2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı 09.06.2017 Cuma günü karnelerin verilmesi ile sona erdi. Yaklaşık 18 milyon öğrenci üç aylık bir tatille baş başa kalacak. Öğrenciler; okul dönemini kendileri açısından biraz sıkıcı gördüklerinden dolayı ,yaz tatili onlara özgürlüğe kaçış gibi gelecek. Okul döneminde yapamadığı disiplinsizlik planlarıyla girecek tatile. Çocuklara bırakılmış tatil planını okul yönetimleri, okul rehberlik servisleri ve sınıf öğretmenleri, öğrencilerin yaz tatilinde yapacakları etkinlik çalışmaları ile öğrencilere bir etkinlik planlaması yapabilirlerdi. Her çocuğa yaz tatili boyunca haftalık çalışma planını hazırlayabilirlerdi. Bu planı da karneyle beraber çocuğa ya da ailesine uygulamaları için teslim edebilirlerdi. Ama görünen o ki okullarda ne böyle bir çalışma var ne de böyle bir plan.
Burada en büyük görev yine anne ve babalara düşmektedir. Anne ve babalar çocuklardaki bu serbest ve özgür kalma durumunu mutlaka kontrol etmeli. Çocukların yaz tatilinde tamamen serbest kalması çocuklarda boşluk oluşturacaktır. Bu durum da kötü alışkanlıklara sebebiyet verebilir. Çocukların okul hayatındaki cam fanuslarından çıkarak, dışarıdaki gerçekliklerle yüzleşmesi ve çocuğun kendisini tanıması gerekebilir. Çocuk okuldaki konumunun dışında , dışarıda da kendisini konumlandırmalıdır. Aileler mümkünse eğitim öğretim döneminde çalışma şartlarından dolayı fazla birlikte olamadıkları çocuklarının gereksinimleriyle ilgilenmeli ve birlikte vakit geçirmelidir. Kalabalıklar içinde duygusal olarak yalnız kalmış çocukların sosyal iletişimlerine katkı sunmak için eğitim öğretim döneminde derslerden dolayı ihmal ettikleri dede, nine ve akrabalık ilişkilerindeki bağın kopmaması için kısa süreli de olsa akraba ziyaretleri sağlanmalı. Anne babasının doğduğu ve büyüdüğü yeri bilmesi mekanla özdeşleşmesini sağlayacaktır.Çocuğun kendi amentüsünü gerçekleştirmesine kontrollü iletişim ve denetimle izin verilmeli.
En başta çocuğa kitap okuma etkinliği ile başlanmalı, Çocuğun oyun oynaması desteklenmeli ama kesinlikle bilgisayar, tablet ve telefon oyunları değil. Bu oyunlar; okul süresi boyunca okul ev arasında kalan öğrencilerin hareketsizliğini, özellikle sokakta, bahçede, doğayla ve toprakla temas ederek gidermesine yardımcı olmalı. Sportif faaliyetlere yönlendirilmeli özellikle de yüzmeye. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın öğrenciler için açtıkları yaz kamplarına çocukları yönlendirmeli. Bunun yanında yeteneklerine uygun müzik, resim gibi becerilerini geliştirici etkinliklere yönlendirilmeli. Çocuğa “derslerde nerde kalmıştık” diye, bir üst sınıfın derslerine hazırlanması için baskı yapmadan, etkinliklerle çocuğu dinlendirerek, derslerle de bağını hafif bir şekilde devam ettirmeli. Yine çocukların manevi yönden kendilerine katkı sunacak Kur’an öğrenmeleri için özellikle camilerde açılan Kur’an Kurslarına katılmaları teşvik edilmeli..
Kısaca bu üç aylık zaman uzun gibi gözükse de kısa bir sermayedir. Bu önemli zamanı boş boş öldürmektense ,çocuklarımızı diriltecek ve diri tutacak çalışmalara yönlendirmeliyiz. Bu da biraz ilgi ve emekle mümkün olacaktır. Şimdiden bütün öğrencilerimize ve öğretmenlerimize bol motivasyonlu tatiller diliyorum. Acizane; öğrencilerin bu tatilde okumalarını istediğim birkaç kitabı buradan paylaşmak istiyorum.
10-18 YAŞ ARASI ÇOCUKLARIN OKUYACAĞI KİTAPLAR
Kur’an Kıssaları
Hazreti Peygamber Senai Demirci
Şeker Portakalı Jose Mauro de vasconcelos
Yaşlı adam ve deniz Ernest Hemingway
Kaplumbağa Gölgesi Güzide Ertürk
Kırımlı Murat Destanı Ahmet Yılmaz Boyunağa
Sol Ayağım Christy Brown
Şeyh Şamil Ebubekir Subaşı
Bir Yol Meseli Mazlum Dirican
Mavi Kuş Mustafa Kutlu
Kapıları Açmak Mustafa Kutlu
Uzun Hikaye Mustafa Kutlu
Vanilya Kokulu Mektuplar Sevim Ak
Yankılı Kayalar Ahmet Yılmaz Boyunağa
Bir Küçük Osmancık Hasan Nail Canat
Türklerin tarihi İlber Ortaylı
Küçük Avukat John Grisham
Sınıftan Yükselen Sesler Rob Buyea
Beni Bulduğun Zaman Rebecca stead
Çavdar Tarlasında Çocuklar J.D.Solinger
6.Yıl Tam Pansiyon Tolga Gümüşay