Sizi bilmem ama ben Suriye'de her geçen gün işin biraz daha zorlaştığına inananlardanım.,
Birincisi direnişçiler için!
Esed'e destek veren Rusya ve İran şu anda İdlib'te sıkışan onlarca direniş grubunu bitirmek için farklı hamle ve oyunlar yapıyor.
Barış görüşmeleri diyor, Astana diyor, çatışmasızlık bölgesi diyor.
Oyaladıkça oyalıyor Rusya ve İran direnişçileri.
Gruplar ise bu oyunları bozmak yerine kendi kendileriyle uğraşıyor.
Zaman uzadıkça fitne baş gösteriyor.
Ve alan daralıyor.
Esed ise boş durmadan hem ilerliyor hem onları içerden dağıtmak için çalışıyor.
İkincisi ise Türkiye için geçerli bir durum.
Öyle ki ABD Türkiye sınırında PYD/YPG terör örgütüne silah yardımı ve alan genişletmeye devam ediyor.
Zaman uzadıkça, bölgede kendi çıkarları için bulunan ABD, İran ve Rusya'nın eli daha da güçleniyor.
Sadece onların değil, Esed ve PYD terör örgütünün de...
Ne yazık ki Türkiye bu durumu şimdilik sayretmekle yetiniyor.
Oysa gün geçtikçe Türkiye'nin sınır boyunda varolan sorun daha da zorlaşıyor.
Tıpkı bundan üç yıl önce Türkiye Suriye'ye girmeli dediğimiz ama girmediği için bugün işin bu boyuta gelmesi gibi.
Türkiye olarak korkarım yarın neden erken davranmadık diye çok pişman olacağız.
Evet, Fırat Kalkanı operasyonu geç kalınmasına rağmen büyük ve önemli bir hamleydi.
Ancak aynı hamlenin şu anda Azez ve Afrin tarafında da atılması şarttır.
Çünkü ABD şu anda açık bir şekilde PYD'ye silah yığıyor.
Hemde en güçlü silahları!
Oysa herkes biliyor ki orada DAEŞ falan artık yok!
DAEŞ sadece Rakka'da var, orada ki gücü de kırılmış ve neredeyse bitmiş durumda.
Ancak ABD'nin silah sevkiyatı hiç durmadan devam ediyor.
İşte Türkiye bu oyunu acilen bozmalıdır.
Hem de daha fazla geç kalmadan!