Hayat devam ediyor ve dünya her konudaki akıl ermez, izan yetmez gündemleriyle bizi meşgul etmeye devam ediyor. Hele Türkiye olarak bizim gündemimiz hiç bitmiyor.
Havalar ve iklim, politika ve partiler, ekonomi ve altın, savaş ve petrol gibi bir çırpıda sayabileceğimiz ama her biri başlı başına devasa gündemlerle günlerimiz geçiyor. Bizim gibi ömrü yarım asrı devirenlerin bildiği bir gerçek olarak, bu hep böyleydi ve böyle olmaya da devam edecek.
Bütün bunların üstünde, bütün planların ötesinde, bütün hesaplardan değerli, bütün gündemin en başında hiç şüphesiz Allah (cc)’in tayin ettiği bayram var. Bizim için sıkıntı ve üzüntülere rağmen asla vazgeçemeyeceğimiz ve göz ardı edemeyeceğimiz sevinç günleri geldi.
Elbette ne Ramazan Bayramı’nda şeker ve tatlılar için ne de Kurban Bayramı’nda et için sevinecek kadar küçük hesaplar yapacak değiliz. Bizi asıl sevindiren çok daha büyük şeyler olmalı ki ümmet olarak tüm dünyada bayram edelim.
Bunların başında, tüm hayatımızın ve inancımızın temeli olan Allah(cc) ile kuracağımız yakınlık ve bu sayede elde etmeyi umut ettiğimiz dünya ve ahiret saadetimiz geliyor.
Hatırlarsanız Ramazan ayında bütün meselemiz bayrama affedilmiş olarak ulaşmak idi. Aynı şekilde bu bayrama da affedilmiş kullar olarak ulaşmak şüphesiz asıl büyük sevincin ve bayramın sebebi olacaktır.
Bundan hayatımız boyunca emin olamayacak olsak da bu umut bizi ayakta tutmaya ve bir ömür Müslüman olarak yaşamaya, dahası son nefesimizi de bu akide üzere vermeye yeter inşallah.
Hem zaten değil midir ki, Allah (cc)’in rahmeti gazabını geçti ve Resulü diliyle bize şu mübarek günlerde o kadar çok günahkarın affedileceğini ve hatta bunu gören şeytanın bile affedilmeye umut edeceğini haber verdi.
Bu bizim için bayram etmeye, sevinmeye değecek herhalde en değerli haberdir.
Şimdi bize düşen, kurban kesenlerimizin samimiyetle ve yalnız Allah(cc) için kesmeleri, kesemeyenlerin de kurban ile elde edilecek yakınlık için Salih amel ve duaları her zamankinden daha fazla artırmalarıdır.
Bu kurbanlarla Allah(cc) ile yakınlık kurmak hedeflenirken doğal olarak O’nun kulları ile de bir ülfet kurulmalı ve bayram çevremizdeki herkesle paylaşılan bir sevince dönüşmelidir.
Bizi yakınlaştıran ikramlar değil gönülden paylaşılan ortak duygulardır. Bayramlarda ikramda bulunmak, büyük küçük herkesi sevindirmeye çalışmak elbette vazgeçilmez bir kuraldır. Kimini dünyalık küçük harçlıklarla, kimisini bir dilim tatlı ile, kimisini de bir parça et ikramı ile sevindirerek, yakınlarımızdaki akraba ve komşulardan başlayarak, tanıdık tanımadık herkesle ikramlar eşliğinde bayramlaşmak; bizi biz yapan, gönül bağlarımızı pekiştiren çok değerli nüans noktalarıdır.
Affedilme umudumuz kadar büyük bir sevinç günüdür bu bayram ve herkes yüzümüzde o pırıltıyı, o sevinci görmelidir. Biz de başkalarının yüzlerinde sevinçten aydınlıklar görmek için çevremize ikram ve iltifatta bulunarak bayram etmeliyiz.
Sevinin ey Müslümanlar bugün bayramdır, sonra yine üzülecek şeylere hep birlikte üzülürüz. Bugün Allah(cc) sevinin dediği için mutlu olalım ki yarınlarda da O bizi sevindirsin, mutlu etsin.
Bu duygu ve düşüncelerle bayramınızı tebrik eder, sevdiklerinizle huzur ve mutlu günler dilerim.