerleşmeyen  gençlerin ,üniversite mezunu olmanın bir anlamının olamayacağını anlamış olmaları, bize geleceğe dönük sadece ülke içinde iş yapma imkanını artık aşmamızı, uluslararası boyutta iş yapılabilecek bölümlerin açılması gerektiğini anlatıyor. Düşünün bir önceki yıla oranla boş kalan öğrenci kontenjanları beş katı civarında . Yetkililer,   ciddi bir raporlaştırma çalışması yapmalılar.  Hatta bu  tez yazmak isteyenler için  hazır bir konu.   Bu konuda çalışma yapabilirler. ÖSYM Başkanı’nın yaptığı açıklama daha da vahim. “1490 öğrencinin puanı yanlış hesaplanmış, tekrar düzelttik” diyor. Peki sizin 1490 açıkta kalan öğrenci için pardon demeniz bu öğrencileri rahatlatacak mı? Önce 1490 öğrenciyi yerleştiniz diye sevince boğacaksınız ,sonra hata olmuş yerleşemediniz diye umudunu toprağa gömmüş gençleri üzmenizi nasıl izah  edeceksiniz. Gerçekten insanların geleceği ile oynamak bu  kadar basit ve kolay olmamalı, böyle rahat davranılmamalı.

Burada ÖSYM nin kendi verilerine  göre yerleştirme sonuçlarına bakıldığında, tablonun pek iç açıcı olmadığını göreceğiz.. FEN LİSELERİNDE SINAVA GİREN ADAY SAYISI 22.000 YERLEŞEN  ADAY SYISI 12.000, ANADOLU LİSESİ SINAVA GİREN ADAY SAYISI 390.000 YERLEŞEN ADAY SAYISI 138.000,  İMAM HATİP LİSELERİ SINAVA GİREN ADAY SAYISI 222.925  YERLEŞEN ADAY SAYISI 40.000 MESLEK LİSELERİ SINAVA GİREN ADAY SAYISI 893.892 YERLEŞEN ADAY SAYISI 46.645. Görüldüğü gibi sadece fen liselerinde oran % 50 diğer liseler hep %  50 nin altında. Meslek Liseleri ve İmam Hatip Liseleri’nde oran oldukça düşük. Gözde okullardan olan  Fen Liseleri’ndeki  eğitimin de yeniden gözden geçirilmesi gerekmekte.

Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği tercih danışma bürolarının sistem olarak iyi olduğu ama yerleştirme konusunda profesyonelce davranmadığı görülüyor. Önümüzdeki dönemde bakanlık tercih danışma bürolarının denetimini iyi yapmalı, danışma  bürolarında görev alan rehber öğretmenleri  tercih yapma zamanından önce, seminer ve kurslara alarak doğru tercih ve yerleştirme yapmalarına katkı sunmalı. Diğer bir husus, meslek liselerinin dikey geçiş hakkı varken onların bile yerleştirme için tercih yapmamaları ilginç. Burada MEB, Meslek lisesi öğrencilerinin  üniversitelere yerleştirilmelerinden ziyade,  çalışacakları yerlerde belli maaş üzerinden istihdam edilmelerine yönelik çalışmalar yapmalıdır. O zaman hem sayısal olarak üniversite sınavlarına giren öğrenci sayısı  düşmüş olacak hem de yerleştirmede nitelik artacaktır. . Bunun için de meslek liselerinin alt yapısını ortaokuldan başlatmalı yani mesleki orta okul olarak yeni bir okul türü oluşturulmalıdır.