Japon bilim insanları, duvarların ve engellerin etrafından dolaşabilen dünyanın ilk 'düşünen' robotunu üretti.
Evet evet, haber tam olarak böyle!
Yani robot çağına girmiş bulunuyoruz.
Daha doğrusu insan çağından robot çağına girmiş durumdayız.
Yapay zeka alanında yaşanan gelişmeler robotların insanın yerini alacağı konuşuluyor.
Hatta transhümanizm hareketi ile birlikte geleceğin, robot-insan karışımı olan "cyborg"larda olduğu falan düşünülüyor.
Öyle ki bu alandaki uzmanları robotlar ve botların bugün çok daha yetenekli olduğunu ve birçok iş kolunu dönüştürmeye hazırlandığını söylüyor.
Robotlarla ilgili durumun ne olduğunu tam olarak bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki, insanı robotlaştırmak için ciddi bir kat ediyorlar.
Robot çağı adı altında insanı da robotlaştırmaya çalışıyorlar, insanı kendi öz benliğinden koparmaya, özünü kaybettirmek istiyorlar.
Bence bu projeye daha çok çalışıyorlar.
Yani robotları insanlaştırmak yerine, insanı robotlaştırmak için ciddi bir çaba sarfediyorlar. Hal böyle olunca da robotlaşan insan sayısını giderek çoğalıyor.
Hem zaten iyi ile kötü, hak ile batılı ayırt edip özgür iradesini kaybeden bir insan robot değil de nedir!?
Kabini ve gönlünü yitirmiş bir insan robot değil de nedir?
Robotların yapay zeka ile insanlaşmasından ziyade insanın giydirilmiş teknolojiyle robotlaşması tekniğin kestirme yoludur.
Sanırım bunu da başarıyorlar. İnanmıyorsanız şöyle bir sokağa çıkın da eşref-ı mahlûkat denen insanın ne halde olduğuna bir bakın!
Birbiriyle selam ve kelamı kesmiş insanın ne ile meşgul olduğunu bir görün!
Elindeki robotlarla nasıl sarmaş dolaş olduklarını bir seyredin! Göreceksiniz evde, işte, yolda, insanın insanı çoktan unuttuğunu.
Kısacası, insan için robotların yükselişi kadar tehlikeli bir durum da insanın robotlaşması/mekanikleşmesidir.
Dahası insanların robotlaştırılması, robotların insanlaştırılmasından daha hızlı devam ediyor.
Bilin istedim.